Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Pero ustedes dos tuvieron hijos únicos.
Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Tapi kalian berdua hanya punya satu anak saja.
Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Tapi kalian berdua hanya punya satu anak saja.
Ama ikinizin de birer oğlu oldu.- Но вие имате само синове.
Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Но у вас родились только сыновья.
Ama ikinizin de birer oğlu oldu.لكن أنتما الإثنان كان عندكم فقط أولاد
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Aber ihr zwei! Ihr seid immer beschäftigt und besucht mich nicht mehr!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Dar ce-i cu voi? Mereu sunteti ocupate si eu raman singura.
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Maar wat is dat met jullie jongens altijd druk en mij alleen laten!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Mais, qu'est-ce qu'il vous arrive les filles ? Vous êtes toujours occupées et vous me laissez toute seule !
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Ma, voi due siete sempre occupate e mi lasciate sempre sola!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Men, hur är det att ni alltid är upptagna år lämnar mig ensam!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Nhưng còn việc các cậu luôn bận rộn và bỏ mặc mình thì sao!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Tapi kalian selalu sibuk dan meninggalkanku sendiri.
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Αλλά, τι γίνεται και είστε πάντα απασχολημένες και με παρατάτε μόνη μου!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?А как на счет того, ребята, что вы всегда заняты и оставили меня совсем одну!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?و لكن, ماذا عنكم دائما مشغولون و تتركوني وحيدة
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?今度はホントに駄目だって
Ben Fumiko'dan hoşlandım. Hirata da, ikinizi evli olarak görmek istiyor.Elle me plaît bien, et M. Hirata le souhaite aussi.
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Ako vysoká schooler vydávať!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Como pode um colegial casar!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Cum poate un licean casatori!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Hogyan lehet egy magas schooler házasodni!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Hvordan kan en høj schooler blive gift!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Jak vysoká schooler vdávat!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Jak wysoki schooler wziąć ślub!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Kuinka suuri Schooler naimisiin!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Làm sao mà học sinh trung học như cháu có thể kết hôn được!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Tu as grandi, tu es une vraie femme maintenant.
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Vsakdo lahko več kot 15 poročiti z svojih staršev soglasja.
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Wie kann eine hohe schooler heiraten!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Πώς μπορεί ένα υψηλό schooler παντρευτούν!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Всеки над 15 може да се ожени с съгласието на техните родители.
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.Як старшокласника одружитися!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.איך יכול להתחתן תלמיד תיכון!
Çocuklarımızı evlendirmek için. Ama ikinizin de birer oğlu oldu.كيف طلاب ثانوية عامة يتزوّجان!
Dae Han Grup'un hatırı için... ...ikinizin de çok çalıştığını biliyorum. Bunu iyi biliyorum.Je sais à quel point ton père et toi avez travaillé dur pour le groupe Daehan.
Dae Han Grup'un hatırı için... ...ikinizin de çok çalıştığını biliyorum. Bunu iyi biliyorum.Tudom jól, hogy te és az apád milyen keményen dolgoztatok a Daehan Csoportért.
Dae Han Grup'un hatırı için... ...ikinizin de çok çalıştığını biliyorum.Για χάρη του Ντάε Χαν Γκρουπ, ξέρω ότι και οι δυο σας δουλέψατε σκληρά.
Dae Han Grup'un hatırı için... ...ikinizin de çok çalıştığını biliyorum.من اجل مصلحة مجموعة داي هان اعلم ان كلاكما عمل بجد
Evet, günün sonuna geldik sayılır. İkinizi odama davet etsem, nasıl olur?Hát, most hogy mindjárt vége a napnak, indokolt feltennem a kérdést, hogy mindketten feljönnek-e a szobámba?
Evet, günün sonuna geldik sayılır. İkinizi odama davet etsem, nasıl olur?Nu de dag bijna voorbij is, is het redelijk om jullie te vragen mee naar mijn kamer te gaan?
Fakat, sırf ikinizin yüzünden. İçine sıçtım.Mais à cause de vous deux, j'ai merdé.
Fakat, sırf ikinizin yüzünden. İçine sıçtım. Nasıl oluyor da senin kötü oyunculuğun bizim suçumuz oluyor.Aber, wegens euch habe ich es vermazzelt. wie kann es unseren schuldt sein das du nicht Schauspielen kann.
Fakat, sırf ikinizin yüzünden. İçine sıçtım.Но из-за вас я её упустил.
Fakat, sırf ikinizin yüzünden. İçine sıçtım.なんで演技下手があたしたちのせい?
Fakat, sırf ikinizin yüzünden.Ma, a causa vostra.
Fakat, sırf ikinizin yüzünden.Αλλά εξ'αιτίας σας.
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni a dit qu'elle vous avait suivis et qu'elle avait tout vu de ses propres yeux !
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni a spus ca v-a urmarit pe doi si a vazut totul cu ochii ei!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha ni ha detto che vi ha seguito e che ha visto tutto con i suoi propri occhi!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni mówiła, że szła za wami i wszystko widziała!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni nói đã đi theo hai cậu và tận mắt thấy mọi việc!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni sa att hon följde efter er två och såg allting med sina egna ögon!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni sagte, dass sie dir gefolgt ist und euch mit ihren eigenen Augen zusammen gesehen hat!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni zei, dat ze jullie twee gevolgd had en zag alles met haar eigen ogen
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Kata Ha Ni, dia mengikuti kalian berdua dan melihat semuanya dengan matanya sendiri!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Η Χα Νι είπε, πως σας ακολούθησε και τα είδε όλα με τα ίδια της τα μάτια!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ха Ни сказала, что проследила за вами и все своими собственными глазами видела!
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!هانيا قالت بأنها لحقت بك ورات كل شيء بعينيها!