Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Deci, acum nu mai este vorba numai despre lider; este vorba despre ei, plural.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Dus nu gaat het niet meer om de leider; het gaat om hun, meervoud.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Granica między przywódcą a zwolennikiem zaczyna się zacierać.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Il ne s'agit plus désormais seulement du leader; Il s'agit d'eux, au pluriel.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Jadi, sekarang ini bukan saja mengenai sang pemimpin ini tentang mereka berdua, bersama-sama.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Jetzt geht es nicht mehr nur um den Anführer; es geht um sie, Plural.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.더 이상 리더가 아닙니다; 그들, 복수죠.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Nên bay giờ không phải là về người đi đầu nữa. Là về họ, về số đông.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Nyt kyse ei ole enää johtajasta; on kyse heistä, monikossa.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Per cui ora non si tratta più del leader; si tratta di loro due, al plurale.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Så nu handlar det inte bara om ledaren längre; det handlar om dem, i plural.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Så nu handler det ikke om lederen mere; det handler om dem, i flertal.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Tehát most már nem csak a vezetőről szól, hanem róluk, többesszámban.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Už to nie je len o lídrovi, je to o nich, v plurále.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Zdaj torej ne gre več za voditelja; gre za oba, dvojina.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Τώρα πια δεν έχει να κάνει με τον αρχηγό. Έχει να κάνει μ' αυτούς, πληθυντικός.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.І ось тепер вже не йдеться про лідера, йдеться про них, у множині.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Така че, сега не става дума вече само за лидера; сега става въпрос за тях, в множествено число.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.Так что теперь речь уже не о лидере; речь о них, их много.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.אז עכשיו העניין הוא לא המנהיג, העניין הוא הם, ברבים.
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.والآن الأمر لم يعد عن القيادة بل هو عنهم الآن , الجماعة
Bu şuan lider olmakla alakalı değil, ikisiyle alakalı, çoğul yani.複数になったのです 友達に声をかけていますね
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imagina hacer eso con un palo de madera con un gancho al final, haciendo cualquiera de esas cosas.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imaginați-vă făcând asta cu un băț și-un cârlig în capăt, încercând oricare din aceste mișcări.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imaginem fazer isto com um pau de madeira com um gancho no fim, fazer qualquer destas coisas.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imaginer faire la même chose avec un bâton et un crochet ; ou l'un des exercices précédents.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Immaginate, con un bastone di legno e un uncino in cima, di fare una qualunque di quelle cose.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.나무막대에 달린 갈고리로 이렇게 한다고 생각해 보십시오 우유를 떠먹는다거나 퍽을 주고 받는 일 말이죠.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Spróbujcie to zrobić hakiem na drewnianym patyku.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Stel je voor dat je dat moet doen met een houten stok met een haak erop of een van deze dingen.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Stellen Sie sich mal vor, das mit einem Holzstock mit Haken vorne dran zu tun, irgendeine der Bewegungen.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Представете си да можете да направите това с дървена пръчка с кука накрая, да направите което и да е от двете.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Представьте, если бы вам пришлось это проделывать деревяшкой с крюком на конце — любую из этих операций.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.דמיינו את עצמכם עושים את זה עם מקל מעץ ו-וו בקצה, עושים את אחד מאלו.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.تخيل القيام بذلك بعصا خشبية في نهايتها كلاب. للقيام بأحد هذه الأعمال.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.想像してみてください チャックはこれから特別なことをします
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.A doua zi, Ioan stătea iarăş cu doi din ucenicii lui.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Al día siguiente, de nuevo estaba Juan con dos de sus discípulos
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Dagen därefter stod Johannes åter där med två av sina lärjungar.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Dagen efter stod atter Johannes og to av hans disipler der,
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Den næste Dag stod Johannes der atter og to af hans Disciple.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Des andern Tages stand abermals Johannes und zwei seiner Jünger.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.De volgende morgen was Johannes op dezelfde plaats met twee van zijn discipelen.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Drugi dan je stal zopet Janez in dva izmed učencev njegovih;
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Druhého pak dne opět stál Jan, a z učedlníků jeho dva,
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Il giorno dopo Giovanni stava ancora là con due dei suoi discepol
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Keesokan harinya Yohanes ada di tempat itu lagi dengan dua pengikutnya
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.또 이튿날 요한이 자기 제자 중 두 사람과 함께 섰다가
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Le lendemain, Jean était encore là, avec deux de ses disciples;
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Nasledujúceho dňa zase stál Ján i z jeho učeníkov dvaja
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Nazajutrz zasię stał Jan i dwaj z uczniów jego.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Ngày mai, Giăng lại ở đó với hai môn đồ mình;
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Ngày_mai , Giăng lại ở đó với hai môn_đồ mình ;
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.No dia seguinte João estava outra vez ali, com dois dos seus discípulos
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Seuraavana päivänä Johannes taas seisoi siellä ja kaksi hänen opetuslapsistansa.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.snap ismét [ott] állt vala János és kettõ az õ tanítványai közül;
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Τη επαυριον παλιν ιστατο ο Ιωαννης και δυο εκ των μαθητων αυτου,
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.И като съгледа Исуса когато минаваше каза: Ето Божият Агнец!
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.На другой день опять стоял Иоанн и двое из учеников его.
Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi.Назавтра знов стояв Йоан і два з учеників його;