Onların iletişimi düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir.Their communication may be much more complex than we thought.
Bayan Brown ile konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Bu çılgın fikri nasıl ileri sürdün.How did you come up with this crazy idea?
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.Half a million children still face malnutrition in Niger.
Dünyayı değiştiren bilgi değil iletişimdir.What changes the world is communication, not information.
İletişim olmadan ilerleme olamaz.There cannot be progress without communication.
Bu konu ile ilgili düşüncelerini duymaya can atıyorum.I look forward to hearing your thoughts on this matter.
Kredi kartı ile ödeyebilir miyim?Can I pay by credit card?
Üzgünüz, iletişim kurmaya çalıştığınız kişi mevcut değil.We are sorry, the person you are trying to contact is not available.
Benimki ile aynı rakete sahipsin.You have the same racket as I have.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Kış boyunca iki battaniye ile uyurum.During winter I sleep with two blankets.
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.You can't feel at ease with a headache.
Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?How did you come up with such a good excuse?
Onu ne ile açtın?What did you open it with?
Lütfen babanıza selamlarımı iletin.Please give my regards to your father.
Cevabını onunki ile karşılaştır.Check your answer with his.
Cevaplarını öğretmeninki ile karşılaştır.Compare your answers with the teacher's.
Cevabını Tom'unki ile karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Sizin ilkeleriniz eylemleriniz ile tutarlı değil.Your principles are not consistent with your actions.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Senin düşüncelerin zamanın ilerisinde.Your ideas are ahead of the times.
Kravatın takım elbisen ile uymuş.Your tie blends well with your suit.
Senin sandalyen benimki ile tamamen aynı.Your chair is identical to mine.
Havaalanına taksi ile gittik.I went to the airport by taxi.
O, havaalanına vardıktan sonra karısı ile bir telefon görüşmesi yaptı.Upon arriving at the airport, he made a phonecall to his wife.
Hava fotokimyasal sis ile enfekte edildi.The air was infected with photochemical smog.
Gökyüzü,deniz ile karışmış gibi göründü.The sky seemed to blend with the sea.
Modern tıbbın ilerlemesi uzun bir süreçti.The advancement of modern medicine was a long process.
Çok geçmeden, T.V. telefonla birbirimizle iletişim kurabileceğiz.Before long, we'll be able to communicate with each other by T.V. telephone.
Acil bir durumda, temsilcim ile temas kurun.In case of an emergency, get in touch with my agent.
Bizim için sürpriz oldu, Tom Mary ile bizim partiye geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Sürpriz oldu, Tom partimize Mary ile birlikte geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Bize sürpriz oldu, Tom Mary ile partimize geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.A teacher should never make fun of a pupil who makes a mistake.
Eğitim ilerlemenin temsilcisidir.Education is the agent of progress.
Kyoto eski tapınakları ile ünlüdür.Kyoto is famous for its old temples.
Süt, su ile karıştırılmış.The milk was adulterated with water.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Acele ile yazıldığı için kitabın birçok hatası var.As it was written in haste, the book has many faults.
Ben acele ile eve gittim.I hurried home.
O acele ile basıldığı için, kitabın bir sürü baskı hataları var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Acele ile menzil alınmaz.Haste makes waste.
Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.The hill glows with autumnal colors.
Ziyaretçiler, sıcak el sıkışma ile karşılandılar.The visitors were greeted with warm handshakes.
Tartışma kavga ile sona erdi.The argument ended in a fight.
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.The chairperson has been associated with the organization for ten years.
Tüm kurallar şirket politikası ile uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Bir krizde öğretmenin ile temas kurmalısın.In a crisis, you must get in touch with your teacher.
O, basit İngilizce ile yazılmıştır.It is written in simple English.
Çevre kirliliği ile nasıl uğraşacağın ciddi bir konudur.How to deal with environmental pollution is a serious matter.
Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.The bureaucrats maintain solid ties with the gigantic corporations.
Öğrenciler İngilizcede iyi ilerleme yapıyorlar.The students are making good progress in English.
Öğrencilerin bazıları araba ile okula gelirler.Some of the students come to school by car.
Okula giderken Tom ile karşılaştım.I met Tom on my way to school.
Okul iki kilometre ilerde.The school is two kilometers ahead.
John okula giderkenMary ile karşılaştı.John met Mary on his way to school.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Her birinin ödemesi onun eseri ile orantılıydı.Each man's pay was in proportion to his work.
Bir yabancı ile arkadaş olmak ilginçtir.It is interesting to make friends with a foreigner.