ile ile cümle
ile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary ile yalnız.Tom is alone with Mary.
Tom köpeği ile yalnız yaşadı.Tom lived alone with his dog.
Tom Mary'yi John ile yalnız bıraktı.Tom left Mary alone with John.
Tom Mary ile yemek odasında yalnız.Tom is alone in the dining room with Mary.
Tom'u Mary ile yalnız bırakmanın iyi olduğundan emin misin?Are you sure it's OK to leave Tom alone with Mary?
Tom Mary ile sonunda birlikte yalnız olduklarını fark etti.Tom noticed that he and Mary were finally alone together.
Tom Mary ile flört ediyor gibi görünüyor.It looks like Tom is flirting with Mary.
Tom bütün gece Mary ile flört ediyordu.Tom has been flirting with Mary all night.
Sen ilerleme kaydediyorsunYou're making progress.
Çok ilerisin.You're very forward.
Tom ile kontrol edin.Check with Tom.
Tom'la iletişime geçtim.I contacted Tom.
Tom başı ile selam veriyor.Tom is nodding.
Tom Mary ile evlendi.Tom married Mary.
Dün gece Mary ile telefonda konuşurken uyuyakaldım.Last night, I fell asleep while talking with Mary on the phone.
Nagoya kalesi ile ünlüdür.Nagoya is famous for its castle.
Katalunya'nın bağımsızlığı ile ilgili ne düşünüyorsun?What do you think about Catalunya's independence?
Katalunya'nın bağımsızlığı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?What do you think about Catalunya's independence?
Kızkardeşim Mary ile tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet my sister, Mary.
Onlar sevgi ile kucaklaştı.They embraced lovingly.
Onlar ilerlemeye devam ettiler.They kept moving.
İlerler misin?Can you move?
Oğlumla iletişim kurun.Contact my son.
Bu mesajı iletin.Deliver this message.
Onun hakları ile ilgili tanığa bilgi verdin mi?Did you advise the suspect of his rights?
O çok ileri gitti.He has gone too far.
Bu sefer çok ileriye gittiniz.This time, you've gone too far.
Dünya ile Ay arasındaki uzaklık ne kadardır?What is the distance from the Earth to the moon?
İlerlemeye devam edeceğim.I'll keep moving.
Hapishane ile karşı karşıyayım.I'm facing prison.
Şimdi ileri git.Now go forward.
Şimdi ilerle.Now move along.
Lütfen ilerleyin.Please move along.
Bu gerçek ilerleme.That's real progress.
O ileri geri yürümeye devam etti.He kept walking back and forth.
Ülkemiz her zaman sizinki ile dostça ilişkiler içinde oldu.Our country has always had friendly relations with yours.
Benim saatim günde on dakika ileri gider.My watch gains ten minutes a day.
O, parası ile kesinlikle cömertti.He's certainly generous with his money.
Yemeği tiksinti ile reddetti.He refused the food with disgust.
Elinde bir paket giysi ile dışarı çıktı.He went out with a bundle of clothes in his hand.
Ben ustabaşı ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the foreman.
Benim saatim beş dakika ileri.My watch is five minutes fast.
O bazı arkadaşları ile birlikte oraya geri dönüyor.She's back there with some friends.
Çatı metal levha ile kaplıdır.The roof is covered with sheet metal.
Çalışmamızda hiçbir ilerleme göstermiyoruz.We're not making any progress in our work.
Senin saatin ileri gidiyor.Your watch gains time.
İspanyol takvimde hafta pazartesi ile başlar.In the Spanish calendar, the week begins with Monday.
Tom'la iletişim sağlayabilir misin?Can you contact Tom?
Senin erkek kardeşin dün bizim öğretmenimizle ile çok zaman geçirdi.Your brother spent a lot of time with our teacher yesterday.
İleride, bir eve rastladık.Farther on, we came upon a house.
Tom'a iyi dileklerimi ilet.Give Tom my best.
Tom'a teşekkürlerimi ilet.Give Tom my thanks.
Tom ile geldim.I came with Tom.
Tom ile çalışırım.I work with Tom.
Tom ile gideceğim.I'll go with Tom.
Tom ile çalışacağım.I'll work with Tom.
Tom Mary ile birlikte mi?Is Tom with Mary?
Tom Mary ile partiye geldi.Tom arrived at the party with Mary.
Tom kız arkadaşı ile sarınıp yattığını ama henüz öpüşmediklerini söylüyor.Tom says he's snuggled with his girlfriend, but they haven't yet kissed.
Bu çeviriyi orijinali ile kontrol edin.Check this translation with the original.