il ile cümle

il kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu ilaç senin baş ağrını hemen iyileştirecek.This medicine will cure your headache immediately.
Bu ilaç ağrını azaltacak.This medicine will decrease your pain.
Bu ilaç acıyı rahatlatacaktır.This medicine will relieve the pain.
Bu ilaç sana biraz rahatlık verecek.This medicine will give you some relief.
Eğer bu ilacı alırsan daha iyi hissedersin.If you take this medicine, you will feel better.
Bu ilaç size iyi gelecek.This medicine will do you good.
Bu ilaç seni o hastalıktan kurtaracak.This medicine will cure you of that disease.
Bu ilaç sizi çok daha iyi hissettirecektir.This medicine will make you feel much better.
Bu ilaç sizi daha iyi hissettirecek.This medicine will make you feel better.
Bu ilaç senin cilt rahatsızlığını tedavi edecek.This medicine will cure you of your skin disease.
İlaç alırsanız, daha iyi hissedersiniz.If you take medicine, you will feel better.
İlaç alırsan kendini daha iyi hissedersin.If you take medicine, you will feel better.
Bu ilacı al ve çok daha iyi hissedeceksin.Take this medicine, and you'll feel a lot better.
İlaç senin baş ağrını iyileştirecek.The medicine will cure your headache.
Bu ilaç ağrıyı dindirecektir.This medicine will take the pain away.
Bu ilaç kramplarınızı azaltacaktır.This medicine will ease your cramps.
Bu ilacı iç. Yakında daha iyi hissedersin.Take this medicine. You will feel better soon.
Bu ilacı almalı mıyım?Must I take this medicine?
Bu ilacı içmeli miyim?Must I take this medicine?
Bu ilacı almak zorunda mıyım?Do I have to take this medicine?
Günde iki kez bu ilacı al.Take this medicine twice a day.
Bu ilacın gerçekten bana bir faydası olacak mı?Will this medicine really do me any good?
Bu ilaç bana iyi gelmiyor.This medicine does not agree with me.
Bu ilaç soğuk algınlığı için iyidir.This medicine is good for a cold.
Bu ilaç onun iyileşmesine yardımcı olabilir.This medicine may aid his recovery.
Bu ilaç, baş ağrısına karşı hareket eder.This drug acts against headache.
Doktorunuz bu ilacın insanlar üzerinde ne gibi etkisi olduğunu söyledi?What effect did the doctor say this medicine has on people?
Bu ilacı çocukların alamayacağı bir yere koy.Put this medicine where children can't get it.
Bu ilacı çocukların ulaşamayacağı bir yerde tutun.Keep this medicine out of the children's reach.
Bence bu ilaç size iyi gelecek.I think this medicine will do you good.
Bu ilacın size çok iyi geleceğini düşünüyorum.I think this medicine will do you a lot of good.
Bu ilaç acı.This medicine tastes bitter.
Bu ilacın tadı acı.This medicine tastes bitter.
Bu ilaç kas ağrısını rahatlatmaya yardım eder.This medicine helps relieve muscle pain.
İlaç yutması zordur.The medicine is hard to swallow.
Bu ilaç çok kötü tadıyor.This medicine tastes horrible.
Bu ilacın tadı çok kötü.This medicine tastes horrible.
Bu ilacın gribe karşı hiçbir koruması yoktur.This medicine is no protection against influenza.
Bu ilaç üç saatte bir alınmalıdır.This medicine should be taken every three hours.
Bu ilaç üç saatte bir alınmalı.This medicine should be taken every three hours.
Bu ilaç doğal bir zehirdir.This medicine is a natural poison.
Bu ilaç benim nezlemi iyileştirdi.This medicine cured me of my cold.
Bu ilacın hiçbir yan etkisi yoktur.This medicine has no side effects.
Bu ilaç baş ağrınızı yatıştıracaktır.This medicine will soothe your headache.
Bu ilaç baş ağrına iyi gelecek.This medicine will take care of your headache.
Bu ilaç sizi soğuk algınlığınızdan kurtaracak.This medicine will cure you of your cold.
Bu problem, ilkokul çocuklarının çözmeleri için çok zordur.This problem is too difficult for primary school children to solve.
Bu sorunla ilgileneceğim.I will deal with this problem.
Benim arzum, bu sorunla ilgili olarak size yardımcı olmaktır.My desire is to help you with this problem.
Bu soruna ilişkin ne söylemek zorundasın?What do you have to say with regard to this problem?
Bu çalar saat, günde bir dakika ileri gidiyor.This alarm clock gains one minute a day.
O taklit ile bu gerçek mücevheri karşılaştırın.Compare this genuine jewel with that imitation.
Bu ilacı iç ve kendini daha iyi hissedeceksin.Take this medicine, and you'll feel better.
Bu kitap, kolay İngilizce ile yazılmış.This book is written in easy English.
Bu kitap ilginç görünüyor.This book looks interesting.
Bu kitap hem ilginç hem de öğretici.This book is both interesting and instructive.
Bu kitap ilginç görünüyordu.This book seemed interesting.
Ben bu kitabı ilginç buldum.I found this book interesting.
Bu kitap okumak için ilginç.This book is interesting to read.
Bu kitap Çinle ilgilidir.This book deals with China.

İlgili Sayfalar