Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.단지 기후만이 문제가 아니라는 사실에 놀라셨을 겁니다.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Meglepheti Önöket, hogy nem csak az éghajlatról van szó.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Men inte bara klimatet.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Možná vás překvapí, že to není jenom klima.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Puo sorprendervi il fatto che non sia solo il clima.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Quizá pueda sorprenderlos que no se trata sólo del clima.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Saattaa tulla yllätyksenä että se ei ole pelkästään ilmasto.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.S-ar putea să vă suprindă faptul că nu este vorba numai de climă.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Vous serez peut-être surpris mais il n'y a pas que le climat.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Μπορεί να εκπλήσσεστε που δεν είναι μόνο το κλίμα.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Вы можете удивиться, но это не только климат.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.Може да ви изненада, че това не е само климата.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.תופתעו לשמוע שלא מדובר רק באקלים,
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.ربما يُفاجئكم أنه ليس المناخ وحده.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Dessa positiva sidoeffekter kallas ibland ”sekundära fördelar” till klimatpolitiken.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Diese Nebeneffekte werden als die „positiven Begleiterscheinungen“ der Klimapolitik bezeichnet.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Disse positive bivirkninger kaldes for "sidegevinsterne" ved klimaændringspolitikken.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Dit zijn positieve neveneffecten van het klimaatveranderingsbeleid.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.El ahorro para los servicios sanitarios europeos puede representar hasta seis veces esta cifra.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Ezeket a pozitív mellékhatásokat az éghajlatváltozási politikában „járulékos előnyöknek” nevezik.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Il risparmio per i servizi sanitari europei potrebbe essere pari a sei volte questa cifra.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Les économies pour les services de santé européens pourraient représenter six fois ce montant.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Näihin myönteisiin sivuvaikutuksiin viitataan ilmastonmuutospolitiikan ”oheishyötyinä”.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Os efeitos secundários positivos são referidos como "co-adjuvantes" da política das alterações climáticas.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Těmto pozitivním vedlejším účinkům se říká společné výhody politiky zabývající se změnou klimatu.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Te pozytywne efekty określa się mianem „powiązanych zysków” polityki w zakresie zmian klimatu.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Ti pozitivni stranski učinki se imenujejo „skupne koristi″ politike o podnebnih spremembah.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.V januári 2008 Európska komisia navrhla balík opatrení v oblasti klímy a energetiky na:
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Καθορίζει «ανώτατα όρια» ή όρια για τέσσερις ρύπους: το
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Тези положителни странични ефекти са известни като „съпътстващи до 2020 г.
Bu tüm küresel teknoloji çalışmalarının feci iklim bozulmasına engel olmak içinDas ist das Ausmaß der Reduktion, das die gesamte globale
Bu tüm küresel teknoloji çalışmalarının feci iklim bozulmasına engel olmak için이는 인류의 과학기술적 행동이 재앙적인 기후 파괴를 피하기 위해
Bu tüm küresel teknoloji çalışmalarının feci iklim bozulmasına engel olmak içinאלה סדרי הגודל של הצמצום, שהטכנוספירה העולמית כולה
Bu tüm küresel teknoloji çalışmalarının feci iklim bozulmasına engel olmak içinهذا هو مقدار الخفض الذي يجب أن تحققه
Bu tüm küresel teknoloji çalışmalarının feci iklim bozulmasına engel olmak için世界中のあらゆる技術が 2050年までに達成しなければ
Bu ülkeler çoğunlukla, çiftçilik ve balıkçılık gibi, iklime duyarlı sektörlere son derece bağımlı durumdadır.Deze landen zijn vaak sterk afhankelijk van klimaatgevoelige buren ( sectoren, zoals landbouw en visserij.
Bu ülkeler çoğunlukla, çiftçilik ve balıkçılık gibi, iklime duyarlı sektörlere son derece bağımlı durumdadır.Ofta är dessa länder starkt beroende av klimatkänsliga sektorer såsom jordbruk och fiske.
Bu ülkeler çoğunlukla, çiftçilik ve balıkçılık gibi, iklime duyarlı sektörlere son derece bağımlı durumdadır.Oft sind diese Länder stark von klimaempfindlichen Sektoren wie Landwirtschaft und Fischerei abhängig.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Astfel, ne-am ales cu schimbarea climatică.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Du coup, nous avons le changement climatique.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Dus krijgen we een klimaatverandering.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.E quindi si creano i cambiamenti climatici.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.그래서 기후변화가 일어났고,
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Por isso, temos a mudança climática.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Sehingga kita mengalami perubahan iklim.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Và do đó khí hậu thay đổi.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Wir bekommen also den Klimawandel.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.Έτσι, έχουμε την κλιματική αλλαγή.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.И така, има климатична промяна.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.אז, יש לנו שינוי אקלימי.
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.لذا، يواجهنا تغير المناخ
Bu yüzden bir iklimi değiştiriyoruz.干ばつや
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Čím menší je hmotnost ledu, tím rychleji reaguje na změnu klimatu.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Cu cât mai mică masa de gheață, cu atât răspunde mai repede la climă.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Hoe kleiner de ijsmassa, hoe sneller ze reageert op het klimaat.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Im mniejsza jest ilość lodu, tym szybciej reaguje on na klimat.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Je kleiner die Eismasse, umso schneller reagiert sie auf den Klimawandel.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.얼음 덩어리가 작을수록, 기후에 더 빨리 반응하죠.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Mientras mas pequeña sea la masa de hielo, más rápido responde al clima.
Buz kütlesi ne kadar küçükse, iklimsel gelişmelere o kadar açık demektir.Minél kisebb a jég tömege, annál gyorsabban reagál a klímára.