iktisadi ile cümle
iktisadi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kurumda emek iktisadi üzerinde spesialize olmustur.Там собака работает согласно специализации.
18. yüzyılda kentte hızla gelişen bira sanayii iktisadı canlandırdı.В XVIII веке в городе начало развиваться пивоварение.
19. ve 20. yy iktisadi verilerine dayanarak gözlemlenmiştir.VII и VIII на основании личных наблюдений.
Monopsoni, tek alıcının birden fazla satıcının olduğu bir piyasaya hakim olduğu iktisadi bir durumdur.Монопсония — рынок, на котором присутствует только один покупатель.
Rıhtımların yapısal ve iktisadî ilerlemesi birkaç on yıl boyunca devam eder.Воскресенская пристань и дорога успешно действовали несколько лет.
Bu aşama iktisadi birleşme hareketlerinin en ileri aşamasıdır.Это было точкой максимального продвижения союзников.
İktisadın Piyasası, Kapitalizmin EkonomisiКризис валютной системы капитализма.
Böylelikle Osmanlı Devleti iktisadî bağımsızlığını kaybetti.Королевство Островов неуклонно теряло остатки независимости.
1983 yılında bir kamu iktisadi kuruluşu olarak kurulmuştur.سوف أعاملك كملكة 1983.
İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunudur.تعدّ الصناعة والمجتمع الأكاديمي السرقة الأدبية جريمة أخلاقية.
Normatif İktisadı (ne olmalı) pozitif iktisattan (ne) ayırmak yaygındır.وكل ما يعذب به هؤلاء هو رغبتهم الأبدية في مصير خير من مصيرهم، وعلمهم بأنهم من ينالوا هذا المصير.
İktisadın Piyasası, Kapitalizmin Ekonomisiالقائد الضرورة الاقتصاد
1758'de doğal iktisat yasaları görüşünü biçimlendirdiği temel yapıtı İktisadi Tablo yayınladı.في 1583 نشر كتب بشأن قواعد المنظور العملي.
Borç senetleri iktisadi mahiyeti itibarı ile kredi vasıtasıdır.حظر القروض الخاصة بأسعار فائدة عالية.
İktisadi verimlilik büyük ölçüde pozitif niteliklidir ve "pastanın büyüklüğü" ile ilgilenir.A eficiência econômica é grandemente positiva e lida com o "tamanho do bolo".
İktisadi politika belirli bir alandaki ticareti teşvik etmek amacıyla tasarlanmıştır.A política econômica, tal como foi, foi projetada para encorajar o comércio através de uma área particular.
Douglas’ın teorileri aynı zamanda Ezra Pound’un şiirleri ve iktisadi metinlerini de etkilemiştir.As teorias de Douglas permeiam a poesia e os escritos econômicos de Ezra Pound.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.A troca se dá no mercado; os bens são trocados por valores equivalentes.
Douglas’ın reformunun ana hedefi bireysel özgürlük ve temel iktisadi özgürlüktü.A liberdade individual, a principal liberdade econômica, era o objetivo central da reforma de Douglas.
Şehrin geleneksel önemli iktisadi faaliyet alanları şarapçılık, balıkçılık, gemi yapımı ve turizmdir.A cidade tem uma longa tradição na produção de vinho, na pesca, na construção naval e no turismo.
Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi 2. sınıftan ayrılarak ticaret hayatına atıldı.Tal levou os ministros das Finanças e Obras Públicas a congelarem a segunda fase de obras.
İktisadın Yeni Coğrafi Açılımı:Yeni Ekonomik Coğrafya Yaklaşımı.Nova Ordem Mundial - conceito geopolítico.
1758'de doğal iktisat yasaları görüşünü biçimlendirdiği temel yapıtı İktisadi Tablo yayınladı.Em 1731 publicou Discursos da Filosofia Natural dos Elementos.
Buna karşılık sanayi geliştiren şehirler, özellikle Zaragoza şehri, hızla iktisadi gelişme gösterdi.As indústrias nela instaladas, especialmente na cidade de Juazeiro, são bastante incipientes.
Bu aşama iktisadi birleşme hareketlerinin en ileri aşamasıdır.É a fase decisiva da manobra ofensiva.
Monopsoni, tek alıcının birden fazla satıcının olduğu bir piyasaya hakim olduğu iktisadi bir durumdur.Monopsonie, waar er slechts één koper van een goed is.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Mart 2003'te kuruldu.Het College voor Toetsen en Examens is in oktober 2009 opgericht.
18. yüzyılda kentte hızla gelişen bira sanayii iktisadı canlandırdı.In de loop van de 20e eeuw is interesse in bier in Frankrijk snel afgenomen.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 1992 yılında kurucu Dekan Prof.Dr.Sinds 1992 reikt de Faculteit Economie en Bedrijfskunde van de UvA jaarlijks de Prof.Dr.
İktisadın Piyasası, Kapitalizmin EkonomisiCentraal geleide economie Vrijemarkteconomie Staatskapitalisme
Gazetelerin çoğu büyük iktisadi kuruluşlarındır bundan ötürü ister istemez sermaye çıkarlarını savunurlar.De meeste kranten verkrijgen dit en kunnen alleen daarom voortbestaan.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.Deze werking geldt voor beide richtingen, de component is dus geschikt voor wisselspanningstoepassingen.
