İkincisi, "Tüm kuğular beyazdır." gibi, bir şeyin tüm durumlarını kategorize eden ifadelerdir.Другий тип тверджень категоризує усі поодинокі випадки чогось, наприклад, 'всі лебеді білі'.
Sonraki sene de Şampiyonlar Ligi ikincisi oldular.Наступного року на цих же змаганнях стала другою.
İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan Velâyet te onun içine dâhildir.Vypráví se v něm o dobrodružství čtyř hrdinů (dvou dvojčatech).
İkincisi ise Jean-Jacques Rousseau'ydu.Hlavní postavou je Jean-Jacques Rousseau.
İkincisi, ışık hızının her gözlemci için aynı olduğu kuralıdır.Druhým byl princip, že rychlost světla je stejná pro všechny pozorovatele.
İkincisi, özel yetiştirici olarak barındırmak.Profesně se uvádí jako soukromý zemědělec.
Ben beş çocuktan ikincisiyim.Byla druhá z pěti dětí.
İkincisi ise yollardaki kırmızı çizgileri takip ederek yürümek.Na obou koncích na ni navazují další červeně značené trasy.
İkincisi ise Refika Hanım'dır.Tento článek je o uherské královně.
İkincisi batini, içinden geçeni ve istekleri bırakmayı içerir.Následná dvojice poté naopak hadici odpojuje, smotává a odnáší do cíle.
Birinci bölüm 25 Ağustos 2015'te ve ikincisi 16 Şubat 2016'da yayınlandı.Část první byla vydána 25. srpna 2015, a Část druhá byla vydána 16. února 2016.
530.2 karatlık en büyüğüne Afrika yıldızı, 317 karatlık ikincisine ise Cullinan 2 adları verildi.Největší z nich, Star of Africa (Cullinan I) váží 530,2 karátů.
İkincisi dang şoku sendromudur ve tehlikeli derecede düşük tansiyona neden olur.Druhou formou je šokový syndrom dengue, který je příčinou nebezpečně nízkého krevního tlaku.
İkincisi "Geography" coğrafya olarak bilinir.První z nich můžeme nazvat geografický.
İlk oyun iki, ikincisi ise üç ödül aldı.První jmenovaný získal dvě ceny, druhý jednu.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.V té době také neurověda začíná pronikat do psychologie.
Uzun süre lig yarışının içinde olup, lig ikincisi oldular.V Plzni zažil doby v nejvyšší soutěži i druhé lize.
İkincisi kendi dışındaki alanlardan farklı olmalıdır.Západní část se liší od jeho ostatních částí.
İlki 1899 yılında, ikincisi de 1907 yılında gerçekleşmiştir.Poprvé v létě roku 1899 a dále pak v roce 1903.
İkincisi, Orta Çin'dir; burası, "Xıtay" adını alır.Šen Ťün je čínské jméno, v němž Šen je příjmení.
İkincisi Hırvatistan'dır.Třetí zůstával Hirvonen.
Birinci sayının birler basamağının sayı değeri 3, ikincisininki 4'tür.V prvním příkladu je délka kódového omezení 3, ve druhém 4.
İkincisi vaka ise Phillips Electronics işbirliğiyle oluşturulmuştu.Nakonec se rozhodl nastoupit do firmy Philips Electronics.
İkincisi ise G2/M geçiş noktası adı verilen ve mitoza girişi düzenleyen kontrol noktasıdır.Druhý kontrolní bod se nachází na konci G2 fáze a bezprostředně rozhoduje o vstupu do M fáze (mitózy).
Bu kriterlerden birincisi amaçların ölçülebilmesi ve ikincisi başarıya ulaşma ihtimali oranıdır.V prvním případě je kvantita možného výsledku upřednostňována před kvalitou, v druhém je to naopak.
Birinci cilt akli ilimlere, ikincisi dini ilimlere aittir.Teologický spis, pojednávající v první části o víře, ve druhé o dobrých skutcích.
Sadece 1 adet üretilmiş, ikincisi ise bitirilememiş ve hangara kaldırılmıştır.Postaven byl pouze jeden prototyp a druhý nebyl dokončen před zrušením vývoje.
Yine aynı sene dünya ikincisi oldu.Také se znovu stal světovou jedničkou.
İlki 2007 yılında, ikincisi 2009'da düzenlenmiştir.1 ukočil svůj provoz v roce 2007 a 2. na Silvestra v roce 2009.
Birincisi yükletene verilir, ikincisi mallara eşlik eder, üçüncüsü de taşımacıda kalır.První jej nabyde, druhá jej udržuje a třetí generaci dojde.
İkincisi, bir iki enjeksiyon (iğne) ile işe yaramalıdır.În al doilea rând, acesta va funcționa după una sau două injecții (doze administrate).
