Ama biraz doğal ışık ve yıl boyunca iklim kontrolü sunabilirim.Но аз мога да предложа малко естествена светлина и целогодишен контрол на климата.
Ama biraz doğal ışık ve yıl boyunca iklim kontrolü sunabilirim.Но я могу предложить естественное освещение и круглогодичный контроль климата.
Ama biraz doğal ışık ve yıl boyunca iklim kontrolü sunabilirim.Та я могла запропонувати трохи природнього освітлення й цілорічний клімат-контроль.
Ama biraz doğal ışık ve yıl boyunca iklim kontrolü sunabilirim.אבל אני יכולה להציע אור טבעי ובקרת אקלים כל השנה.
Ama biraz doğal ışık ve yıl boyunca iklim kontrolü sunabilirim.لكن يمكنني تقديم بعض الضوء الطبيعي والسيطرة على المناخ على مدار العام.
Ama biraz doğal ışık ve yıl boyunca iklim kontrolü sunabilirim.通年の温度調整も可能です 2年が飛ぶように過ぎ
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemliAber Energie und Klima sind extrem wichtig für diese Menschen,
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemliAle energia i klimat są dla nich również niezwykle ważne.
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemli하지만 에너지와 기후는 이들에게도 엄청나게 중요합니다.
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemliНо дело в том, что энергия и климат для этого слоя исключительно важны.
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemliПроте енергія та клімат надзвичайно важливі для цих людей.
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemliאבל אנרגיה ואקלים, מאוד מאוד חשובים לאנשים אלו
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemliلكن الطاقة والمناخ مهمتان للغاية لأؤلئك الناس ،
Ama enerji ve iklim bu insanlar icin aşırı derecede önemli最も影響を受けるのが貧しい人々なのです
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.A América do Norte está em crise, a economia, a segurança nacional, a crise climática.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.America este in criza, economia, securitatea nationala, criza climatica.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika er i krise. Økonomien, sikkerheden, klimakrisen.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika ist in einer Krise, die Wirtschaft, die nationale Sicherheit, die Klimakrise.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika je v kríze, ekonomickej, bezpečnostnej, klimatickej.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika sedang berada dalam krisis ekonomi, keamanan nasional, dan krisis iklim.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika verkeert in crisis, de economie, de nationale veiligheid, de klimaatcrisis.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerkia válságban van: gazdasági válság nemzetbiztonsági válság, klímaválság.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Ameryka jest w czasach kryzysu, gospodarki, bezpieczeństwa narodowego, kryzysu klimatycznego.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.나레이터 : 미국은 위기 상황입니다. 경제적, 안보적, 기후적 위기입니다.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Người dẫn: nước Mỹ đang khủng hoảng về nền kinh tế, an ninh quốc gia, về khí hậu.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.USA är i kris, ekonomi, nationell säkerhet, klimatkris.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Vidéo:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Η Αμερική είναι σε κρίση, η οικονομία η εθνική ασφάλεια, η κλιματική κρίση.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка е в криза, криза на икономиката, националната сигурност, на климата.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка знаходиться в кризі: економіка, національна безпека, кліматична криза.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка находится в кризисе: экономика, национальная безопасность, климатический кризис.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.וידיאו: קריינות: אמריקה נמצאת במשבר, הכלכלה, ביטחון לאומי, משבר האקלים.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.فيديو: راوي: أمريكا في أزمة، الإقتصاد، الأمن القومي، و تغير المناخ.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.経済・国家安全・気候危機 この諸問題に共通しているのは
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Ale fosilní paliva - uhlík, uhlí a plyn. nejsou bez pochyby jedinou věcí, co způsobuje změny klimatu.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Ale paliwa, węgiel i gaz ziemny, to nie jedyna przyczyna zmian klimatycznych.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.하지만 화석 연료, 탄소가 -- 석탄과 가스 -- 기후 변화를 일으키는 유일한 원인은 아닙니다.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Men fossila bränslen -- kol och gas --- är på inget sätt de enda saker som skapar klimatförändring.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Но ископаемое топливо — уголь и газ — не единственная причина, которая вызывает изменение климата.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.אך דלקי המאובנים - פחמן, פחם וגז - אינם בשום אופן הדבר היחיד שגורם לשינויי האקלים.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.放出する二酸化炭素だけが 気候変動の原因ではありません 砂漠化は
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.石化燃料、碳、煤同埋天然氣 並唔係唯一導致氣候變化嘅嘢
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Dar ne-am pus de acord in ce priveste schimbarea climatica.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.De mi már egyezségre jutottunk a klímaváltozás kérdésében.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Aber wir haben eine Vereinbarung zum Klimawandel erreicht.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık. Amerika bu konuda ilk düzenlemesini yaptıMa abbiamo trovato un accordo sul cambiamento climatico.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Doszliśmy jednak do porozumienia w sprawie zmian klimatu.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.그러나 우리는 기후변화에 대해 합의를 봤지요.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Maar we hebben een klimaatakkoord bereikt.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Mais nous avons obtenu un accord sur le changement climatique.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Nhưng chúng ta đã đạt tới một hiệp định về biến đối khí hậu.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Pero llegamos a un acuerdo sobre el cambio climático.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.(Risos) Mas chegámos a um acordo sobre o mudança do clima.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Но ние наистина постигнахме споразумение по климатичната промяна.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Тем не менее, нам удалось прийти к соглашению в отношении климатических изменений.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.אך נגיע להסכם בנושא שינויי האקלים.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.و لكننا توصلنا إلى إتفاق بشأن تغيرات المناخ.