Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri gelen ile cümle

ileri gelen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Şeyhî, kaside ve mesnevide zamanının en ileri gelen şâiri idi.He was wiser than any Man in all things concerning herbs and beasts.
Çet, karısı, kızı ve ileri gelen yirmi yoldaşı tutuklandı.The cabeza, his wife and the eldest of his children are exempt from tributo.
Bu iki düşmanların ölümcül rahim ileri gelenFrom forth the fatal loins of these two foes
Ve de belgeyi ülkenin ileri gelen iki tüketici kredisi hukukçusuna kontrol ettirdim.I've had this checked by the two top consumer credit lawyers in the country.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.The elder and the honorable man is the head, and the prophet who teaches lies is the tail.
Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dediler ki: "Bu, çok bilgili bir büyücüdür!"The nobles of Pharaoh said: "He surely is a clever magician.
Fir'avn'e ve ileri gelen adamlarına. Onlar büyüklük tasladılar ve böbürlenen bir topluluk oldular.To Pharaoh and his nobles who behaved with arrogance, for they were a conceited lot,
Andolsun ki, biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelen adamlarına gönderdik.We sent Moses with Our signs to the Pharaoh and his nobles.
Firavun'un ileri gelen yetkilileri: “Anlaşıldı, bu usta bir sihirbaz!” dediler.The nobles of Pharaoh said: "He surely is a clever magician.
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir.The chiefs of his people, who did not believe, said: "He is only a man like you.
Bu ikisi, Firavun ve ileri gelen ekibine Rabbinden iki delildir.These are two proofs from your Lord for the Pharaoh and his nobles.
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz," dediler.And the disbelieving leaders of his people said, “If you obey Shuaib, you will indeed be in a loss.”
Firavun ve ileri gelen takımına... Ancak onlar büyüklendiler.unto Pharaoh and his Council; but they waxed proud, and they were a lofty people,
Musa'dan sonra, Beni İsrail'den ileri gelen kimseleri görmedin mi?Bethinkest thou not of the chiefs of the Children of Isra'il, after Musa?
Fir'avn'e ve ileri gelen adamlarına.To Pharaoh and his nobles, but they turned arrogant.
Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler.To Pharaoh and his nobles, but they turned arrogant.
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şuayb!The haughty elders of his people said: 'O Shu'ayb!
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şu'ayb!The haughty elders of his people said: 'O Shu'ayb!
Firavun ve ileri gelen takımına...to the Pharaoh and his nobles.
Onlardan sonra Mûsâ'yı âyetlerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen yetkililerine gönderdik.After them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs.
Ancak bölgenin ileri gelen siyasilerinden biri konunun abartıldığını düşünüyor.However, a prominent political figure from the region says the issue is being exaggerated.
İleri gelen bilim adamlarıNotable scientists
İleri gelen Hint bilim adamları listesiThis is a list of noted scientists frojm India.
İleri gelen bazı askerler, vezirler ve siyasilerOther notable viziers, governors and soldiers
Guérin 1930'lardan 1988'deki ölümüne kadar Fransız solunda ileri gelen bir figürdü.He was a leading figure in the French left from the 1930s until his death in 1988.
Ulaşım ve gelişim bakımından ileri gelen bir mahallesidir.Das gute Leben jenseits von Entwicklung und Wachstum.
Böylelikle modern çağın dramasının ileri gelen temsilcisi olur.Ein Beitrag zur Geschichte der modernen Dramatik.
Ingenious Birleşik Krallık'ın ileri gelen medya yatırım ve danışman gruplarından birisidir.Andrés es representante especial de Comercio e Inversión del Reino Unido.
Tom ileri gelen insandır.Том - продвинутый человек.
Bizans’ın ileri gelen kişileri burada oturmaktaymış.За нами идут «новые византийцы».
Bu düzen Kur'ân-ı Kerîm'de ileri gelen şeriat hükümlerinden kaynaklanmaktadır.Ordningen nedan avser den ordning som berättelserna skapats.
