RABbin gönderdiği ateş buhur sunan iki yüz elli adamı yakıp yok etti.Fire came forth from Yahweh, and devoured the two hundred fifty men who offered the incense.
Kral Süleyman adına halkı denetleyen iki yüz elli görevli de İsrail halkındandı.These were the chief officers of king Solomon, even two-hundred fifty, who ruled over the people.
Gemide toplam iki yüz yetmiş altı kişiydik.In all, we were two hundred seventy-six souls on the ship.
Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum.The number of the armies of the horsemen was two hundred million . I heard the number of them.
Ey peygamber, inananları savaşa özendir. Sizden dirençli yirmi kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir.O Prophet, urge the faithful to fight.
Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz(kafir)i yenerler.Urge the believers to fight.
Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler.Urge the believers to fight.
Sizden dirençli yirmi kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir.Urge the believers to fight.
Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kafir)i yenerler.So if there are from you one hundred [who are] steadfast, they will overcome two hundred.
Sizden dirençli yüz kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir.So if there are from you one hundred [who are] steadfast, they will overcome two hundred.
Sadece 'Taşınması' iki yüz bin ruble değerinde.His 'Carriage' alone is worth two hundred thousand rubles.
En dikkat çekici buluntu ise yapıya adını veren iki yüzden fazla "göz figürini"dir.The most remarkable find are over two hundred "eye figurines" which give the building its name.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.Jenseits der Berge im Osten befinden sich die beiden Gemeinden Tvøroyri und Hov.
İki yüz kadar şahit de bulundu.Über 200 Zeugen wurden befragt.
İki yüz kadar şahit de bulundu.Deux cents témoins sont entendus.
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Il y a plus de vingt ans, un couple de jeunes mariés s'est enfui et caché.
Nolan, İki-Yüz'ün yüzünün rahatsız edici olmasını istedi.Le 2-nitrotoluène est irritant pour les yeux.
Hiç kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.Nadie puede vivir doscientos años.
İki yüzden fazla kayıp insan hakkında konuşuluyor.Se habla de más de doscientas personas desaparecidas.
İki yüz elli yerli figüran Ağustos başında seçildi.250 extras locales fueron elegidos al comienzo de agosto.
Hepsi Özbeklerden meydana gelmek üzere nüfusu iki yüz bini aşmaktadır.Serían unos doscientos, y entre todos montaron unas barricadas en el camino de Delagua.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.En total más de 200 tipos virales serológicamente diferentes causan resfriados.
Waller’ın yorumları neredeyse iki yüz yıl diğer yazarları etkiledi.Los escritos de Heberstein fueron citados repetidamente por otros autores durante casi cien años.
1923-1933 yılları arasında yaklaşık iki yüz roman, binlerce hikâye ve çok sayıda makale yazdı.Entre 1964 y 1976 escribió unas doscientas novelas y 300 relatos.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Sono definite comete di corto periodo quelle che hanno un periodo orbitale inferiore a 200 anni.
İki yüzden fazla virüs nezleye sebep olabilmektedir.Tuttavia, ci potrebbero essere altre spiegazioni per questo cognomen.
İki yüz on üç mürşîd-i kâmilden istifâde etti.К нему собралось две-три тысячи народу.
Biz iki yüz milyon insanız.Насчитывает несколько сот тысяч человек.
Bir süre sonra soruşturmaya uğrayan topluluk, iki yüz yıl sonra ABD'de yeniden ortaya çıkar.На следующий вопрос Бог обещает ответить спустя ещё две тысячи лет.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.Близница (Близницы) — две горы в Карпатах.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Короткопериодические кометы имеют период меньше 200 лет.
Ayrıca Türk edebiyatınde kırkı manzum olmak üzere iki yüz elliden fazla gazavâtnâme mevcuttur.Также в Таиланд незаконно ввозить более 200 сигарет на человека.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.هناك في الوقت الحاضر حوالي 500,000 من المسيحيين البروتستانت في اليابان.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.يضم "جبل رجاونة" قريتين أساسيتين هما: قرية رجاونة تاشت.
Bu durum, daha fazla suçlamaya ve iki yüz kişiye kadar olan ölümlere neden oldu.Isso levou a novas acusações e a mortes de até 200 pessoas.
Moleskine defterlerinin neredeyse iki yüz yıllık bir geçmişi bulunmaktadır.Calcula-se que a literatura maltesa tenha quase dois séculos de idade.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.No total, estão associados à doença mais de 200 diferentes tipos virais.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.Estima-se que no seu auge tenha chegado a haver cerca de 300 mil cristãos no Japão.
Sevincim iki yüzdendi.A vitória valia 2 pontos.
Biz iki yüz milyon insanız.Cem, duzentas mil pessoas?
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.In totaal worden meer dan tweehonderd virussen in verband gebracht met verkoudheid.
Önceden ilk-Etiyopya devletinin iki yüz yıldan beri bir parçasıydı.Het is enkele decennia een provincie van Ethiopië geweest.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.Rond 1580 zou er sprake zijn van ruim 230.000 Japanse christenen.
Nolan, İki-Yüz'ün yüzünün rahatsız edici olmasını istedi.2-nitrotolueen is irriterend voor de ogen.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Komety krótkookresowe, o orbitach poniżej 200 lat, mają niewielką szansę pochodzić stamtąd.
Bir süre sonra soruşturmaya uğrayan topluluk, iki yüz yıl sonra ABD'de yeniden ortaya çıkar.Mimo protestów uczonych całego świata, dwa lata później ponownie przeprowadzono próbę.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.W sumie ponad 200 różnych typów wirusów jest związanych z występowaniem przeziębień.
"İki Yüz Elli Kuruşa Bir Asır" hikâyesi Çamlıca'nın tasvir edilmesiyle başlar.Utwór "Dwadzieściakilka lat" rozpoczyna się przemową z filmu Brudny Harry.
İki yüz kadar şahit de bulundu.Świadków zdarzenia było co najmniej kilkuset.
Gazetelerden iki yüz kişinin tutuklandığını, kendisinin de arandığını okur.Wzywa on do siebie obu skazańców i żąda wyjaśnień.
Biz iki yüz milyon insanız.200 milionów osób.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Totalt finns det mer än tvåhundra olika virus förknippade med förkylningar.
Sevincim iki yüzdendi.Sytftet var tvådelat.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.Також паре (вапаре) — це народ банту, що проживає у горах Паре.
Sevincim iki yüzdendi.Свято було подвійне.
Nisan İki yüz bin Japon askeri Kore'yi işgal etti.У грудні 3000 військо здобуло у турків Юргіїв.
Konuşulan dilde İngilizce'ye benzer bir sistem kullanılır: ör. dört bin iki yüz yedi.В Індії розмовляють 447 різними мовами, 2 тисячами діалектів.
Birinci alma iki yüz öğrenci oldu.Кількість перших студентів становила 200 осіб.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.S různými typy nachlazení je spojováno více než dvě stě různých virů.
İki yüz kadar şahit de bulundu.Vyslechnuto bylo přes 2000 svědků.