ile ile cümle
ile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
X ile işaretli sorulara yanıt vermeyin.Don't respond to questions marked with an X.
Bana şemsiye ile vurmayın!Don't hit me with the umbrella!
Tom ile hiç kimse buluşmazdı.No one would meet with Tom.
Arabam güvercin pisliği ile kaplı.My car is covered with pigeon poop.
Şimdi çok ileri gidiyorsun.Now you're going too far.
Merhaba çocuklar, ben Tom'um ve Mary ile beraber buradayım.Hello guys, I'm Tom and I'm here with Mary.
Tom'un soygun ile ilgisi yoktu.Tom had nothing to do with the robbery.
Ekonomi yavaş yavaş ilerledi.The economy progressed slowly.
O ileri öğrencilere İngilizce öğretiyor.She teaches English to advanced students.
Tom'un Mary ile tartıştığını gördüm.I saw Tom having an argument with Mary.
Tom Mary ile konuşmak istiyordu.Tom wanted to talk with Mary.
Tom ile konuş.Talk to Tom.
Erkeklerden hiç biri Mary ile ilgilenmedi.None of the boys paid any attention to Mary.
Tom Mary ile Boston'da geçirdiği zamandan zevk aldı.Tom enjoyed the time he spent in Boston with Mary.
Hatta Tom onu daha ileri aldı.Tom took it even further.
Amerikan dolarlarını rupnu ile değiştirmek istiyorum.I would like to exchange American dollars for rupnu.
Budizm ile ilgileniyor musun?Are you interested in Buddhism?
O direkt gözyaşları ile cevap verdi.She answered through tears.
Son zamanlarda ekiple iletişim kayboldu.The communication recently has been lost with the team.
Kızım iletişim kuran ve meraklı bir kızdır.My daughter is a communicative and inquisitive girl.
Suwon ile Incheon arasında hiç durak yok.There is no stop between Suwon and Incheon.
İngilizcende epey ilerleme var.Your English has improved considerably.
Bira büyük bira bardağı ile satılır.Beer is sold by the pint.
Hiç araç ile çiğnendin mi?Have you ever been run over?
Ülke yanlış yolda ilerliyor.The country is headed on the wrong track.
Ülke doğru yönde ilerliyor.The country is heading in the right direction.
Bu defa çok ileri gittin.This time you went too far.
Sen sadece kendini bir fantezi ile teselli ediyorsun!You're just comforting yourself with a fantasy!
Marilla'nın, akciğerleri ile ilgili sorunları vardı.Marilla had problems with her lungs.
Soğuk savaş, SSCB'nin çöküşü ile birlikte sona erdi.The cold war ended along with the fall of the USSR.
Biz çok ileri gittik.We've gone too far.
Snoopy ile karşılaştırıldığında, Charlie Brown Japonya'da hiç iyi bilinmemektedir.Compared to Snoopy, Charlie Brown is not well known at all in Japan.
O, Peter ile birlikte.She is with Peter.
O bu kuzu ile oynamaktan hoşlanır.She likes to play with this lamb.
O ileri düzey bir Esperanto dersi alıyor.He is taking an advanced course in Esperanto.
Mary bebek evi ile oynuyor.Mary is playing with her doll house.
Onun kıyafeti mavi ile beyaz benekli.Her dress is blue with white spots.
Tom erkek kardeşi ile kavga etti.Tom got into a fight with his brother.
Bu tekne üstün kaliteli alüminyum ve yüksek güçlü demir ile yapılır.This boat is made with high grade aluminum and high strength iron.
Bebekler, anne ve babalarıyla nasıl iletişim kurarlar?How do babies communicate with their parents?
İleriye bakmaya çalış.Try to look ahead.
Yatırımcılar, gerçek değer yaratma ile hüsnükuruntuyu ayırt etmeliler.Investors must distinguish between genuine value creation and wishful thinking.
Tom Mary ile tartışıyor.Tom is arguing with Mary.
Tom Ken ile alay ediyor.Tom is mocking Ken.
Fotoğrafçılık ışık ile yazı yazmaktır.Photography is writing with light.
Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım.I rub with pumice, in order to smooth the back of my feet.
Bu Mary ile ilk randevum.It's my first date with Mary.
Şimdiye kadar ilk kez Mary ile tanıştım.This is the first time I've ever met Mary.
Şimdiye kadar ilk kez Mary ile dans ettim.This is the first time I've ever danced with Mary.
Şimdiye kadar ilk kez bebeğimi anne sütü ile besledim.This is the first time I've ever breast-fed my baby.
Şimdiye kadar ilk kez Marika ile Fince konuştum.This is the first time I've ever talked to Marika in Finnish.
Bu, Marika ile ilk defa göz göze gelmemiz.This is the first time I've looked Marika in the eye.
Ben Taninna ile tartışamam. O benim amcamın karısı.I cannot argue with Taninna. She's my uncle's wife.
Onun kedisi ile ilgilendim.I took care of her cat.
Her şey bir şey ile aynıdır.Everything is identical to something.
Belediye başkanı ile tokalaşamam. Geçen hafta onunla tartıştım.I cannot shake hands with the mayor. I had an argument with him last week.
Tom bir muamma ile karşı karşıya.Tom faces a conundrum.
Jimmy kilidi levye ile açtı.Jimmy jimmied the lock.
Tuş ile oynama.Do not play with the key.
Bu ürün güvenlik için en yüksek kaygı ile tasarlanmıştır.This product has been designed with the highest concern for safety.