İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Θα είχε καρδιά με την έννοια του πάθους και καρδιά και ψυχή.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.Би имало сърце, в което би имало страст, и сърце и душа.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.У него есть сердце, страстно и беззаветно преданное делу.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.צריך להיות בה לב בכך שתהיה בה תשוקה ולב ונשמה.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.ولديه قلب أي تغلب عليه العاطفة قلبًا وروحًا
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.思いや魂が感じられます そして「手」として巧妙に作成されています
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Cặp mắt vàng của người nên rớt xuống vì người nhìn ta quá đắm đuối đấy, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Deine häßlichen gelben Augen sollen Dir aus dem Kopf fallen, wenn Du mich so unzüchtig anstarrst, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Dina fula gula ögon borde trilla ut, så som du trånar efter mig.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Esne ki az a ronda sárga szemed, amivel ilyen kéjesen bámulsz, Rávana!
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Mata kuning jelekmu akan menggelundung jatuh dari kepalamu jika kamu memandangku dengan birahimu, Rahwana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Os seus olhos horrosos e amarelos deviam cair da sua cabeça, quando olha para mim tão perversamente, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Quegli occhi gialli dovrebbero uscirti dalle orbite quando mi guardi libidinoso, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Rumat keltaiset silmäsi pudotkoon päästäsi kun tuijotat minua niin hekumaisesti, Ravana
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Să-ţi sară din cap ochii gălbejiţi bulbucaţi de pofte desfrânate, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Tus horribles ojos amarillos deberían caerse de tu cabeza cuando me miras con tanta lujuria, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Twoje ochydne żółte ślepia wypłyną ci z oczodołów, jeśli będziesz patrzył na mnie pożądliwie Ravano.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Ty tvoje odporně žluté oči by měly vypadnout ze tvé hlavy, když na mě tak neomaleně zíráš, Rávano.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Vos horribles yeux jaunes vont tomber de votre tête si vous me regardez de manière si obscène, Ravana.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.Твоите грозни, жълти очи ще изкочат от главата ти, докато ме гледаш така похотливо, Равана.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.עיניך הצהובות והמכוערות ייפלו לבסוף מראשך מרוב מבטיך שטופי הזימה, רוואנה.
Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.私の力で焼き殺さない理由は
Şöyle bir ihtirasa yakalanmak kolaydır:열정에 사로잡힌 나머지 이렇게 생각하기가 쉽거든요
Şöyle bir ihtirasa yakalanmak kolaydır:ومن السهل جدًّا الوقوع في فخ الحماسة التي توحي
Şöyle bir ihtirasa yakalanmak kolaydır:情熱に駆られて見込んでしまう人も いるかもしれません
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.A szenvedély pillanatának áldozatává válik az ígért erény.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Beloften vallen ten prooi aan de passies van het moment.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Domniemane zalety padają ofiarą chwilowej pasji.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Framtidens förtjänster offras för nuets begär.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Kebaikan yang dijanjikan menjadi mangsa ke gairah saat ini.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.다짐했던 덕목들은 순간의 열정의 희생양이 되고 맙니다.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Les vertus promises en proie aux passions du moment.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Lovede dyder bliver ofre for øjeblikkets lyster.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Những đức tính được thề thốt nhường bước trước ngọn lửa đam mê hiện tại.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Slíbená slušnost propadne vášni dané chvíle.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Virtudes prometidas caen como presas ante las pasiones del momento.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Virtù promesse cadono preda delle momentanee passioni.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Virtuțile promise cad pradă pasiunilor momentului.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Vysnívané cnosti padnú za obeť vášňam prítomnosti.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Οι υποσχέσεις αγνότητας πέφτουν θύματα στο βωμό του στιγμιαίου πάθους.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Благие намерения приносятся в жертву минутной страсти.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Обещани добродетели стават плячка на страстите на момента.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Поступаємося добрими намірами заради задоволення хвилинної пристрасті.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.מוסריות מובטחת נופלת קורבן לתאוות הרגע
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.الفضائل المأمولة تقع فريسة لرغبات اللحظة.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.結婚までは純潔を守ると誓ったティーンエイジャーたちが
Ve Şerif Hüseyin'e her türlü hizmet ve ihtiramı gösterirdik.Und wir boten jeden Dienst an und Respekt für den Sharifen Hussein.
Ve Şerif Hüseyin'e her türlü hizmet ve ihtiramı gösterirdik.Y ofrecimos todo nuestro servicio y respeto a Sharif Hussain.
Ve Şerif Hüseyin'e her türlü hizmet ve ihtiramı gösterirdik.И мы предлагали служение и уважение Шарифу Хусейну.