Esad Paşa 1863'te Tiran'ın ileri gelen toprak sahibi ailelerinden olan Toptani'ler ailesi üyesi olarak doğdu.Torsvi ägs sedan 1863 av familjemedlemmar i släkten Hermelin.
Karısı Fransa'nın ileri gelen ailelerinden biri idi.Noialles byla jednou z předních francouzských rodin.
Köyde İleri Gelen Kabile(aile) Mala Şair Ailesidir.Zalíbené (dříve též Zalíbený) je malá vesnice, část obce Studnice v okrese Chrudim.
Asfiksi, oksijen yetersizliğinden ileri gelen boğulmadır.A kezelés része az oxigén nyomásának minél hamarabbi megnövelése.
Kardeşi Dmitry Stasov (1828–1918), Rus Müzik Derneği'nin kurulmasında yer almış ileri gelen bir savcıydı.Hänen isänsä Dmitri Stasov (1828–1918) oli liberaali asianajaja, joka oli töissä senaatissa.
Köyde İleri Gelen Kabile(aile) Mala Şair Ailesidir.Padahal kehidupan warga jemaat di pedalaman Kalimantan Timur yang merupakan pelayanan KINGMI sangat miskin.
Bu düzen Kur'ân-ı Kerîm'de ileri gelen şeriat hükümlerinden kaynaklanmaktadır.この信仰は、まじないの手法のひとつである「撫物(なでもの)」に由来する。
Şehirde bulunan aklı başında ileri gelen adamlar şehri terk etmişlerdi bile.傳聞城中賢父母,走向城中崩厥首。
Bilginin nesnel olarak varolabildiği düşüncesinden ileri gelen kavramlaştırma.그가 말하는 지식이란 머리에서 생각만 하는 이론적인 지식은 아니다.
Şehirde bulunan aklı başında ileri gelen adamlar şehri terk etmişlerdi bile.Obyvatelia, ktorí stihli zavčasu ujsť z mesta, sa zachránili.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.그는 이동 다시 보스턴으로 1945 년에 그는 저명한 가족의 burglarize 갱 조직.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.Als er 1945 zurück nach Austin ging gründete er eine Gang um in die Häuser bedeutender Familien einzubrechen.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.عندما انتقل مرة أخرى لبوسطن عام 1945 نظم عصابة للسطو على منازل العوائل ذات النفوذ
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.( 9 : 14 ) Ðầu , tức_là trưởng_lão và kẻ tôn_trọng ; đuôi , tức_là người tiên_tri dạy sự nói_dối .
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.(9:14) Ðầu, tức là trưởng lão và kẻ tôn trọng; đuôi, tức là người tiên tri dạy sự nói dối.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.(9:14) (L`ancien et le magistrat, c`est la tête, Et le prophète qui enseigne le mensonge, c`est la queue.)
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.A fõ: a vén és a fõember, a fark pedig a próféta, a ki hazugságot szól.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Albowiem wodzowie ludu tego są zwodziciele, a którzy się im wodzić dadzą, zginęli.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.(Bătrînul şi dregătorul sînt capul, şi proorocul, care învaţă pe oameni minciuni, este coada.)
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.de äldste och högst uppsatte de äro huvudet, och profeterna, de falska vägvisarna, de äro svansen.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Den ældste og agtede er Hoved, Løgnprofeten er Hale.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Die alten und vornehmen Leute sind der Kopf; die Propheten aber, so falsch lehren, sind der Schwanz.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Eldste og aktet mann er hodet, og en profet som lærer løgn, er halen.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.El hombre anciano y respetado es la cabeza, y el profeta que enseña mentira es la cola
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Ja tämän kansan johtajat tulivat eksyttäjiksi, ja johdettavat joutuivat hämminkiin.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.머리는 곧 장로와 존귀한 자요 꼬리는 곧 거짓말을 가르치는 선지자라
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Le guide di questo popolo lo hanno fuorviato e i guidati si sono perduti
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.O ancião e o varão de respeito, esse é a cabeça; e o profeta que ensina mentiras, esse e a cauda.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.Starček in imenitnik je glava, prorok pa, ki uči krivo, je rep.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod