Bu sefer elimizde 7/15 artı -- ikincisini farklı renkte yazacağım-- 2/9 var.Tady máme 7/15 -- zapíšu druhý zlomek jinou barvou + 2/9.
Bu sefer elimizde 7/15 artı -- ikincisini farklı renkte yazacağım-- 2/9 var.Van itt tehát 7/15 -- a másodikat külön színnel írom -- plusz 2/9.
Bu sefer elimizde 7/15 artı -- ikincisini farklı renkte yazacağım-- 2/9 var.Тук имаме 7/15 -- ще напиша другата дроб в друг цвят -- + 2/9
Çok kötü ile çok iyi arasında değişen bir skalada, nasıl hissediyorsunuz? İkincisi, bir aktivite sorusu:Ako sa cítite na škále od "veľmi zle po veľmi dobre?" Druhou je otázka o činnosti:
Çok kötü ile çok iyi arasında değişen bir skalada, nasıl hissediyorsunuz? İkincisi, bir aktivite sorusu:Πώς νιώθετε, σε κλίμακα από πολύ άσχημα μέχρι πολύ καλά; Δεύτερη είναι μια ερώτηση δραστηριότητας:
Diyorlar ki, ikincisi daha iyi olurmuş.Мы делаем странные вещи!
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.De exemplu, puteți vedea că aici vulpile sunt în vârful acestui
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.Jeśli jeden gatunek wskazuje na drugi, to znaczy, że pierwszy jest pokarmem dla drugiego.
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.Kadar puščica kaže od ene skupine k drugi, to pomeni, da je prva skupina hrana za drugo skupino.
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.loài nào sẽ ăn thịt loài nào. Nếu 1 loài chỉ tới loài khác, nó nghĩa là
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.Se un gruppo punta ad un altro, significa che il primo viene mangiato dal secondo.
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.Si un grupo de especies apunta a otro, eso significa que el primero es alimento para el segundo.
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.Αν μια ομάδα ειδών προσανατολίζεται προς μια άλλη, αυτό σημαίνει πως η πρώτη αποτελεί τροφή για τη δεύτερη.
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.Ако от едната група стрелката сочи към друга това означава, че първата е храна за втората.
Eğer bir grup canlı türü bir diğerini gösteriyorsa, birincisi ikincisi için yemektir.فاذا توجه السهم من مجموعة احياء الى أخرى فهذا يعني أن الاولى هي غذاء للثانية
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Als het laatste, was het minder waarschijnlijk.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Če slednje, da je manj verjetno.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Dans ce dernier cas, il est moins probable.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Ha az utóbbi, kevésbé volt valószínű.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Hvis det sidste, var det mindre sandsynligt.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.În cazul în care acesta din urmă, a fost mai puţin probabil.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.In quest'ultimo caso, si è meno probabile.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Jeśli to drugie, to mniej prawdopodobne.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Jika yang terakhir, hal itu mungkin.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Jos jälkimmäinen, se oli epätodennäköisempää.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.후자의 경우에는 덜 가능성이되었습니다.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Nếu sau này, đó là ít có khả năng.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Om det senare, var det mindre troligt.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Trifft Letzteres zu, war es weniger wahrscheinlich.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.V druhém případě to bylo méně pravděpodobné.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.V druhom prípade to bolo menej pravdepodobné.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Εάν η τελευταία, ήταν λιγότερο πιθανό.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.Ако последното, че е малко вероятно.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.В останньому випадку, це було менш імовірно.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.В последнем случае, это было менее вероятно.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.אם תיבחר האפשרות השנייה, זה היה פחות סביר.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.إذا كان هذا الأخير ، كان أقل احتمالا.
Eğer ikincisi ise, bunu yapmayacaktır.この質問の問題は、依存の
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Als u het tweede wilt doen, is hier een mogelijke aanpak:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Die zweite Möglichkeit wäre folgende:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Hvis du vælger den anden mulighed, er dette en måde:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Jeśli wybierzesz to drugie, oto sposób:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Om du väljer det andra alternativet, är det här ett sätt:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Se optar por fazer a segunda opção, aqui está uma forma:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Se scegli il secondo metodo, puoi fare così:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Si decide utilizar el segundo, ésta es una forma:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Si vous choisissez la seconde option, voici une façon de procéder & #160;:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:В последнем случае:
Eğer ikincisini seçerseniz bunu şöyle yapabilirsiniz:Якщо ви оберете другий спосіб, ось один із шляхів його реалізації:
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Ako bi namreč ona prva zaveza bila brez pogreška, ne bi se iskalo mesto drugi.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Andaikata tidak ada kekurangan pada perjanjian yang pertama, maka tidak perlu diadakan perjanjian yang kedua
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Bo gdyby ono pierwsze było bez przygany, tedyćby wtóremu nie szukano miejsca.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Denn so jenes, das erste, untadelig gewesen wäre, würde nicht Raum zu einem andern gesucht.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.For hadde hin første vært ulastelig, da var det ikke søkt rum for en annen;
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.저 첫 언약이 무흠하였더면 둘째 것을 요구할 일이 없었으려니와
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Lebo ak by tamtá prvá bola bývala bezúhonná, nehľadalo by sa miesto druhej.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Mert ha az az elsõ kifogástalan volt volna, nem kerestetett volna hely a másodiknak.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Nebo kdyby ona první byla bez úhony, nebylo by hledáno místa druhé.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Pois, se aquele primeiro fora sem defeito, nunca se teria buscado lugar para o segundo.
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.Porque si el primer pacto hubiera sido sin defecto, no se habría procurado lugar para un segundo