Siz ikinizin iyi vakit geçirdiğini görüyorum.I see the two of you are having a good time.
Ben sizin ikinizi eve götürmek için arabama alabilir miyim?Can I give you two a lift home?
Tom bana ikinizin öpüştüğünü gördüğünü söyledi.Tom told me he saw you two kissing.
İkinizi büromda görmek istiyorum. Hemen.I want to see you two in my office. Now.
Siz ikinizin ortak bir şeyi yok.You two have nothing in common.
İkinizi dışarıda görebilir miyim?Can I see you two outside?
İkinizin büyük bir dövüş yaptığını duydum.I heard you two had a big fight.
İkinizi de sevdiğimi biliyorsunuz.You know I love you both.
Ben siz ikinizin iyi arkadaş olacağını düşünüyorum.I think you two are going to become good friends.
İkinizin de dövüşmekten vazgeçmesini istiyorum.I want you both to stop fighting.
Her ikinizi de ofisimde görmek istiyorum.I want to see you both in my office.
Siz ikinizin evlenmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think you two should get married.
Siz ikinizin sonunda dövüşmeyi bıraktığınızı gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see you two have finally quit fighting.
İkinizin geçindiğini gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see the two of you are getting along.
Siz ikinizin neyi var?What's up with you two?
Siz ikinizin konuşma zamanı geldi de geçiyor.It's time you two talked.
İkinizin tanışık olmasına inanmıyorum.I don't believe you two are acquainted.
İkinizi tanıştıracağım.I'll let you two get acquainted.
Ben ikinizin de ayrılmasını isteyeceğim.I'm going to ask you both to leave.
Tom ikinizin çok ortak şeyi olduğunu söylüyor.Tom says the two of you have a lot in common.
Siz ikinizin ayrı banka hesapları var mı?Do you two have separate bank accounts?
İkinizin aynı isme sahip olması ilginç.It's interesting that both of you have the same name.
Her ikinizin de bizi tanıdığına inanıyorum.I believe you both know us.
Her ikinizin de onları tanıdığına inanıyorum.I believe you both know them.
Her ikinizin de beni tanıdığına inanıyorum.I believe you both know me.
Her ikinizin de onu tanıdığına inanıyorum.I believe you both know him.
Siz ikinizin sorunu ne?What's wrong with you two?
Siz ikinizi ne kavuşturdu?What brought you two together?
Belki her ikinizi de daha sonra göreceğiz.Perhaps we'll see you both later.
İkinizin de haklı olduğunuzu düşünüyorum.I think you're both right.
Siz ikinizin birbirinizi tanıdığınızı düşündüm.I thought you two knew each other.
Bir gün ikinizi tanıştıracağım.One day, I'll introduce you two.
İkinizi de tüm kalbimle seviyorum.I love both of you with all my heart.
Siz ikinizin çok ortak özelliği var.You two have a lot in common.
İkinizin de oldukça yakışıklı olduğunuza inanıyorum.I believe that both of you are pretty handsome.
Siz ikinizin artık çıktığınızı duydum. Bu doğru mu?I heard you two are going out now. Is it true?
Sizin ikinizi birlikte bulacağımı biliyordum.I knew I'd find the two of you together.
Ortada ikinizin çıktığına dair dolaşan bir söylenti var.There's a rumor going around that you two are dating.
Ortada ikinizin çıktığına dair bir söylenti dolaştığını biliyor muydun?Did you know that there's a rumor going around that you two are dating?
Siz ikinizi birbirinize tanıtayım.Let me introduce you two to each other.
İkinizi de görmek istiyorum.I want to see both of you.
İkinizin de bunu yapması gerekiyor.You both need to do that.
Siz ikinizi bunu bizimle yapmak ister misiniz?Would you two like to do that with us?
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Qaiyum said that "both of them were depressing results."
Siz ikinizi alt etmek için onlara ihtiyacım yok.I don't need them to handle you two.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.We know you two had a huge fight the night before the murder.
İkinizin arkamdan konuştuğunu sandım.No, I thought you two were talking behind my back.
Sadece ikinizin birlikte yaşaması?Just the two of you living together?
İkinizin kadar içki yüzden yatmaya gidiyorum.I'm going to bed so you two drink up.
Şimdi ikinizin de iki cümle kadar hakkı var -- toparlamanız için 30 saniyeniz var.So each of you has really just a couple sentences -- 30 seconds each to sum up.
İkinizi de tebrik ediyorum.I congratulate both of you.
Hapşırırak ikinizide çıkartmalı mıyım?Should I get both of you out while sneezing?
Fakat, sırf ikinizin yüzünden.But, because of you two.
İkinizin de... [üst üste konuşma]-- actually, I need to have you both (inaudible).\ (CROSSTALK)\
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?But, what about you guys always being busy and leaving me alone!
İkinizin birbiriyle zaten tanışık olduğunuzu duydum.I heard that you two already knew each other.
İkinizin bu kötü karakterleri birlikte müthiş uyumlu!You and your nasty personalities look perfect together!
Ama şimdi ikinizi de bırakmak zorundayım ! üzgünüm...Now I can't be with both of you. I'm sorry... I'm sorry...
İkinizin beyin seviyesi Oh Ha Ni ile aynıydıThe two who have the same level of brains as Oh Ha Ni,
Ha Ni ikinizi takip etmiş ve kendi gözleriyle gördüğünü söyledi!Ha Ni said, she followed you two and saw everything with her own eyes!