Anafilaksiden kaynaklanan ölümler genellikle ilaç tedavisinden kaynaklanmaktadır.Lijekovi su najčešći uzrok smrtnosti od anafilaksije.
Beslenme ve ilaç tedavisi.Využívaná ako krmivo a liečivo.
Anksiyete tedavisi en az bir yıllık ilaç tedavisi şeklinde seyreder.V antiagregačnej liečbe pacient pokračuje najmenej jeden rok po výkone.
Kistik ekinokokkoz, ilaç tedavisinin ardından deri yoluyla giderilebilir.Na koži lahko po zdravljenju ostanejo sledi.
Beslenme ve ilaç tedavisi.Vikiteka Vaistai ir gydymo naujienos.
Alveolar ekinokokkoz ise çoğunlukla ilaç tedavisi ve ardından cerrahi müdahale gerektirir.Alveolinio tipo liga dažniausiai gydoma chirurgine operacija, po kurios skiriami vaistai.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Standartinis vaistas šioje situacijoje yra trastuzumabas, skiriamas mažiausiai vienerius metus.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Andre havde måske givet hende medicin og bedt hende om at slappe af.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Aplausos) O que eu penso resume-se a isto:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Aplauze)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Applaus) Ik denk dat het hierop neerkomt:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Ich denke, es läuft darauf hinaus:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Inny lekarz mógł przepisać jej leki i kazać się uspokoić.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Joku toinen olisi määrännyt hänelle lääkityksen ja kehottanut rauhoittumaan.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.진정하라고 꾸짖기나 했겠죠. (박수)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Một ai khác đã có thể bắt cô ấy điều trị bệnh và bảo cô ấy nên giữ bình tĩnh.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Någonannan kanske hade givit henne medicin och sagt åt henne att lugna ner sig.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Nekdo drug bi ji morda dal zdravila in ji rekel, naj se pomiri.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Někdo jiný by jí býval předepsal prášky a řekl jí, aby se uklidnila.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Niekto iný by jej možno dal lieky a povedal jej, aby sa utíšila.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Orang lain mungkin akan memberikan dia pengobatan dan menyuruh dia untuk lebih tenang.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Otro quizás la habría medicado y le habría dicho que se calmara.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Quelqu'un d'autre l'aurait sans doute mis sous médicament en lui disant de se calmer.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Un altro le avrebbe somministrato qualche farmaco e detto di calmarsi. Ora, credo - (Applausi)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Valaki más gyógyszereket írt volna fel neki, és azt mondta volna neki, hogy nyugodjon le.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Κάποιος άλλος μπορεί να της έδινε φάρμακα και να της έλεγε να ηρεμήσει.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Аплодисменты)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Някой друг може би щеше да и предпише лекарства и да ѝ каже да се успокои.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Оплески) (Оплески)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.לדעתי... [מחיאות כפיים]
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.لكان وصف لها بعض الأدوية وأمرها بأن تهدأ.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.おとなしくするように言っていたかもしれません さて、私はこんなことを考えています
Genellikle ilaç tedavisinin ardından... ...2- 3 gün içerisinde yemeye başlıyorlar.Aceºtia de obicei încep sã mãnânce din nou dupã 2-3 zile, dupã ce li se administreazã medicamentaþia.
Genellikle ilaç tedavisinin ardından... ...2- 3 gün içerisinde yemeye başlıyorlar.Un simple traitement médical fait parfois de l'effet.
Genellikle ilaç tedavisinin ardından... ...2- 3 gün içerisinde yemeye başlıyorlar.Zazwyczaj zaczynają jeść z powrotem po 2, 3 dniach przyjmowania leków.
Genellikle ilaç tedavisinin ardından... ...2- 3 gün içerisinde yemeye başlıyorlar.Συνήθως αρχίζουν να τρώνε ξανά 2-3 μετά αφού δεχθούν φαρμακευτική αγωγή.
Sadece ilaç tedavisini sürdüren hastalarda aynı koruyucu etkileri görmediler.Ils n'ont pas vu d'avantages protecteurs similaires en suivant juste un traitement médicamenteux.
Sadece ilaç tedavisini sürdüren hastalarda aynı koruyucu etkileri görmediler.No vieron ningún beneficio en la medicación.
Sadece ilaç tedavisini sürdüren hastalarda aynı koruyucu etkileri görmediler.Sie konnten keine ähnliche Schutzwirkung durch reine Medikamenteneinnahme feststellen.
Sadece ilaç tedavisini sürdüren hastalarda aynı koruyucu etkileri görmediler.Они уже не видели никакого преимущества в том, чтобы просто принимать лекарства.
Sadece ilaç tedavisini sürdüren hastalarda aynı koruyucu etkileri görmediler.הם לא מצאו שום תועלת מגוננת דומה להמשך נטילת תרופות בלבד.
Sadece ilaç tedavisini sürdüren hastalarda aynı koruyucu etkileri görmediler.لم يجدوا الحماية التي تقدمها الرياضة عند استعمال الدواء.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Áttétei voltak a jobb fenekében, és nem tudott ülni, még begyógyszerezve sem.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Avea metastază în fesa dreaptă, şi nu putea sta aşezat nici cu medicație.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Aveva metastasi nella natica destra, e non era in grado di rimanere seduto, neanche con i farmaci.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Ele tinha metástases no glúteo direito, e não conseguia sentar-se, nem mesmo com medicação.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Hij had uitzaaiingen in zijn rechterbil, en kon niet zitten, zelfs niet met medicatie.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Il avait des métastases dans sa fesse droite, et il ne pouvait pas s'asseoir même avec des médicaments.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Imel je metastaze na desni strani, zaradi česar ni mogel sedeti niti ob uporabi zdravil.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.그는 그의 오른쪽 굵은 알에서 암전이가 진행되었고, 그는 약을 먹고서도 앉을 수 조차 없었습니다
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Mal metastázy v pravej polke, a nemohol sa posadiť ani za pomoci liekov.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Měl metastázi v pravé hýždi, nemohl sedět ani s pomocí léků.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Miał przerzuty w prawym pośladku i nie mógł siedzieć, nawet na lekach.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Ông bị ung thư di căn tới mông bên phải, và không thể ngồi được dù có dùng thuốc đi nữa.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Tenía metástasis en el glúteo derecho y no podía sentarse incluso tomando medicamentos.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Είχε μετάστάσεις στο δεξί μέρος των οπισθίων και δεν μπορούσε να καθίσει ακόμα και με τα φάρμακα.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Той имаше метастази в дясната от задните части и не можеше да сяда дори използвайки медикаменти.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.У него были метастазы в правой ягодице, и он не мог сидеть даже под воздействием таблеток.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.היו לו גרורות בעכוזו הימני והוא לא היה יכול לשבת אפילו בעזרת תרופות.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.وقد تطوّر عبر انبثاث في الارداف اليمنى، لم يكن قادرا على الجلوس حتى باستعمال الأدوية.