ihtiras ile cümle
ihtiras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'un ihtirası yok.Tom has no ambition.
Çok ihtiraslı bir aşk macerasıydı.It was a very passionate love affair.
Tom ve Mary yıllardır ihtiraslı bir ilişki sürdürüyorlardı.Tom and Mary had been carrying on a torrid affair for years.
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)Enduring and endearing, a patient moves in.
İhtirası imparatorluk ailesi ile ihtilafa düşmesine neden oldu.His ambition apparently led to conflict in the imperial family.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Promised virtues fall prey to the passions of the moment.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.It would have "heart" in that it would have passion and heart and soul.
De ki: “Size, ihtirasla istediğiniz o şeylerden çok daha iyisini bildireyim mi?Say: "Shall I tell you of (things) even better?
İhtiraslı olma.Do not bestow favours in expectation of return,
İhtiras Tramvayı (1951) Şebeke (1976)A Streetcar Named Desire (1951) Network (1976)
Senin ihtirasına hayranım.Ich bewundere deinen Ehrgeiz.
İhtiras Tramvayı (oyun): Tennessee Williams'ın yazdığı 1947 tarihli tiyatro oyunu.Un tranvía llamado deseo (1947), de Tennessee Williams.
Ama Pietro gayet ihtiraslı ve pek sabırsız kişi idi.Thomas era frugale e assai diligente.
İhtirası imparatorluk ailesi ile ihtilafa düşmesine neden oldu.Вышел в отставку, ссылаясь на разногласия с принцем.
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)فالأولى عبادة رغبة وطمع، والثَّانية عبادة خوف ورهب .
İhtirası imparatorluk ailesi ile ihtilafa düşmesine neden oldu.Sua ambição aparentemente o colocou em conflito com a família imperial.
Rati (Sanskritçe: रति, Rati) Hindu aşk, cinsel nefis, şehvet, ihtiras ve cinsel zevk tanrıçası.Rati (sanskryt रति trl. rati) – hinduistyczna bogini miłości, rozkoszy i pożądania.
Ama Pietro gayet ihtiraslı ve pek sabırsız kişi idi.Niezależnie od tego Luciano był i pozostał człowiekiem bardzo majętnym.
Siyasi ihtirasları uğruna Korkut Bey'i yönlendirir.Stosował on terror wobec politycznych przeciwników.
İhtiraslı, entrikaların içinde bir karakterdir.Då handlar det om en entusiast inom ett visst gebit.
İhtiras Tramvayı (oyun): Tennessee Williams'ın yazdığı 1947 tarihli tiyatro oyunu.Linje Lusta (originaltitel: A Streetcar Named Desire) är en pjäs skriven av Tennessee Williams år 1947.
Adamın karısı, kıskanç ve ihtiras dolu.Hans spelstil var manlig, mänsklig och full av fantasi och temperament.
İhtiras Tramvayı (oyun): Tennessee Williams'ın yazdığı 1947 tarihli tiyatro oyunu.Трамвай «Бажання» (1947) — п'єса Теннесі Вільямса.
Sultanın Kösem'i "ihtiraslı" bir şekilde sevdiğini iddia eder.A szultán felesége annyira megkedvelte, hogy „Károlyom”-nak szólította.
Öte yandan Centauri İmparatoru Cartagia, kişisel güç ve ihtirasları uğruna Gölgeler'le bir anlaşma yapmıştır.Ο Κενταυριανός Αυτοκράτορας Καρτάγια αναπτύσσει μία σχέση με τις Σκιές.
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)然甚有才幹,堪為委遇,可遷掌吏部』)。
Rati (Sanskritçe: रति, Rati) Hindu aşk, cinsel nefis, şehvet, ihtiras ve cinsel zevk tanrıçası.Rati (sanskrt रति) hinduistička je božica ljubavi, požude, strasti i seksualnog zadovoljstva.
Siyasi ihtirasları uğruna Korkut Bey'i yönlendirir.Objedinjuje epikurejsku odbojnost prema politici.
Siyasi ihtirasları uğruna Korkut Bey'i yönlendirir.Na podčiarknutie hrôzostrašnosti postavy využíva chôdzu.
Adamın karısı, kıskanç ve ihtiras dolu.Tema naiskujud on tugevad, väga elujanulised ja tahtejõulised.
İhtirası imparatorluk ailesi ile ihtilafa düşmesine neden oldu.Olukord põhjustas keisripaari omavahelisi lahkarvamusi.
Bu benim için açık kaynaklı donanım arkasında ki ve benim ihtirasla bağlandığım şey.Για μένα, αυτό είναι λόγω του υλικού ανοικτού κώδικα, κάτι για το οποίο είμαι πολύ παθιασμένος.
Bu benim için açık kaynaklı donanım arkasında ki ve benim ihtirasla bağlandığım şey.Це - те, що насправді ховається за ідеєю вільного заліза, для мене і щось, від чого я дійсно у захваті.
Bu benim için açık kaynaklı donanım arkasında ki ve benim ihtirasla bağlandığım şey.لتعلم عن كل شيء بيعمل.. هذا شيء حول العتاد المفتوح المصدر بالنسبة لي وشيء أنا متحمس له
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Ar avea inimă în sensul că ar avea pasiune şi inimă şi suflet.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Corazón porque debe tener pasión, corazón y alma.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Dovrebbe avere cuore, cioè passione cuore e anima.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Il aurait le cœur en ce sens qu'il aurait la passion et du cœur et de l'âme.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Kell legyen szív, azaz szenvedély, szív és lélek.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.또한 열정과 마음과 영혼이 있는 심장도 가지고 있을 거에요
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Malo by mať srdce, čo znamená, že by v ňom bola obsiahnutá vášeň a srdce a duša.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Má mít srdce, které má v sobě vášeň a cit a duši.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Ma też serce, bo przekazuje pasję, serce i duszę.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Nó phải có trái tim, nghĩa là sự đam mê và trái tim và linh hồn.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Teria coração no sentido em que teria paixão e coração e alma.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Ze zou 'hart' hebben onder de vorm van passie en hart en ziel.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Θα είχε καρδιά με την έννοια του πάθους και καρδιά και ψυχή.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Би имало сърце, в което би имало страст, и сърце и душа.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.У него есть сердце, страстно и беззаветно преданное делу.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.צריך להיות בה לב בכך שתהיה בה תשוקה ולב ונשמה.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.ولديه قلب أي تغلب عليه العاطفة قلبًا وروحًا
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.思いや魂が感じられます そして「手」として巧妙に作成されています
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Cặp mắt vàng của người nên rớt xuống vì người nhìn ta quá đắm đuối đấy, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Deine häßlichen gelben Augen sollen Dir aus dem Kopf fallen, wenn Du mich so unzüchtig anstarrst, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Dina fula gula ögon borde trilla ut, så som du trånar efter mig.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Esne ki az a ronda sárga szemed, amivel ilyen kéjesen bámulsz, Rávana!
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Mata kuning jelekmu akan menggelundung jatuh dari kepalamu jika kamu memandangku dengan birahimu, Rahwana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Os seus olhos horrosos e amarelos deviam cair da sua cabeça, quando olha para mim tão perversamente, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Quegli occhi gialli dovrebbero uscirti dalle orbite quando mi guardi libidinoso, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Rumat keltaiset silmäsi pudotkoon päästäsi kun tuijotat minua niin hekumaisesti, Ravana