Ana içeriğe geç
Sözlük

ika ile cümle

ika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1992 yılında evlendi, eşi ve iki çocuğu ile İngiltere'de ikamet etmektedir.Er ist seit 1992 verheiratet und lebt gegenwärtig mit Frau und zwei Kindern in England.
Aile, bugün halen prensesin özel ikâmetgâhı olarak işlev gören, Gatcombe Park'ta oturmaktadır.Die Familie lebte in Gatcombe Park, das heute noch der private Wohnsitz der Prinzessin ist.
Bunun üzerine, İkşidler emirinin ikazına rağmen, Tüzün ile görüşmeye geçti.Als diese jedoch weiter vordrangen, gab er Feuerbefehl.
Saray, İtalya cumhurbaşkanının üç resmî ikametgâhından biridir.Der Palast ist einer von sechs Präsidentenpalästen in Indonesien.
Çalışmakta olan orta yaşlı insanlar da olabildiğince köyde ikamet etmektedirler.Im Dorf sollen demenzkranke Menschen so selbstbestimmt wie möglich leben können.
Burada ikamet edenler de zengin insanlarmış.Wer richtig kommuniziert, wird reich.
"İkarus'un Düşüşü Sırasında Bir Manzara".Die Schwingen des Ikarus.
Bir ikametgâhı da, mesleki ve ticari olarak faal olduğu, ABD'dedir.Sie hat auch einen Wohnsitz in den USA, wo sie beruflich und geschäftlich tätig ist.
Aynı sayıma göre kasabada 419 ev bulunmaktadır ve 287 aile ikâmet etmektedir.Es gab 421 Haushalte und 287 Familien.
Şehirde ikâmet edenlerin çoğunluğu Siyahiler ile Latin kökenli Amerikalılardır.Der Großteil der Marihuana-Raucher sind Schwarze und Lateinamerikaner.
Keklik bile boğulan İkarus'a bakmaz.Mira hat Iris immer noch nicht getroffen.
Ülkede ikamet eden yabancıların oranı takriben %34’tür.Der Ausländeranteil beträgt rund 34 Prozent.
Adada ikâmet yoktur.Auf der Insel ist was los.
Çalışanlardan yaklaşık 15.600'ü Lihtenştayn’da ikamet etmektedir.Rund 15.200 Mitarbeiter sind bei Credicorp beschäftigt.
Minnesota'da ikamet etmektedir.Beigesetzt wurde sie in Minneapolis.
"Avrupa Yakası'na ikaz".Glauben lernen in Europa“.
İmparator ve ailesinin ikametgâhıydı.Die Residenz ist der Wohnsitz des Botschafters und seiner Familie.
Bahsi geçen bölgede Gondorlu insanlar hiç ikamet etmemiştir.Auf dem madagassischen Festland selbst wurde er nie nachgewiesen.
Bu yıldan sonra Jane, eşiyle birlikte Oklahoma City, Oklahoma'da ikamet etti.Derzeit lebt sie zusammen mit ihrem Mann und ihrer Tochter in Oklahoma City, Oklahoma.
Kompleks Rusya devlet başkanı'nın resmi ikametgâh yeridir.Dort befindet sich der Sitz des russischen Präsidenten.
Alaiye geldiğinde vezirlik rütbesi kaldırıldı ve Alaiye'de sürgün olarak ikamete memur edildi.Als Bestrafung wurde der Verein in die Zweitklassigkeit zwangsversetzt und Landgren als Präsident abgesetzt.
Halen Slovenya'da ikamet etmektedir.Das will er auch in Leipzig beweisen.
Çufutkale, Hanlık döneminde Karay Türklerinin en önemli ikamet yerlerinden biri idi.Im Allgemeinen galt der Kopfschmuck als einer der wichtigsten Teile der palästinensischen Tracht.
Moore şu an Arizona'da ikamet ediyor.Diese ist nun offiziell mit Arizona zusammen.
15 Mayıs 392'de Valentinianus Galya'da Vienne'deki ikamet yerinde kendini asmış bir şekilde bulundu.Wenig später, am 15. Mai 392, fand man Valentinian erhängt im Palast von Vienne auf.
İlk ikametgâhı ise Londra'daki Notting Hill Gate oldu.Der Film wurde im Londoner Stadtteil Notting Hill gedreht.
Köy ali şefik paşanındır şimdi oğlu selahattin yardımcı ikamet ediyor.Der inzwischen wieder erwachte Bürgermeister fragt nach seinem Patenkind.
La Fortaleza (The Fortress), Porto Riko Valisinin mevcut resmî ikametgâhıdır.La Fortaleza (La Forteresse) est la résidence officielle du Gouverneur de Porto Rico.
Buckingham Sarayı - 1837'dan beri hükümdarların resmi ikametgâhı.Le palais de Buckingham est la résidence officielle des monarques du Royaume-Uni depuis 1837.
