Nolan, İki-Yüz'ün yüzünün rahatsız edici olmasını istedi.Nolanův Interstellar se musí spokojit s druhou příčkou..
Bu aile iki yüz elli yıla yakın bir süre Bozok sancağını idare etmişlerdir.Acesta le spune rudelor că s-a congelat pentru o jumătate de secol.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.În total, peste două sute de tipuri diferite de virusuri sunt asociate cu răcelile.
Köy bundan yaklaşık iki yüz yıl kadar önce kurulmaya başlamıştır.Primul sat s-a format cu circa 2300 ani în urmă.
Bu nehir iki yüz kilometre uzunluğunda.Acest râu are lungimea de două sute de kilometri.
Sevincim iki yüzdendi.Az én tököm is kettő.
Önceden ilk-Etiyopya devletinin iki yüz yıldan beri bir parçasıydı.Addig 1000 éven át Magyarország szerves része volt.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Kaikkiaan erilaisia flunssan aiheuttavia viruksia tunnetaan yli 200.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Planeettojen kiertoajat vaihtelevat alle vuorokaudesta satoihin vuosiin.
Biz iki yüz milyon insanız.Είμαστε διακόσια εκατομμύρια άνθρωποι.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Συνολικά, υπάρχουν πάνω από διακόσιοι διαφορετικοί ιοί που σχετίζονται με τα κρυολογήματα.
Nolan, İki-Yüz'ün yüzünün rahatsız edici olmasını istedi.Episoden satte perspektiv om Norges udsatte stilling som neutral.
Sevincim iki yüzdendi.Peristomet er dobbelt.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.Fjellene stiger bratt opp på begge sider av sundet.
İki yüz elli yerli figüran Ağustos başında seçildi.250 lokale statister ble rekruttert i begynnelsen av august.
Sevincim iki yüzdendi.Andre del er to tall.
Konuşulan dilde İngilizce'ye benzer bir sistem kullanılır: ör. dört bin iki yüz yedi.Bahasa lisan menggunakan sistem yang mirip dengan bahasa Indonesia: misalnya, empat ribu dua ratus tujuh.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Komet berperioda pendek memiliki kelangsungan orbit kurang dari dua ratus tahun.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.Selain itu ada 150 juta penganut Islam di India.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.Framestore đã tạo ra 120 cảnh ghi hình mô phỏng bằng máy tính về mặt sẹo của Two-Face.
İki yüz elli yerli figüran Ağustos başında seçildi.8月前半には250名ものエキストラが選ばれた。
Yürütme görevini iki yüzbaşı üstlenmiştir.監督2名の就任が決定。
Portekizce, iki yüz milyon üzerinde insan tarafından ana dil olarak konuşulmaktadır.ポルトガル語を母語とする人口は、約2億5000万人である。
İki yüz on üç mürşîd-i kâmilden istifâde etti.大戒三百,以度未兆之禍;威儀二千,以興自然之神。
İki yüz yıl sonra 1859 yılında bu saray yağmalanınca Cantino Haritası kayboldu.两个多世纪后,1859年,宫殿遭到洗劫,地图丢失。
Hepsi Özbeklerden meydana gelmek üzere nüfusu iki yüz bini aşmaktadır.諸郡王分門守,襄每門遣卒二百人助守。
Portekizce, iki yüz milyon üzerinde insan tarafından ana dil olarak konuşulmaktadır.超過兩億人口以葡萄牙语为母語。
İki yüz kadar şahit de bulundu.적어도 몇 백 불은 들었기 때문이다.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.두 별은 매우 찌그러진 궤도를 수백 년 주기로 돌고 있다.
Sevincim iki yüzdendi.4차전도 선취점은 두산의 몫이었다.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.חברת האפקטים Framestore יצרה 120 שוטים של גרפיקה ממוחשבת כדי להמחיש את מראהו החרוך של דו-פרצוף.
Ayrıca, albüm için iki yüz yirmi şarkı kaydettiğinden de söz etti.בסך הכל הוא כתב מוזיקה לכ-2000 שירים.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.На континента има приблизително 350 милиона християни.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Ukupno je više od dvjesto različitih virusa povezano s prehladom.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.Framestore je dizajnirao 120 kompjuterski generiranih kadrova Dentovog unakaženog izgleda.
Biz iki yüz milyon insanız.600 tisuća ljudi.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Vse skupaj je s prehladom povezanih več kot 200 različnih vrst virusov.
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Tako je bilo dva ali tri mesece, saj je nevesti postajalo dolgčas.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.Tarp jų iki 50 000 islamą priėmusių japonų.
Alanları nedir? Bu iki yüz için, maliyet metrekare başına 6 lira, öyle değil mi? -Eu não quero deixar isso muito bagunçado.
Ama ödeyemeyince iki yüz bin faiz koymuţ adam.Usurer charge interest because my father didn't pay debt.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.A byl počet vojska lidu jízdného dvěstěkrát tisíc tisíců; nebo slyšel jsem počet jejich.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.A liczba wojska jezdnego była dwieściekroć tysiąc tysięcy; bom słyszał liczbę ich.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.A počet vojsk tej jazdy bol dve myriady myriád. Počul som ich počet.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.El número de los soldados de a caballo era de dos miríadas de miríadas; yo escuché el número de ellos
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.En ik hoorde hoeveel soldaten te paard met hen mee zouden gaan: tweehonderd miljoen.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.És a lovas seregek száma két tízezerszer tízezer vala; hallottam a számukat.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Il numero delle truppe di cavalleria era duecento milioni; ne intesi il numero
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.In število vojsk konjištva je bilo dve miriadi miriad; slišal sem njih število.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Ja ratsuväen joukkojen luku oli kaksikymmentä tuhatta kertaa kymmenen tuhatta; minä kuulin niiden luvun.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.마병대의 수는 이만만이니 내가 그들의 수를 들었노라
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Le nombre des cavaliers de l`armée était de deux myriades de myriades: j`en entendis le nombre.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Og tallet på hestfolkets hær var to ganger ti tusen ganger ti tusen; jeg hørte tallet på dem.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Og Tallet på Rytterhærene var to Gange Titusinde Gange Titusinde; jeg hørte deres Tal.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.O número dos exércitos dos cavaleiros era de duas miríades de miríades; pois ouvi o número deles.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Oştirea lor era în număr de douăzeci de mii de ori zece mii de călăreţi; le-am auzit numărul.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Saya diberitahukan bahwa jumlah pasukan-pasukan berkuda itu adalah sebanyak dua ratus juta
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Số binh kỵ mã của đạo quân là hai trăm triệu; số đó tôi đã nghe.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Số binh kỵ_mã của đạo_quân là hai trăm triệu ; số đó tôi đã nghe .
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.Und die Zahl des reisigen Volkes war vieltausendmal tausend; und ich hörte ihre Zahl.