İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Det andra är att de tillskriver en väldigt hög status till lärarens yrke.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Drugo je, da je učiteljski poklic zelo visoko cenjen.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Druhá věc je to, jak vysokou vážnost přisuzují učitelské profesi.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.În al doilea rînd, acordă un statut înalt profesiei de cadru didactic.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Kedua, mereka memberikan status yang sangat elit untuk profesi mengajar.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.두번째는 그들은 가르치는 직업을 굉장히 높게 평가합니다.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.La seconde est qu'ils attribuent un statut très élevé à la profession d'enseignant.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Lo segundo, es que le atribuyen un estatus muy alto a la profesión docente.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Po drugie: przypisują wielką wagę zawodowi nauczyciela.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Ten tweede: ze geven een hoge status aan het onderwijs als vak.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Thứ hai là các hệ thống này trao cho nghề dạy học một vị thế rất cao.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Una seconda è che si attribuisce uno status molto alto alla professione di insegnante.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Zweitens: Sie schreiben dem Lehrerberuf einen sehr hohen Status zu.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Το δεύτερο είναι ότι αποδίδουν πολύ υψηλή θέση στο επάγγελμα του δασκάλου.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Во-вторых, они очень большое значение придают профессии учителя.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.Второто е, че дават висок авторитет на учителската професия.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.По-друге, вони наділяють викладацьку професію надзвичайно високим статусом.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.שנית, הם מייחסים מעמד גבוה מאוד למקצוע ההוראה.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.والثانية أنهم يعطون مكانة عالية جدا لمهنيي التعليم.
İkincisi de öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü veriyorlar.とても高いということ 優れた人を教師にし 絶えず彼らを支え
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.A druhá vec bolo samotné skúšanie prísť na to, ako cez tú cestu prejsť.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.A másik dolog az volt, hogy rájöjjek, hogyan menjek át az úton.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Cel de-al doilea era să încerc efectiv să mă descurc să trec strada aceea.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Dan yang kedua adalah mencoba mencari tahu bagaimana cara menyeberang jalan.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Drugą przeszkodą było samo przejście przez ulicę.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.E o segundo era tentar descobrir como atravessar aquela rua.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Et le second était de trouver comment traverser réellement cette rue.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Het tweede was proberen te achterhalen hoe ik de straat kon oversteken.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Il secondo invece era cercare di capire come attraversare quella strada.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.두번째는, 실제로 길을 건너는 방법을 익히는 거였어요.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Og den anden var faktisk at prøve at finde ud af hvordan jeg skulle gå over gaden.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Und das zweite war herauszufinden, wie ich diese Strasse überqueren könnte.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Và việc thứ hai là thật sự cố gắng tìm ra cách để băng qua đường.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Y el otro era que trataba de entender cómo se cruzaba la calle.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Και το δεύτερο ήταν να αποφασίσω πως θα διασχίσω το δρόμο.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.Вторым была попытка в принципе понять, как можно переходить эту улицу.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.И второто нещо беше всъшност да се опитам да си представя как да пресеча улицата.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.І друга - я насправді намагалася з'ясувати, як переходити вулицю.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.והשני היה לנסות למצוא דרך לחצות את הרחוב.
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.والعائق الآخر هو معرفة كيف أعبر الطريق
İkincisi de sokağın karşısına nasıl geçileceğini bulmaktı.信号を渡ればいいかを理解することでした。 そこで、あるご老人が私のもとに来て、
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Al doilea este că problemele pot fi rezolvate.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.A második, hogy a problémák megoldhatóak.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Das zweite: Probleme sind lösbar.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Druga: problemy można rozwiązać.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Druhým je, že problémy sú riešiteľné.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Het tweede is dat problemen zijn op te lossen.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Il secondo è che i problemi sono risolvibili.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.둘째는 문제들은 풀 수 있다는 것.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Le second c'est que les problèmes peuvent être résolus.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.O segundo é que os problemas têm solução.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Thứ hai là rủi ro đều có thể giải quyết được.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Η δεύτερη είναι ότι τα προβλήματα λύνονται.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Вторият е, че проблемите са разрешими.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.Второе - проблемы разрешимы.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.השני הוא שבעיות הן פתירות.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.والثانية أن المشاكل يمكن حلها.
İkincisi de sorunların çözülebilir olduğu.さて SETIプロジェクトの正否は何によって決まるのでしょうか
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››A második pedig hasonlatos ehhez: Szeresd felebarátodat, mint magadat. Nincs más ezeknél nagyobb parancsolat.
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Därnäst kommer detta: 'Du skall älska din nästa såsom dig själv.' Intet annat bud är större än dessa.»