John ikisinin daha uzunu ve onların hepsinin en uzunu.John is the taller of the two, and the tallest of them all.
John ikisinin daha uzun olanıdır.John is the taller of the two.
Bu ikisinin çok daha iyisi.This is much the better of the two.
Bu, ikisinin daha faydalısıdır.This is the more useful of the two.
Kahve fincanlarından ikisinin varışta hasarlı olduğu keşfedildi.Two of the coffee cups were found to be damaged on arrival.
Öğrencilerin üçte ikisinin neden öğrenci toplantısına katılmadığını biliyor musunuz?Do you know the reason why two-thirds of the students did not attend the student meeting?
Bu ikisinin görüşü arasında büyük bir uçurum vardı.There was a great gap between the views of the two.
Arkadaşlarımdan bir ikisinin iki arabası var.Few of my friends have two cars.
İkisinin arasında dikkate değer farklılıklar var.There are noticeable differences between the two.
Kusura bakmayın ama, onların her ikisinin mantıklı amaçları var.With all due respect, I think they both had valid points.
İkisinin arasında oldukça güçlü bir anlaşmazlık olduğu açıktır.It's clear that there's a rather strong disagreement between the two.
Bu ikisinin çok az ortak yanı var.These two have very little in common.
İkisinin arası.Neither the one nor the other.
Muzlardan ikisinin kabuğunu soy.Peel two of the bananas.
Onların ikisinin arasında, Ken daha uzundur.Between the two of them, Ken is taller.
Ben bu ikisinin arasında seçim yapmak zorundayım.I have to choose between these two.
Ben ikisinin arasında seçim yapmak zorundayım.I have to choose between the two.
Onların ikisinin ne yaptığını göremiyorum ama onlar çok gürültü yapıyor.I can't see what the two of them are doing, but they are making a lot of noise.
Biz bu topların her ikisinin de aynı ağırlıkta olduğunu söyleyebiliriz.We could say that both of those balls are the same weight.
Siz bu topların her ikisinin de aynı ağırlıkta olduğunu söyleyebilirsiniz.You could say that both of those balls are the same weight.
Sadece ikisinin de mutlu olmasını istiyorum.I just want them both to be happy.
Her ikisinin de birlikte vakit geçirmek istediği açık.It's clear they both want to spend time together.
Onların her ikisinin de mutlu olduklarını biliyorum.I know they're both happy.
Tom ve Mary her ikisinin de yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
Tom ve Mary her ikisinin de kafası karışmış.Tom and Mary were both confused.
Onların her ikisinin de meşgul olduğunu biliyorum.I know they're both busy.
Aşk iki kişinin oynayabileceği ve her ikisinin de kazanacağı bir oyun.Love is a game that two can play and both win.
Tom ve Mary ikisinin de içme sorunları var.Tom and Mary both have drinking problems.
Tom her ikisinin de gitmelerini istedi.Tom wanted both of them to leave.
İkisinin de buraya 3 kilometreden az mesafede çiftlikleri var.They both have farms less than three kilometers from here.
Bu sabah yediğim yumurtaların her ikisinin de iki sarısı vardı.The eggs I ate this morning both had two yolks.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de öldüğünü duydum.Tom and Mary are both dead.
Hem Dan hem de Linda ikisinin de büyüdüğü Londra'da yaşıyor.Dan and Linda live in London where they both grew up.
Tom ve Mary hâlâ onların ikisinin de büyüdüğü Boston'da yaşıyorlar.Tom and Mary still live in Boston where they both grew up.
Arka koltuktaki yolcularının her ikisinin de boyun yaralanması vardı.Both of the passengers in the back seat had neck injuries.
O ikisinin arasında ne geçtiğini bilmiyorum.I do not know what is going on between them.
Maalesef onların her ikisininde kötü bir ünü var.I am afraid they both have a bad reputation.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de köpeği var.Tom and Mary both have dogs.
Tom ve Mary'nin ikisinin de koyu renk saçları var.Tom and Mary both have dark hair.
O ikisinin bir kızı var.Those two have a daughter.
İkisinin de bir işi yoktu.Neither of them had a job.
Her ikisinin de sırları var.Both of them have secrets.
Onların ikisinin de takımımızda olmalarından mutluyum.I'm glad they're both on our team.
Tom ve Mary'nin ikisinin de Kanadalı eşleri var.Tom and Mary both have Canadian spouses.
Tom ve Mary'nin ikisinin de acelesi var.Tom and Mary are both in a hurry.
O ikisinin daha akıllısı.He's the cleverer of the two.
Tom ve Mary'nin ikisininde güvende olduğunu düşünüyorum.I think Tom and Mary are both safe.
Tom ve Mary'nin ikisinin de okuldan çıktığını duydum.I hear Tom and Mary have both quit school.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de otuzun üzerinde olduğunu düşünmüştüm.I thought Tom and Mary were both over thirty.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de Harvard'a gittiklerini sanıyordum.I thought Tom and Mary were both going to Harvard.
Bence Tom ve Mary'nin her ikisinin de geçinmesi zor.I think Tom and Mary are both difficult to get along with.
Sanırım Tom'un ve Mary'nin her ikisinin de kafası karışık.I think Tom and Mary are both confused.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de hapiste vakit geçirdiklerini biliyorum.I know that Tom and Mary have both spent time in prison.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de bunu hiç yapmadıklarını biliyorum.I know that Tom and Mary have both never done that.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de bunu yapmayı bitirdiklerini biliyorum.I know that Tom and Mary have both finished doing that.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de yaralandığını biliyorum.I know that Tom and Mary have both been injured.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de tutuklandığını biliyorum.I know that Tom and Mary have both been arrested.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de bekar olduğunu biliyorum.I know that Tom and Mary are both single.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de emekli olduğunu biliyorum.I know that Tom and Mary are both retired.
Tom ve Mary'nin ikisinin de yalnız olduğunu biliyorum.I know that Tom and Mary are both lonely.