ihtiyaç ile cümle

ihtiyaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten ihtiyacın olan her şeye sahipsin, değil mi?You have everything you really need, right?
Bu çorbanın bir tutam tuza ihtiyacı var.This soup needs a touch of salt.
Dairemin onarılmaya ihtiyacı var.My apartment needs touching up.
3 inç kalınlığında bir parça ahşaba ihtiyacım var.I need a piece of wood about three inches thick.
Çizimlerim için daha çok kağıda ihtiyacım var.I need more paper for my drawings.
Tom'un derhal tıbbi yardıma ihtiyacı var.Tom is in need of medical attention right away.
Senin bana, benim sana ihtiyaç duyduğumdan daha fazla ihtiyacın var.You need me more than I need you.
Sanırım benim yardımıma ihtiyacın yok.I guess you don't need my help.
Sanırım artık benim yardımıma ihtiyacın yok.I guess you don't need my help anymore.
Bu tam da Tom'un ihtiyacı olan şey.That's just what Tom needs.
Bir saç tıraşına ihtiyacım olduğunu düşünüyor musun?Do you think I need a haircut?
Gerekli hazırlıkları yapmak için en azından bir güne ihtiyacım olacak.I'll need at least a day to make the necessary preparations.
Para kazanmak için paraya ihtiyacın var.You need money to make money.
Tom ihtiyacınız olan her şeyi size sağlayacaktır.Tom will furnish you with anything you need.
İhtiyacın olan şeyin bu olduğundan kesinlikle eminim.I'm sure this is exactly what you need.
Bir banyoya ihtiyacın var gibi görünüyor.It looks like you need a bath.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Bazen, birazcık gurur ihtiyacımız olan şeydir.Sometimes, a little bit of pride is what we need.
Daha fazla şemsiyeye ihtiyacımız olacağını düşünüyorum.I think we're going to need more umbrellas.
Sanırım, yardımına ihtiyaç duyacağım.I think I'm going to need your help.
Ailemin ihtiyaçlarını karşılıyorum.I provide for the needs of my family.
Onun ilgiye çok ihtiyacı vardı.She was desperate for attention.
Hazırlanmak için ne kadar zamana ihtiyacın olacak?How long will you need to get ready?
Bundan daha fazla zamana ihtiyacım var.I need more time than that.
Bu konuda benimle işbirliği yapmana ihtiyacım var.I need you to cooperate with me on this.
Senin son derece bir tatile ihtiyacın var.You desperately need a vacation.
Sunduğu hizmete artık ihtiyaç kalmadığını söyledim ona.I told him his services were no longer required.
Tom bana yere ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom told me that he needed space.
Bunların hepsini düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to think about all of this.
Onunla ilgili düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to think about it.
Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.We need time to prepare the list.
Bir çevirmene ihtiyacım yok.I don't need an interpreter.
Tom'a gerçekte ne olduğunu anlamana ihtiyacım var.I need you to understand what really happened to Tom.
Ona ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsan biraz daha gelişmiş bir donanım getirebilirim.I can bring in some more sophisticated equipment if you think we need it.
Bir şeye ihtiyacınız olursa benden isteyin.If you need anything, ask for me.
Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz Boston'dan buraya geldim.I drove here from Boston as soon as I heard you needed me.
İnsanlar ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alırlar.People buy things they don't need.
Barışı korumak için resmi bir kuruma ihtiyacımız yok.We don't need a formal institution for preserving peace.
Çok paramız yok ama kesinlikle ihtiyacımız olanı almak için yeterince miktara sahibiz.We don't have a lot of money, but we have enough to buy what we absolutely need.
Tom Mary'nin ihtiyacı olan her şeyi almasına yardım etti.Tom helped Mary buy everything she needed.
Tom neredeyse ihtiyacı olmadığı şeyleri alır.Tom hardly ever buys things he doesn't need.
Tom, Mary'ye neden yeni bir araba satın almaya ihtiyacı olduğunu açıkladı.Tom explained to Mary why he needed to buy a new car.
Tom sadece otuz dakika içinde ihtiyaç duyduğu her şeyi satın aldı.Tom bought everything he needed in just thirty minutes.
Tom ihtiyaç duymadığı birkaç şey satın aldı.Tom bought a few things he didn't need.
Tom ve ben ihtiyacımız olan her şeyi satın almayı göze alamıyoruz.Tom and I can't afford to buy all the things we need.
Eğer ihtiyacın varsa sana bir tane daha satın alırım.I'll buy you another one if you need it.
Tom'un ihtiyacı olan şeyleri satın almasında yardımcı olabildiğim için mutluydum.I was happy to be able to help Tom buy what he needed.
Tom'a bir hediye almak için o paraya ihtiyacım vardı.I needed that money to buy a gift for Tom.
Diğer şeyleri almak için paraya ihtiyacım var.I need money to buy other things.
İhtiyacım olan her şeyi nasıl satın alacağım?How am I even going to buy everything I need?
İhtiyacın olan şeyi almak için yeterli paran var mı?Do you have enough money to buy what you need?
Her neye ihtiyacın varsa al.Buy whatever you need.
Tom ihtiyacım olan şeyi bana verdi.Tom gave me what I needed.
Onlar bana ihtiyaç duyduğum her şeyi verdiler.They gave me everything I needed.
İhtiyacımız olanı sen bize verdin.You've given us what we need.
Tom'a onun ihtiyacı olan şeyi verdin, değil mi?You gave Tom what he needed, right?
Tom'a ihtiyacı olan şeyi veremedim.I couldn't give Tom what he needed.
Hangi tür yardıma ihtiyacı varsa Tom'a ver.Give Tom whatever help he needs.
Bunu bitirmek için bana ihtiyacım olan zamanı verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for giving me the time I needed to finish this.

İlgili Sayfalar