ihtiyatlı ile cümle

ihtiyatlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Uzmanlara göre, Türkiye'nin bu "ihtiyatlı" tutumunu değiştirme olasılığı pek yok.According to experts, Turkey is unlikely to change its mind in regard to its "cautious" position.
Ankara'nın Kıbrıs Rum tarafının bu girişimine tepkisi ihtiyatlı oldu.Ankara has responded to the Greek Cypriot initiative with caution.
Romanya'da ihtiyatlı kutlamaIn Romania, a cautious celebration
Ancak yetkililer, söz verme konusunda ihtiyatlı davranıyor.However, officials are being cautious about making promises.
Letonya SSC Yüksek Sovyeti daha ihtiyatlıydı.The Supreme Soviet of the Latvian SSR was more cautious.
Suriye halkı da Serrac tarafından ülkede kurulan fiili polis devletine karşı ihtiyatlı davrandı.The Syrian public also grew wary of the virtual police state set up in the country by Sarraj.
Sträng genellikle ekonomik olarak ihtiyatlı olarak kabul edildi.Sträng was generally regarded as economically prudent.
İhtiyatlılık önemli ve nadir olan bir erdemdir.La discrétion est une vertu rare et importante.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.Leurs connaissances sont très supérieurs à celles des hommes, même s'ils ne sont pas omniscients.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Craintive et prudente.
Bu ilke ihtiyatlılık kavramını esas alır.En cuarto lugar, los conservadores se guían por su principio de prudencia.
Kur'an da bazı ayrıntılar sağlar, ancak ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.Il Corano fornisce anch'esso qualche informazione utile, ma anch'esso va usato con cautela.
Arendt savaştan sonra da ihtiyatlı bir şekilde Heidegger'le görüşmeyi sürdürdü.Dopo la seconda guerra mondiale si riconciliò con Heidegger.
Tek tiplilik bildirisi, başlanıç reform bildirisinden daha ihtiyatlı olarak hazırlanmıştı.كان قانون التوحيد أكثر حذرًا من مشروع قانون الإصلاح الأولي.
Kur'an da bazı ayrıntılar sağlar, ancak ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.O Alcorão também fornece alguns detalhes, mas pode apenas ser usado cautelosamente.
Kur'an da bazı ayrıntılar sağlar, ancak ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.Daardoor schrijft de pen duidelijk, terwijl er nauwelijks op gedrukt hoeft te worden.
Bennett Şah ile ilk karşılaşmasından Tanık (1974) adlı otobiyografisinde bahseder: Başlangıçta ihtiyatlıydım.Swoje pierwsze spotkanie z Shahem Bennett opisał w autobiografii Witness (1974): „Na początku byłem nieufny.
İlk zamanlarda Homer'a karşı ihtiyatlı davranır.Od samego początku odczuwa niechęć do Homare.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.Kolik – a zda vůbec – po sobě zanechal potomků není známo.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Mindig félénk és óvatos.
İlk zamanlarda Homer'a karşı ihtiyatlı davranır.Kezdetben Kuriszu iránt ellenségesen viselkedik.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Pemalu dan waspada.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.惟(これ)いまし諸神(もろかみたち)、知るを隠す所勿(なか)れ」と尋ねた。
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.諸有所問,皆為了知,不為嬈亂。
Ot ve alçak yapraklar boyunca ihtiyatlı hareket ederler.和其它懒猴一样它们行动缓慢小心。
Bu ilke ihtiyatlılık kavramını esas alır.这就是警示中枢发挥的作用。
Genellikle ihtiyatlı bir türdür.평소에는 온화한 성격.
Bennett Şah ile ilk karşılaşmasından Tanık (1974) adlı otobiyografisinde bahseder: Başlangıçta ihtiyatlıydım.בנט כתב על הפגישה הראשונה שלו עם שאה באוטוביוגרפיה שלו מתן עדות (1974): בהתחלה נזהרתי.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.A bolond megútálja az õ atyjának tanítását; a ki pedig megbecsüli a dorgálást, igen eszes.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Blázen pohrdá cvičením otce svého, ale kdož ostříhá naučení, opatrnosti nabude.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Blázon pohŕda kázňou svojho otca; ale ten, kto zachováva karhanie, nadobudne opatrnosti.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Dåre lader hånt om sin Faders Tugt, klog er den, som tager Vare på Revselse.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Dåren forakter sin fars tukt, men den som akter på tilrettevisning, er klok.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Den oförnuftige föraktar sin faders tuktan, men den som tager vara på tillrättavisning, han varder klok.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Der Narr lästert die Zucht seines Vaters; wer aber Strafe annimmt, der wird klug werden.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.El insensato menosprecia la disciplina de su padre, pero el que acepta la reprensión llega a ser sagaz
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Głupi gardzi karaniem ojca swego; ale kto przyjmuje napomnienie, stanie się ostrożnym.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Hullu pitää halpana isänsä kurituksen, mutta joka nuhdetta noudattaa, tulee mieleväksi.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Kẻ ngu dại khinh sự khuyên dạy của cha mình; Còn ai giữ theo lời quở trách trở nên khôn khéo.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Kẻ ngu_dại khinh sự khuyên dạy của cha mình ; Còn ai giữ theo lời quở_trách trở_nên khôn_khéo .
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.아비의 훈계를 업신여기는 자는 미련한 자요 경계를 받는 자는 슬기를 얻을 자니라
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.L`insensé dédaigne l`instruction de son père, Mais celui qui a égard à la réprimande agit avec prudence.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Lo stolto disprezza la correzione paterna; chi tiene conto dell'ammonizione diventa prudente
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Nesocotitul dispreţuieşte învăţătura tatălui său, dar cine ia seama la mustrare ajunge înţelept. -
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Neumnež zaničuje pouk očeta svojega, kdor pa pazi na svarjenje, zmodri jako.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.O insensato despreza a correção e seu pai; mas o que atende � admoestação prudentemente se haverá.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Orang bodoh meremehkan nasihat ayahnya, orang bijak mengindahkan teguran
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Ο αφρων καταφρονει την διδασκαλιαν του πατρος αυτου ο δε φυλαττων ελεγχον ειναι φρονιμος.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Безумният презира поуката на баща си, Но който внимава в изобличението, е благоразумен.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Глупый пренебрегает наставлением отца своего; а кто внимает обличениям, тот благоразумен.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.אויל ינאץ מוסר אביו ושמר תוכחת יערם׃
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.الاحمق يستهين بتأديب ابيه اما مراعي التوبيخ فيذكى.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.愚 妄 人 藐 視 父 親 的 管 教 . 領 受 責 備 的 、 得 著 見 識
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.愚妄人 藐 視 父親 的 管教 . 領受責備 的 、 得 著 見識
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A ira do insensato logo se revela; mas o prudente encobre a afronta.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A ki igazán szól, megjelenti az igazságot, a hamis bizonyság pedig az álnokságot.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Dårens vrede blir kjent samme dag, men den som skjuler krenkelser, er klok.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.De dwaas toont zijn woede zonder na te denken, terwijl een bedachtzaam mens zich vooralsnog beheerst.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Den oförnuftiges förtörnelse bliver kunnig samma dag, men den som är klok, han döljer sin skam
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Ein Narr zeigt seinen Zorn alsbald; aber wer die Schmach birgt, ist klug.

İlgili Sayfalar