İkiyüzlülük benim nefret ettiğim şeydir.Hypocrisy is my abhorrence.
Ben ikiyüzlülükten nefret ederim.I hate hypocrisy.
İkiyüzlülük devam ediyor.Hypocrisy goes on.
İkiyüzlülük demokrasinin ölümüdür.Hypocrisy is the death of democracy.
Bu saf ikiyüzlülüktür!This is pure hypocrisy!
Ben birçok ikiyüzlülük görüyorum.I see a lot of hypocrisy.
İkiyüzlülükten bıktım.I'm sick of the hypocrisy.
Bilim dünyasında, birçok entellektüel ikiyüzlülük vardır.In the scientific world, there is a lot of intellectual hypocrisy.
Kin hırs, ikiyüzlülük ve beklenmedik açığa vurmalarla dolu bir seçimde zafer kazanacak?"Who will triumph in an election fraught with passion, duplicity and unexpected revelations?
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...Some people may suggest this is hypocrisy...
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.I've been a little disingenuous, because I've expanded it out in all its gory detail.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.It's seen as hypocrisy.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Everyone lies to his neighbor. They speak with flattering lips, and with a double heart.
Ve ikiyüzlülük yapan münafıkları bilsin diye.And that he might know those who played the hypocrite.
İkiyüzlülükte küstahlaşmışlardır.They have become adamant in hypocrisy.
Muvazaalı dava (Collusive lawsuit) İkiyüzlülükCollusive lawsuit Hypocrisy
İkiyüzlülük, 18. yüzyıl başlarında İngiliz siyasi tarihinde önemli bir konu haline geldi.Hypocrisy became a major topic in English political history in the early 18th century.
Bir zaman sonra onun açık söylemi, ikiyüzlülüklere karşı devam eder.Bylo mu však jasné, že dříve nebo později se bude muset s expandujícím Hidejošim utkat.
Fakirlere yönelik bir ikiyüzlülük ve boyun eğdirme ortamı yaratılmıştır.しかし貧乏ゆえの卑しさには縁遠い、廉直な人柄である。
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...Beberapa mengatakan ini adalah sebuah penyataan yang naif dan hipokrit
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...Certaines personnes peuvent suggérer que c'est de l'hypocrisie ...
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...En del människor tycker att detta är orättfärdigt
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...Manche Menschen meinen vielleicht, dies sei Heuchelei...
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...Κάποιοι θα πουν ότι πρόκειται για υποκρισία...
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...Некоторые сочтут это лицемерием...
Bazilari bunun ikiyuzluluk oldugunu dusunebilirler...ثمة من يعتقد أن هذا نفاق...
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Bol som kúsok neúprimný lebo som ju nafúkol v celej jej paráde.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byłem trochę nieszczery, wytłumaczyłem to ze wszystkimi drastycznymi szczegółami.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byl jsem trochu neupřímný, protože jsem to trochu rozvedl do bolestných detailů.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Egy kicsit hamis voltam, mert kibővítettem minden dicsőséges részletével.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Fui desonesto, porque expandi a equação em todo o seu detalhe horripilante.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Ik ben niet helemaal eerlijk geweest, want ik heb hem, helemaal in detail uitgeschreven.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.J'ai été quelque peu déloyal, parce que je l'ai développée jusque dans ces détails les plus barbares.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Jeg har været lidt uærlig, nu hvor jeg har udvidet den i hele dens blodige udstrækning.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.제가 좀 지나치긴 했습니다. 왜냐면 제가 이 공식을 아주 자세한 부분까지 전개했기 때문이지요.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Malo sem bil nepošten, ker sem ga prikazal v vseh veličastnih podrobnostih.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.No he sido completamente sincero, porque la he expandido en todo su salvaje detalle.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Nu am fost foarte inspirat, pentru că le-am extins în cele mai crude detalii.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Olen ollut vähän vilpillinen, koska näytän kaikki sen epämiellyttävät yksityiskohdat.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Saya tidak berterus terang, karena saya telah mengembangkannya dari bentuknya yang menakutkan.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Tôi đã ăn gian 1 chút vì tôi đã làm rộng nó ra với các chi tiết đẹp.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Υπήρξα λίγο παραπλανητικός, αφού την επέκτεινα σε κάθε τρομακτική της λεπτομέρεια.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Бях малко неискрен, понеже го поразширих до всичките му величествени детайли.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Я немного соврал, развернув его со всеми кровавыми подробностями.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Я трохи перемудрив, тому що розширив рівність до всіх цих жахливих деталей.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.לא הייתי כן לחלוטין, מפני שהרחבתי אותה לכל הפרטים המדממים שלה.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.لقد كنت مخادعا" قليلا، لأنى قد مددته مع كل تفاصيله العنيفة.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.すこし意地悪でした しかし この式を使うと この宇宙でおこる
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Các ngươi cũng vậy , bề_ngoài ra_dáng công_bình , nhưng ở trong thì chan_chứa sự giả hình và tội_lỗi .
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Các ngươi cũng vậy, bề ngoài ra dáng công bình, nhưng ở trong thì chan chứa sự giả hình và tội lỗi.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Così anche voi apparite giusti all'esterno davanti agli uomini, ma dentro siete pieni d'ipocrisia e d'iniquità
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.이와 같이 너희도 겉으로는 사람에게 옳게 보이되 안으로는 외식과 불법이 가득하도다
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tak aj vy, zvonku síce zdáte sa ľuďom, že ste spravedliví, ale vnútri ste plní pokrytectva a neprávosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tak i vy zevnitř zajisté zdáte se lidem spravedliví, ale vnitř plní jste pokrytství a nepravosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tako se kažete tudi vi ljudem zunaj pravične, znotraj pa ste polni hinavstva in krivičnosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Także i wy z wierzchu zdacie się być ludziom sprawiedliwi; ale wewnątrz jesteście pełni obłudy i nieprawości.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.U doet u heel vroom en oprecht voor, maar in uw hart bent u huichelachtig en slecht.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Също така и вие отвън се виждате на човеците праведни, но отвътре сте пълни с лицемерие и беззаконие.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.так и вы по наружности кажетесь людям праведными, а внутри исполнены лицемерия и беззакония.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Так і ви зверху являєтесь людям праведні, в серединї ж повні лицемірства та беззаконня.