ikram ile cümle

ikram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onlara su ikram ettim.Le-am oferit pahare de apă.
Onlara su ikram ettim.Les di vasos con agua.
Onlara su ikram ettim.Podałam im wodę.
Onlara su ikram ettim. Saçıma dokunma, en önemlisi bu.Não tocar no cabelo, eis o segredo.
Onlara su ikram ettim.Tôi lấy nước cho họ uống.
Onlara su ikram ettim.Τους πρόσφερα ένα ποτήρι νερό.
Onlara su ikram ettim.Донесох им чаши с вода.
Onlara su ikram ettim.Я принесла им два стакана воды.
Onlara su ikram ettim.Я принесла їм по склянці води.
Onlara su ikram ettim.髪を触っちゃいけないのよね
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Annoin heidän istuutua ja hain lasit vettä --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--En ik liet ze zitten, en haalde glazen water voor ze --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--I-am așezat și le-am oferit câte-un pahar de apă --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Ich ließ sie sich hinsetzen und brachte ihnen ein Glas Wasser ...
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Ils se sont assis, et je leur ai offert de l'eau --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--그들을 의자로 안내하고 물을 대접했습니다
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Leültettem őket, megkínáltam őket vízzel --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Li feci sedere, offrii loro un bicchier d'acqua
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Los senté y les di vasos con agua --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Mandei-os sentar e levei-lhes copos de água.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Posadila jsem je a donesla jim sklenice vody.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Posadziłam ich i podałam im po szklance wody.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Saya duduk dan menyuguhkan segelas air --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim-- Tamam, hallettim.水を差しだした部分からね
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Và tôi mời họ ngồi, và tôi lấy cho họ nước uống --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Έκατσα μαζί τους, τους πρόσφερα ένα ποτήρι νερό
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--И я их усадила, и принесла им два стакана воды --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Поканих ги да влязат, донесох им чаши с вода...
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Я посадила їх, принесла по склянці води.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--הושבתי אותם והבאתי להם כוסות מים--
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--و أجلستهم ، وقدمت لهم أكواب الماء --
Örneğin, kutlamalarda hemen hemen hep kahve ikram edilir.Aux réceptions, par exemple, on sert presque toujours du café.
Örneğin, kutlamalarda hemen hemen hep kahve ikram edilir.Esimerkiksi juhlissa on lähes aina tarjolla kahvia.
Örneğin, kutlamalarda hemen hemen hep kahve ikram edilir.Por ejemplo, en las celebraciones casi siempre se ofrece café.
Örneğin, kutlamalarda hemen hemen hep kahve ikram edilir.Till exempel på fester serveras det nästan alltid kaffe.
Örneğin, kutlamalarda hemen hemen hep kahve ikram edilir.Например, на торжествах практически всегда вам предложат кофе.
Örneğin, kutlamalarda hemen hemen hep kahve ikram edilir.على سبيل المثال تُقدم دائماً القهوة في الحفلات.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.A pak mi je přinášela a nabízela mi je.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.A potom ich akoby priniesla ku mne a ponúkla mi ich.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Dia akan membawa dan menawarkannya kepada saya.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.E ela de certa forma ía-mos trazendo e oferecendo.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Elle me les apportait et me les offrait en quelque sorte.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.En dan kwam ze ze naar me toe brengen.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.És odahozta és felajánlotta őket nekem.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.그리고 그녀는 제쪽으로 가져와서 저한테 권하는 듯한 행동을 했습니다.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Los llevaba hacia mí, me los ofrecía.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Och så försökte hon liksom bära över och erbjuda dem till mig.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Og hun kom over til mig med dem og tilbød mig dem.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Poi si è avvicinata quasi ad offrirmi il pinguino.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Przynosiła mi je i oferowała.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Şi apoi mi-i cam aducea şi mi-i oferea.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Sitten se toi ne luokseni ja tarjosi niitä minulle.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Und sie brachte sie irgendwie zu mir hin und bot sie mir an.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.Và cô nàng chọn sẽ đem chúng tới và cho tôi.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.И она всё приносила и приносила их мне.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.И тя ги донасяше и ми ги предлагаше.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.והיא ניסתה להביא לי אותם ולהציע לי אותם.
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.وكان تحاول ان تقدم لي البطاريق بعدة صور
Penguenleri bana getirip ikram etmek istiyordu.そんなことが4日間続きました
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.И дело не в вине.

İlgili Sayfalar