İkili yakalanmadan oradan uzaklaşırlar.Oba sta se začela oddaljevati od zasledovalcev.
İkili, orada kaçak içki içerler ve birbirleri hakkında daha fazla şey öğrenirler.Med pogovorom obe spijeta precej alkohola in se pogovarjata o starih časih.
Saat 11.00 sıralarında ikili okulu basar.Miškin ob dveh popoldne bruha v avli Filozofske fakultete.
Önce Sidney Billy'yi kandırır fakat olay ortaya çıkınca ikili mecburen yarışmaya katılmak zorunda olur.Hardy je sprva tekmoval v enojcu, nato pa je to disciplino opustil in se posvetil dvojnemu dvojcu.
Fakat ikili bunu her seferinde yalanlamıştır.Vseeno pa je vedno znova odklonil ločitev.
Lizin kalıntıları tekli, ikili ve üçlü metile olabilirler.V organskih spojinah so lahko to vezi enojne, dvojne ali trojne.
Ayrıca bu ikili 1412 normal sezon maçı oynayarak bir rekora imza attılar.Jie kartu žaidė 1 412 reguliaraus sezono rungtynes.
İkilinin üyeleri Valters Fridenbergs ve Karlis Bumeisters'tir.Dueto nariai – Valters Frīdenbergs ir Kārlis Būmeisters.
İkili bir evi paylaşıyorlardı.Pastatyta daug dviaukščių namų.
"I Got You Babe", Amerikalı ikili Sonny & Cher'in 1965'te bir numara olan şarkısı.„I Got You Babe“ – 1965 m. išleistas amerikiečių pop dueto Sonny & Cher hitas.
Böylece ikilik hâsıl oldu.Taip jis tapo dvikalbis.
De Spelbrekers (Theo Rekkers (1923-2012) ve Huug Kok (1918-2011)) Hollandalı pop müzik ikilisi.Duetą sudarė Theo Rekkers (1923–2012) ir Huug Kok (1918–2011).
Örten ikililer %5 kesinlik ile galaksiler arası mesafeyi ölçmede yöntem sunarlar.Taigi buvo atrastas naujas metodas galaktikų nuotoliui matuoti 5 % tikslumu.
Böylece ikili kendilerine yeni müttefikler bulabilecekti.Abu priešininkai ieškojo sau sąjungininkų.
Divan şiirinin temeli beyit, yani ikili dizelerdir.Putino simbolistinei poezijai būdingi du bruožai.
İkili yapının, Batı Kulesi ve Doğu Kulesi, her birinde 28 kat vardır.Bažnyčia ir vakarų bokštas dvišlaičiu stogu.
Ana kahramanlar Dr. Gina Cross ve Dr. Colette Green isimli ikilidir.Pagrindinės veikėjos – Gordon’o Freeman’o kolegės Dr. Gina Cross ir Dr. Colette Green.
İkili yıldızın birincil bileşenidir.Antroji žvaigždės pusė plokščia.
Saray halkı bu ikilinin sevgili olduğuna dair dedikodular yaymışlardı.Žiniasklaida klaidingai paskelbė, kad jie maiše mylėjosi.
Çiftin koçluğunu Igor Shpilband, Marina Zoueva ikilisi yapmaktadır.Porą treniruoja Marina Zueva ir Igoris Špilbandas.
İkili 1989 yılında boşandı.1989 m. pora išsiskyrė.
Dregs'te çaldığı sırada grubun davulcusu Rod Morgenstein ile bir ikili çalışmaya imza attı.Tuo metu, kai Rudess’as priklausė Dixie Dregs, susiformavo duetas su būgnininku Rod Morgenstein.
Ziyaret, iki ülke arasındaki ikili ticareti artırmaya odaklandı.Renginys buvo skirtas reklamuoti turizmą tarp šių dviejų šalių.
Dave ikilinin performansını çok beğenmişti.Džimas Levis labai mėgo šios kompanijos žaidimus.
Senfonik Konçerto (İkili Orkestra için), 1963.Koncertas valtornai ir orkestrui (1963 m.)
Nicole & Hugo Belçikalı şarkıcı ikilisidir.Nicole & Hugo – popmuzikos duetas iš Belgijos.
Haftalarca ikili birbirlerine sandalyeyle saldırdılar.Laikinieji prezidentai keitė vienas kitą kas kelios dienos.
Böylece ikili bir iktidar yapısı ortaya çıktı.Tuo būdu susidarytas dvilyčių dievybių pasaulėvaizdis.
İkili birlikte bir dizi film yapmışlardı.Abu padarė po vieną šimtinę seriją.
