Ana içeriğe geç
Sözlük

ilah ile cümle

ilah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.De drakk vin og priste sine guder av gull og sølv, av kobber, jern, tre og sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.He joivat viiniä ja ylistivät kultaisia ja hopeisia, vaskisia, rautaisia, puisia ja kivisiä jumalia.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Ils burent du vin, et ils louèrent les dieux d`or, d`argent, d`airain, de fer, de bois et de pierre.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler."무리가 술을 마시고는 그 금, 은, 동, 철, 목, 석으로 만든 신들을 찬양하니라"
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Medan de så drucko vin, prisade de sina gudar av guld och silver, av koppar, järn, trä och sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.mentre bevevano il vino, lodavano gli dei d'oro, d'argento, di bronzo, di ferro, di legno e di pietra
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.og medens de drak Vin, priste de deres Guder af Guld, Sølv, Kobber, Jern, Træ og Sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Pili so vino in hvalili bogove iz zlata in srebra, iz brona, železa, lesa in kamena.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Pili víno a chválili bohov, zlatých, strieborných, medených, železných, drevených a kamenných.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Pili víno, a chválili bohy zlaté a stříbrné, měděné, železné, dřevěné a kamenné.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Sambil minum mereka memuji-muji dewa-dewa yang terbuat dari emas, perak, tembaga, kayu dan batu
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Und da sie so soffen, lobten sie die goldenen, silbernen, ehernen, eisernen, hölzernen und steinernen Götter.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Vậy họ uống rượu và ngợi khen các thần bằng vàng, bằng bạc, bằng đồng, bằng sắt, bằng gỗ và bằng đá.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Vậy họ uống rượu và ngợi_khen các thần bằng vàng , bằng bạc , bằng đồng , bằng sắt , bằng gỗ và bằng đá .
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Пиеха вино, и хвалеха златните, сребърните, медните, железните, дървените и каменните богове.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Пили вино, и славили богов золотых и серебряных, медных, железных, деревянных и каменных.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.אשתיו חמרא ושבחו לאלהי דהבא וכספא נחשא פרזלא אעא ואבנא׃
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.كانوا يشربون الخمر ويسبحون آلهة الذهب والفضة والنحاس والحديد والخشب والحجر
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.他 們 飲 酒 、 讚 美 金 銀 銅 鐵 木 石 所 造 的 神
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.他 們飲酒 、 讚 美金 銀銅鐵 木石 所 造 的 神
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.A jeho zbraň složili v dome svojho boha a jeho hlavu pribili v dome Dágonovom.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Au pus armele lui Saul în casa dumnezeului lor, şi i-au atîrnat ţeasta capului în templul lui Dagon.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Az õ fegyvereit isteneik házába helyezék el, fejét pedig Dágon templomában akasztották fel.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Depositarono le sue armi nel tempio del loro dio; il teschio l'inchiodarono nel tempio di Dagon
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Después pusieron sus armas en el templo de sus dioses, y clavaron su cabeza en el templo de Dagón
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.In orožje njegovo razpoložé v hiši bogov svojih, njegovo lobanjo pa pribijejo v hiši Dagonovi.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.I położyli zbroję jego w domu boga swego, a głowę jego zawiesili w domu Dagonowym.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Ja he asettivat hänen aseensa jumalansa temppeliin, ja hänen pääkallonsa he kiinnittivät Daagonin temppeliin.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.사울의 갑옷을 그 신의 묘에 두고 그 머리를 다곤의 묘에 단지라
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Och de lade hans vapen i sitt gudahus, men hans huvudskål hängde de upp i Dagons tempel.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Og hans våben la de i sin guds hus, og hans hjerneskall hengte de op i Dagons hus.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Puseram as armas dele na casa de seus deuses, e pregaram-lhe a cabeça na casa de Dagom.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Složili také i odění jeho v chrámě boha svého, hlavu pak jeho přibili v chrámě Dágon.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.und legten seine Waffen ins Haus ihres Gottes, und seinen Schädel hefteten sie ans Haus Dagons.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.Våbnene lagde dei deres Guds Hus, men Hovedskallen hængte de op i Dagons Hus.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.И положили оружие его в капище богов своих, и голову его воткнулив доме Дагона.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.И положиха оръжията му в капището на боговете си, а главата му приковаха в Дагоновото капище.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.וישימו את כליו בית אלהיהם ואת גלגלתו תקעו בית דגון׃
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.ووضعوا سلاحه في بيت آلهتهم وسمّروا راسه في بيت داجون.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.又 將 掃 羅 的 軍 裝 放 在 他 們 神 的 廟 裡 、 將 他 的 首 級 釘 在 大 袞 廟 中
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.又 將掃羅 的 軍裝 放在 他 們神 的 廟裡 、 將 他 的 首級釘 在 大袞廟中
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Ale obrátil se Šalomoun k Astarot, bohyni Sidonské, a k Moloch, ohavnosti Ammonské.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Ale Šalamún išiel za Astartou, bohyňou Sidoncov, a za Molochom, ohavnosťou Ammoncov.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Ale udał się Salomon za Astarotą, boginią Sydoóską, i za Molochem, obrzydliwością Ammonitów.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Also wandelte Salomo Asthoreth, der Göttin derer von Sidon, nach und Milkom, dem Greuel der Ammoniter.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.In Salomon je hodil za Astoreto, boginjo Sidoncev, in za Milkomom, gnusobo Amoncev.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.이는 시돈 사람의 여신 아스다롯을 좇고 암몬 사람의 가증한 밀곰을 좇음이라
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Mert Salamon követi vala Astoretet, a Sídonbeliek istenét, és Milkómot, az Ammoniták útálatos bálványát.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Niin Salomo lähti seuraamaan Astartea, siidonilaisten jumalatarta, ja Milkomia, ammonilais-iljetystä.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Og Salomo fulgte Astarte, sidoniernes guddom, og Milkom, ammonittenes vederstyggelighet.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Porque Salomón siguió a Astarte, diosa de los sidonios, y a Moloc, ídolo detestable de los amonitas
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Så kom Salomo att följa efter Astarte, sidoniernas gudinna, och Milkom, ammoniternas styggelse.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Salomão seguiu a Astarete, deusa dos sidônios, e a Milcom, abominação dos amonitas.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Salomo holdt sig da til Astarte, Zidoniernes Gudinde, og til Milkom, Ammoniternes væmmelige Gud.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Salomo menyembah Asytoret, dewi bangsa Sidon, dan juga Molokh dewa yang memuakkan yang disembah bangsa Amon
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Salomon alla après Astarté, divinité des Sidoniens, et après Milcom, l`abomination des Ammonites.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Salomone seguì Astàrte, dea di quelli di Sidòne, e Milcom, obbrobrio degli Ammoniti
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Salomo vereerde Astarte, de godin van de Sidoniërs, en Milkom, de gruwelijke god van de Ammonieten.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Solomon s'a dus după Astartea, zeiţa Sidonienilor, şi după Milcom, urîciunea Amoniţilor.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Защото Соломон отиде след Астарта, богинята на сидонците, и след Мелхома*, мерзостта на амонците.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ilah ile cümle - Sayfa 50 - ilah kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App