Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.Die beiden Polarregionen sind wichtig für die Klimaregulierung.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.Entrambe le regioni polari svolgono un'importante azione di controllo del clima.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.북극 지방과 남극 지방은 우리의 기온에 아주 중요한 조정 역할을 하고 있어요.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.Nos deux régions polaires sont des contrôleurs de climat très importants.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.Nuestras dos regiones polares son controladores de clima muy importantes.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.Και οι δύο πολικές περιοχές μας είναι πολύ σημαντικοί κλιματικοί ρυθμιστές.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.Оба этих региона очень важны для стабилизации климата.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.שני האזורים הקוטביים שלנו מאוד חשובים לשמירה על מזג האויר.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.فالمنطقتين القطبيتين هما عبارة عن منظم جوي مهم.
Her iki kutup bölgesi de çok önemli iklim kontrol edicilerdir.気候を調整するのに非常に重要です 両極域のおかげで 温帯は
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H az élőhelyek (habitat) pusztítását jelenti, ide tartozik az üvegházhatású gázok okozta klímaváltozás.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H è la distruzione dell'Habitat, tra cui il cambiamento climatico ad opera dei gas serra;
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H는 서식지 파괴(Habitat destruction)를 가리키며 여기에는 기후 변화도 포함됩니다
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H kuvaa ympäristön tuhoamista, myös kasvihuonekaasujen aiheuttamaa ilmastonmuutosta.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil.."H" para a destruição do "habitat", incluindo a alteração climática forçada pelos gases de estufa.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H pour destruction d'Habitat, comprenant le changement climatique dû aux gaz à effet de serre.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H steht für Habitatszerstörung, inklusive Klimaänderung durch Treibhausgase.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H to niszczenie siedlisk, zmiany klimatyczne z powodu gazów cieplarnianych.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H untuk perusakan habitat, termasuk perubahan iklim global yang dipicu oleh gas rumah kaca.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H означает уничтожение среды обитания, включая изменение климата парниковыми газами.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H היא הרס הסביבה הטבעית הכוללת שינויים אקלימיים הנגרמים מגזי חממה.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..I は外来種 (Invasive species) です カミアリ カワホトトギスガイ メリケンカルカヤ
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..Το Η είναι η καταστροφή των βιοτόπων, περιλαμβανομένης της κλιματικής αλλαγής από τα αέρια του θερμοκηπίου.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..Х е за разрушаването на естествената среда, включително промените в климата, породени от парникови газове.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..حرف الهاء لتدمير الطبيعة ، وتشمل تغير المناخ القسري الذي تدفعه إنبعاثات الكربون.
İki farklı iklim modelinden alınan verilere dayanmaktadırBaserad på data från två olika klimatmodeller: ECHAM4 (till vänster) och HadCM3 (till höger)
İki farklı iklim modelinden alınan verilere dayanmaktadırCom base nos dados de dois modelos climáticos distintos: ECHAM4 (esquerda) e HadCM3 (direita)
İki farklı iklim modelinden alınan verilere dayanmaktadırGebaseerd op gegevens afkomstig van twee verschillende klimaatmodellen: ECHAM4 (links) en HadCM3 (rechts)
İki farklı iklim modelinden alınan verilere dayanmaktadırIn base ai dati elaborati da due diversi modelli climatici: ECHAM4 (sinistra) e HadCM3 (destra)
İki farklı iklim modelinden alınan verilere dayanmaktadırPerustuu tietoihin kahdesta eri ilmastomallista: ECHAM4 (vasen) ja HadCM3 (oikea)
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...기후 변화에 심각한 타격을 받는 사람들도 20억 정도 될 겁니다. 기타 등등..
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Ada dua milyar orang yang sangat terkena dampak perubahan iklim-- dan seterusnya.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Ci sono due milioni di persone che saranno duramente colpite dai cambiamenti climatici -- e così via.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Có 2 tỉ người sẽ chịu ảnh hưởng nặng nề từ biến đổi khí hậu -- vân vân.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Der er to milliarder mennesker, der vil blive alvorligt ramt af klimaforandringer -- og så videre.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Două miliarde de oameni vor fi sever afectaţi de schimbările climatice -- şi aşa mai departe.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Dvě miliardy lidí bude citelně ovlivněno klimatickou změnou - atd.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Es gibt zwei Milliarden Menschen, die ernsthaft vom Klimawandel beeinflusst sein werden -- und so weiter.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Há dois mil milhões de pessoas gravemente afectadas pela alteração do clima, etc.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Hay dos mil millones de personas que estarán severamente afectadas por cambio climático -- y demás.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Il y a 2 milliards de personnes qui seront durement touchées par le changement climatique, etc.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Két milliárd ember van, akit súlyosan fog érinteni a klímaváltozás, stb.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Mamy dwa miliardy osób, które zostaną dotknięte przez zmianę klimatu -- i tak dalej.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Twee miljoen mensen worden hard getroffen door klimaatveranderingen, enzovoorts.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Два милиарда души ще бъдат тежко засегнати от климатичната промяна... и така нататък.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Два миллиарда людей серьёзно пострадают от изменений климата — ну и так далее.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...Два мільярди людей сильно постраждають від зміни клімату, і т.д.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...חייהם של כשני מיליארד איש ישתנו לבלי היכר עקב שינויי אקלים, וכו'.
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...ويقدر ان هنالك مليارا شخص سيعانون بسبب التغير المناخي .. وهكذا .
İki milyar insan iklim değişikliklerinden ciddi şekilde etkilenecek...実に多くの問題が山積みです 理想的な世界なら
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.De TAC overschrijdt de aanbevolen grens met meer dan 100 % in sommige recente jaren.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Drugič, zaradi podnebnih pogojev je iz Severnega morja pritekala zelo slana voda.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.For det andet betød de klimatiske forhold, at vand med højt saltindhold kom ind fra Nordsøen.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.In der Folgezeit wurden die Fischpopulationen immer größer.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Po druhé, klimatické podmienky spôsobili vstupy veľmi slanej vody zo Severného mora.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Segundo, as condições climáticas
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Za druhé, klimatické podmínky přinesly vysoce slanou vodu ze Severního moře.
İkinci tehlike de gezegenin kaynaklarından, insanlardan, iklimden ve diğer faktörerden ileri geliyor.二の次とする傾向があるからだ。
iklim değişikliği ile başa çıkmaKlimatické změny
-- iklim değişikliği sebebiyle -- oldukça artacak,기후변화로 인해 그 만큼 감소하고 있습니다.