Ricardo'nun en önemli ve ünlü eseri "Politik İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri"dir.Głównym dziełem Ricardo jest publikacja „Zasady ekonomii politycznej i opodatkowania”.
20.yy bu iktisadi öküntüye karşı gelmek için çeşitli ekonomik tedbirler alındı.XX w. pojawiło się szereg prób rozwiązania tego dylematu.
İktisadi Araştırmalar Vakfı. ss. s.Counterintelligence Agency (ang.). soa.hr. .
19. ve 20. yy iktisadi verilerine dayanarak gözlemlenmiştir.Wcześniej odwołano ze względów bezpieczeństwa dziewiąty OS.
Günümüzde şehrin ekonomisinde en önemli iktisadi sektör hizmet sektörüdür.Obecnie największym pracodawcą w mieście jest Ministerstwo Obrony.
Rıhtımların yapısal ve iktisadî ilerlemesi birkaç on yıl boyunca devam eder.Proces rozbudowy i translokacji poszczególnych chorągwi trwał wiele następnych miesięcy.
Şarap üretimi, balıkçılık ve özellikle 1990'lardan itibaren turizm başlıca iktisadi etkinliklerdir.Rybołówstwo i przemysł rybny, a w ostatnich latach turystyka, stanowią podstawę rozwoju miasta.
Daha çok iktisadi ve sosyal tarihle ilgilendi.Zajmowała się historią społeczną i gospodarczą.
Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler FakültesiApeiron Wydawnictwo Ministerstwo Nauki i Szkolnictwa Wyższego
Thatcher'ın siyasi ve iktisadi felsefesi, serbest pazar ve girişimcilik üzerine kuruluydu.Thatchers politiska och ekonomiska filosofi betonade fria marknader och entreprenörskap.
Adam Smith'in Ulusların Zenginliği kitabı genellikle klasik iktisadın başlangıcı olarak kabul edilir.Adam Smiths bok Wealth of nations ges ut för första gången.
İktisadi faaliyetlere, yöreye ve mevsimlere göre de ufaklık ihtiyacı değişiklik gösteriyordu.Även för löjtnanter, kaptener och majorer innebar reformen befordran till en högre grad.
Klasik iktisat; genellikle ilk modern iktisadi düşünce okulu olarak kabul edilir.Klassisk nationalekonomi betraktas allmänt som den första moderna skolan i ekonomiskt tänkande.
Fikrî mülkiyet hukuku, iktisadi değer taşıyan fikrî emek ürünlerini koruyan bir hukuk dalıdır.Pant i juridisk bemärkelse är egendom som ställs som säkerhet för en fordran.
Bu çerçevede, piyasa iktisadının kurumsallaşması yönünde adımlar atılmıştır.Det var där jag upptäckte tjusningen med säljarbetet.
Borç senetleri iktisadi mahiyeti itibarı ile kredi vasıtasıdır.Papperspengarna skulle utlämnas genom lån mot säkerhet i jordegendom.
İktisadı başlıca gıda sanayiine dayanır.Industrin består främst av livsmedelsindustri.
Avrupa'da iktisadi üretkenliğin en düşük olduğu ülke Bulgaristan'dan sonra Romanya'dır.Det är den högsta fattigdomssiffran i EU, vid sidan av Bulgarien.
İktisadın Yeni Coğrafi Açılımı:Yeni Ekonomik Coğrafya Yaklaşımı.Можливо, Вам буде цікаво прочитати про інший погляд: Похідний фінансовий інструмент.
Üniversite eğitimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde (Gazi Üni.Професійний історик, він викладає в Університеті Антильських островів і Гвіани (фр.
(Şu An Kullanılmıyor) İktisadında pamukçuluk esas yeri kaplar.O obydleném místě pojednává článek Samota (místo).
İktisadın Prensipleri.Říše principů.
Şarap üretimi, balıkçılık ve özellikle 1990'lardan itibaren turizm başlıca iktisadi etkinliklerdir.Významné je rybářství, těžba dřeva a v posledních letech roste význam cestovního ruchu.
Şehrin ve civarının iktisadi gelişmesi hızla devam etti.Rekonstrukce města a jeho okolí byla zahájena rychle.
Ekonomik açıdan bakıldığında döviz, iktisadi anlamda bir mal niteliğindedir.Moment síly vzhledem k ose tedy leží ve zvolené ose.
İşletme iktisadında bütünleşik konu olarak yaklaşılmaktadır.V zahraničí je korporátní compliance zcela etablovaným tématem.
Günümüzde şehrin ekonomisinde en önemli iktisadi sektör hizmet sektörüdür.Ekonomika města je v současné době nejvíce zaměřena na služby.
Monopsoni, tek alıcının birden fazla satıcının olduğu bir piyasaya hakim olduğu iktisadi bir durumdur.Monopson, situație în care există un singur cumpărător al unui bun economic.