Ayrıca 2008 FIFA Dünya'da Yılın Oyuncusu Ödülü ikincisi olup, 678 puan topladı.El a fost numit în 2008 Jucătorul anului cu 678 de puncte.
İkincisi ise Jean-Jacques Rousseau'ydu.A fost unul din discipolii lui Jean-Jacques Rousseau.
Endülüs'te, ibn Hazm ve Ebu İshak Yahudi karşıtı yazılarında bu suçlamalardan ikincisine yoğunlaşmıştır.În Spania Maură, ibn Hazm și Abu Ishaq și-au concentrat scrierile lor antievreiești pe această afirmație.
Onun yerine turnuvaya grup ikincisi Danimarka çağrıldı.Formația se afla în acel moment într-un turneu în Danemarca.
Bunlardan ilki demokrasi, ikincisi ise merkeziyetçilik yönüdür.Prima a fost democratizarea, iar cea de-a doua a fost secularismul sistemului educațional.
Yıldız takım İstanbul ikincisi ve Türkiye dördüncüsü oldu.Astfel, Danemarca va deveni pentru a patra oară țară organizatoare, iar Norvegia pentru a doua oară.
Birincisi dünya ikincisi ahiret saltanatıdır.Al doilea principiu al politicii UE este cel al proporționalității.
İkincisi, kavramların otomatik yapılmasıdır.Atunci, planele sunt perpendiculare.
Her grubun birincisi ve ikincisi yarı finale kalacaktır.Primul și al doilea caz se aplică pentru fiecare jumătate de cer rămasă.
Birinci uçma zamanı Nisan, ikincisi Temmuz, üçüncüsü ise Sonbaharda yapar.Prima parte a jocului se desfășoară iarna, a doua parte primăvara, iar în finalul jocului toamna.
İlk koyulan yumurta ikincisinden oldukça küçüktür.La ponta a doua numărul de ouă este mai mic.
İkincisi ise Türkiye'de üç numaraya kadar yükseldi.În Irlanda a urcat tot până pe locul 2.
X-Men film serisinin ikincisi olan filmin yönetmenliğini Bryan Singer yapmıştır.Regizat de Bryan Singer, este al doilea film din seria X-Men (serie de filme).
Sezon içinde 27 maçta 11 gol kaydetti ve takımının lig ikincisi olmasında büyük katkı sağladı.În toamnă a marcat 11 goluri și a ajutat mult echipa în La Liga.
Şehu, Enver Hoca'nın sağ eli ve Arnavutluğun en önemli ikincisi kişi olarak biliniyordu.Shehu a fost omul de încredere al lui Enver Hodja și al doilea cel mai puternic om din statul albanez.
İlk kategori değişime kapalıdır, ikincisi ise değişir.Prima sesiune de jam a fost puțin dezamăgitoare, dar cea de-a doua a schimbat totul.
Kendisi dört çocuğun ikincisidir.Ea este unul dintre cei patru copii.
Aynı yıl DFB-Pokal ikincisi oldular.În acest an, a reușit, de asemenea, să dețină de 2 ori centura WWF.
Eğer ikincisini seçersen hemen antrenmanları durduracağız çünkü kimse bunun önüne geçemez.Ha az utóbbit választod, azonnal befejezzük az edzést, mert már senki sem képes megállítani téged.
İkincisi ise nötron kaynağıdır.A második a nanotechnológia.
İkincisi de yapıcı bir düşünceyi ispat etmektir.Néhány szó a kreativitásról.
Ben beş çocuktan ikincisiyim.Öt fiúgyerek közül a harmadik.
Ailenin beş çocuğundan ikincisiydi ve en büyük kız çocuğuydu.Öten voltak testvérek, ő volt a második legidősebb közülük.
İkincisi ise Jean-Jacques Rousseau'ydu.Jean-Jacques Rousseau gondolkodására is hatott.
Mübarek Aylar'ın ikincisidir.Az évezred második legnagyobb nyereménye.
İkincisi ise kulenin hemen önüne düştü ama ağır hasar veremedi.Eközben valahogy beleesett egy kútba, de nem sérült meg.
Çeyrek finalde, o senenin ikincisi Çekoslovakya ile oynadılar.A másik ágon Csehszlovákia játszott Németországgal.
Diğer iki grup ikincisi ise play-off oynamıştır.A másik kettő ellen a hívó egyedül játszik.
İkincisi, diğer kayıtları imzalamak için kullanılan bölge imzalama anahtarları (ZSK) vardır.A második fajta a Zone Signing Key (ZSK, zóna-aláíró kulcs), amivel az egyes rekordokat írják alá.