Öreten ikililer tek bileşenlerindeki ışık değiştiği için değil tutuldukları için değişken yıldızlardır.Užtemdomosios dvinarės yra kintamosios žvaigždės, bet ne dėl narių šviesio kitimo, o dėl užtemimų.
İkili anlaşmaların bu ilk serisi kişilerin serbest dolaşımını içeriyordu.Apie šias dvi asmenybes susibūrė laisvamanių ratelis.
Ancak içkiyi bıraktıktan sonra tekrar geri dönen ikilinin hayatları eskisi gibi huzurlu olmayacaktır.Grasė ir dviejų vaikų ramus gyvenimas jau nebebus toks saugus.
İkili halen Los Angeles'ta yaşamaktadır.Pora gyvena Los Andžele.
Bu durum dalga-parçacık ikiliği olarak bilinen prensibi ortaya koyar.Tai sukuria principą, kuris dar žinomas kaip bangos ir dalelės dvilypumas.
Rusya ile ikili devlet sınır anlaşması imzalandı.Su Rusija pasirašyta dvišalė valstybės sienos sutartis.
İkili bir evi paylaşıyorlardı.See oli kahekorruseline maja.
Fakat ikili bunu her seferinde yalanlamıştır.Kuid minu pahavara pekstab seda iga kord.
Fame, İsveçli ikili.Fame on Rootsi kahemeheansambel.
Sistem olarak ikili ya da üçlü oynayabilirim.Mängu käigus võib teha kahe- ja kolmepunktiviskeid.
Temas ikili, bileşenleri Roche loblarını dolduran çift yıldızlardır.Kontakt-kaksiktähtedes täidavad mõlemad komponendid oma Roche'i pinnad.
O ve Dean Martin, Martin ve Lewis'in popüler komedi ikilisi olarak ortak oldular.Tema ja Jerry Lewis olid partnerid populaarses komöödiamängus "Martin ja Lewis".
Louis de Broglie herhangi bir parçacığın bu ikiliği sergilemesi gerektiği hipotezini sundu.Louis de Broglie laiendas selle käsitluse kõikidele osakestele.
Aleksandra & Konstantin, Beyaz Rus ikili.Aleksandra & Konstantin on Valgevene ansambel.
İkili bir seçim sistemi kurulmuştu.Valiti proportsionaalse valimissüsteemi järgi.
Horty’nin bu ikili tutumunu öğrenen Hitler, 1944’te Macaristan’ın işgal edilmesi emrini verdi.Saades teada Horthy kahepalgelisusest käskis Hitler 1944. aasta märtsis Saksa vägedel Ungari okupeerida.
İkili sgüçlü teknik elemanları ve sunum yönleriyle fiziksel olarak birbirlerine daha uyumluydu.Kontaktne rühm Rohkem kui kaks inimest üksteist füüsiliselt puudutamas, et masturbeerida.
İkili 2013 yılı sonlarında birlikteliklerine son verdiler.Paar lõpetas suhte 2007. aasta keskel.
Redman ile ikili olarak "Method Man & Redman" adıyla da çalışmalar yapmaktadırlar.Ta on räpiduo Method Man & Redman liige.
İkili ilk olarak "İşte Öyle Bir Şey" şarkısını besteledi.Laul ise algab taas sõnamänguga "Du ...
Benzer şekilde canavar ve yaşlı ikili de birtakım şeylerin şekle bürünmüş halidir.Kanntaim on kahekojalised, st isas- ja emasõied asuvad sama liigi eri taimedel.
Kısa süre sonra ikili, Ağustos 2007'deki Lollapalooza müzik festivaline davet edildi.2007. aasta augustis kutsuti nad esinema Ameerika muusikafestivalile "Lollapalooza".
İkili yaklaşık iki yıl birlikte yaşadılar.Paar oli koos olnud 42 aastat.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.파일% 1은( 는) 바이너리 파일이므로, 저장하면 잘못될 수 있습니다.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.%1はバイナリファイルなので、保存すると壊れてしまいます。
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.A( z)% 1 fájl bináris, ha ezt elmenti, adatvesztés lehet az eredmény.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.Datoteka% 1 je dvojiška, zato bo shranjevanje povzročilo okvaro datoteke.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.Die Datei %1 ist binär, das Speichern wird zu einer fehlerhaften Datei führen.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.El archivo %1 es binario, si lo guarda se generará un archivo dañado.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.Filen% 1 är en binärfil. Att spara den orsakar en förstörd fil.
% 1 ikili düzende (binary) bir dosya, - kaydetmeniz halinde hasar görebilir.Filen% 1 er en binær fil. At gemme den vil resultere i en ødelagt fil.