1993 yılından beri piskoposluk ikametgâhına sahiptir.De même pour les Sœurs Apostoliques depuis 1993.
1933-1937 arasında Londra'da ikamet ederek İngiltere, Belçika ve Hollanda askeri ataşesi olarak görev yaptı.De 1933 à 1937, il est attaché militaire au Royaume-Uni, Belgique et aux Pays-Bas, résidant à Londres.
Şu anda Kaliforniya'daki Venice Plajı'nda ikamet etmektedir.Elle vit maintenant dans sa caravane à Venice Beach, en Californie.
Ayrıca kale paşa ikametgahı olarak da hizmet verdi.Länsi-Pakila forme aussi son propre district.
Şu an Birleşik Krallık'ta ikâmet etmektedir.Il menace à présent le royaume.
Ancak bu nüfusun sadece 557'si köyde ikamet etmektedir.Mais cette variation est différenciée selon les 557 communes du département.
Tamam bunu cevaplamayın. şeklinde ikazda bulunur.Mais ne vous inquiétez pas, vous vous en êtes bien sorti.
İkame mal veya hizmetlerin tehdidi.Violations des services ou menaces de violation.
Religh'in resmi ikametgâhı sürekli İrlanda'da idi.Cette tradition liée aux banquets funéraires subsisterait en Roumanie.
Daha sonra Roma'nın yakınındaki Grottaferrata'da ikamet etti.Leur maison généralice est à Grottaferrata, près de Rome.
DeGrasso şu anda San Jose, Kaliforniya'daki ikamet etmektedir.Slimbach est maintenant basé chez Adobe à San José, en Californie.
Yakın ailesi hâlâ Guadalajara, Jalisco'da ikamet etmektedir.Sa rédaction est située à Guadalajara, au Jalisco.
Çitt, Williamsburg, Brooklyn'de ikamet etmektedir.Watts vit à Williamsburg, à Brooklyn.
Nogaylar ikâmet etmektedir.Tsiranana s’offusque.
Bu ilçede ikamet eden yaklaşık 250 hane bulunmaktadır.On dénombrera plus de 250 exécutions de cette nature dans le monde.
Resmi ikameti Los Pinos'tur.Pour les articles homonymes, voir Pintos.
İlk ikametgâhı ise Londra'daki Notting Hill Gate oldu.La porte de péage s'est élevée à l'actuelle Notting Hill Gate.
Şehirde ikâmet edenlerin çoğunluğu Siyahiler ile Latin kökenli Amerikalılardır.La majorité des fumeurs de marijuana sont noirs et latino-américains.
Aşağıdaki tabloda Saint-Josse-ten-Noode'de ikâmet edenlerin tâbiyetleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır.Cet article recense le patrimoine immobilier protégé à Saint-Josse-ten-Noode.
Kaldırma işlemleri sırasında daimi ikamet verebilir.Il pourra effectuer des virages pendant le saut.
Saray, İtalya cumhurbaşkanının üç resmî ikametgâhından biridir.C'est l'un des six palais présidentiels indonésiens.
Papaz Efendinin bu kiliselerden hangisinde ikamet ettiği kesin bilinmemektedir.Ce n’est pas le seul dieu à qui on voue un culte dans ces sanctuaires.
2005-2010 yılları arasında İstanbul'da kullanılan pek çok Ikarus bakımdan geçirilerek yenilenmiştir.Entre 2005 et 2008, le nombre des victimes retrouvées sur les côtes algériennes a plus que triplé.
Kışın ise sadece birkaç aile ikamet etmektedir.L'hiver, on ne compte que quelques étals.
Viyana Başpiskoposu Christoph Schönborn'nun ikametgâhıdır.Le secrétaire de rédaction de cette commission est Christoph Schönborn.
Moskova'daki Kremlin Sarayı, devrim öncesinde Rus çarlarının ikâmetgâhıydı.La maison de sa grand-mère a gardé l'atmosphère pré-révolutionnaire en Russie.
Mbutiler ölmüş atalarının ruhlarının fillerde ikâmet ettiğine inanırlar.Les Mbuti croient que les âmes de leurs ancêtres décédés résidaient dans des éléphants.
Şimdi İsveç'te ikamet etmektedir.La promession est actuellement autorisée en Suède.
O zamandan beri Amerika Birleşik Devletleri'nde ikamet başvurusunda bulundu.Depuis lors, il a demandé le statut de résident aux États-Unis.
(Kraliyet ailesinin özel ikametgâhı Drottningholm Sarayı'dır).Il s'agit de la salle à manger privée de la famille royale.
Bu yöntem Japon IKAROS (İng: IKAROS) güneş yelkeni uzayaracı ile başarılı bir şekilde test edilmiştir.Le concept de voile solaire a été démontré par le projet japonais IKAROS.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod