Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimali ile cümle

ihtimali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Evlenilen kadının Gomer dışında başka bir kadın olma ihtimali vardır.Vyvoleným ženichem není nikdo jiný než – Idamor.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Pravděpodobnost falešné detekce je menší než jedna desetina milionu.
“Herhangi” ve “vardır” ifadelerinin değişebilme ihtimali çok önemlidir.Přitom označení "být, jest" může znamenat velmi odlišné věci.
Ancak yakın bir gelecekte bu işlemlerin ticari önemi olma ihtimali vardır.Lze očekávat, že se v blízké budoucnosti pravděpodobně stane průmyslovým standardem.
PC'den şarj olma ihtimali vardır.Za prvé musíte mít PC.
Ay bilim insanları onyıllardır su depoları ihtimalini tartışmışlardı.Vědci zabývající se Měsícem celá desetiletí debatovali nad otázkou zda jsou na Měsíci větší zásoby vody.
Seçimlerin iki türlü yapılma ihtimali vardır.Voliči měli dvě možnosti, jak odpovědět.
3 milyon yılda 1 saniye hata yapmalarının ihtimali sadece % 22,522'dir.Kumulativní pravděpodobnost srážky se Zemi v průběhu celého 21. století je 0,0022 % tj. 1:45 000.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Mizí pomalu, pokud vůbec, takže tvoří potenciál pro chronickou toxicitu“.
Bu kriterlerden birincisi amaçların ölçülebilmesi ve ikincisi başarıya ulaşma ihtimali oranıdır.V prvním případě je kvantita možného výsledku upřednostňována před kvalitou, v druhém je to naopak.
Yol sözcüğü ile de aynı kökten gelme ihtimali vardır.Možný je rovněž přístup zajištěnou cestou z jihu o stejné obtížnosti.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Un punctaj total ≥ 12 înseamnă posibilă insuficiență respiratorie.
Risk gelecekteki belirsiz olayların olma ihtimaliyle ilişkili olarak görülebilir.Riscul poate fi văzut ca referitoare la probabilitatea unor evenimente viitoare incerte.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Statistica fals pozitivă este mai mică decât unu la zece milioane.
İki durumda da birden fazla sonuç ihtimali vardır.În ambele cazuri, există mai mult de un rezultat.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Există și posibilitatea de egalitate.
Ben, o ünlenmiş soyadının bana sağlama ihtimali olan kolaylıklarına hiç yanaşmak istemedim.Am decis să nu ratez minunata șansă care mi se oferea.
“Yargısal Doğruluk”un yükseltilmiş endişeyle (kaygıyla) ilişki ihtimali bulunmaktadır.Acolo este o șansă că "judeca precizia" este corelat cu un nivel crescut de anxietate.
Bu sonuçla Edge ve Orton'ın tekrar takım olma ihtimali kalmadı.După aceasta Edge și Rey nu au mai format echipă.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olma ihtimaline olumlu bakmamıştır.El considera că este periculos ca țara să fie neimplicată în afacerile europene.
Tom yanılmış olduğu ihtimalini kabul edemedi.Tom nu a acceptat posibilitatea de a fi greșit.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Ha az összpontszám ≥ 12 , az azt jelenti, hogy légzési elégtelenség léphet fel.
Yüzeyinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunmaktadır.Felszíne alatt folyékony vizet tartalmazó óceán rejtőzhet.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.A fegyveres összecsapás lehetősége és valószínűsége napról napra nőtt.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.A megmaradás esélyei.
Eşzamanlı dönüşle dönme ihtimali %50'dir.Egy szabályos érme esetén a valószínűség 50%.
Almanya'nın mağlup edilme ihtimalini tekrar düşünmemenin kendi hatası olduğunu söylemeye devam etti.Mindig is tudta, hogy Franciaország nem fog megbocsátani egy esetleges vereséget.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Virheellisen positiivisen tuloksen todennäköisyys on pienempi kuin yksi kymmenestä miljoonasta.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.Siinä jokaisen nuoremman veljen todennäköisyys olla homoseksuaali kasvaa 33 prosentilla.
Şeytanın avukatı, olabilecek en kötü ihtimali düşünüp değerlendirenler için kullanılan bir tanımlama.Paholaisen asianajajan tehtävänä on kyseenalaistaa väitetty ihme.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.Maria Rasputinan elämä vallankumouksen jälkeen oli vaiheikasta.
Gövdenin ince tutulması helikopterin isabet alma ihtimalini azaltacaktı.Leveä hattu olisi vaikeuttanut kranaatin heittoa.
Bu sav, sinyalin yapay bir kaynaktan gelme ihtimalini ortadan kaldırmaz.Tämä ei kuitenkaan sulje pois signaalin keinotekoisuuden mahdollisuutta.
Çocuklar ve yaşlıların ölme ihtimali daha yüksektir.Lapsille ja iäkkäille purema on vaarallisempi.
Dolayısıyla bu olasılığın doğru olma ihtimali vardır.On täysin mahdollista, että tarina on totta.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Tästä juontuukin sanonta: "Ensin vesi, sitten happo, muuten tulee käteen rakko."
Risk gelecekteki belirsiz olayların olma ihtimaliyle ilişkili olarak görülebilir.Näihin saattaa sisältyä ympäristön kannalta vielä tuntemattomia riskejä.
Tanrı'nın var olma ihtimali çok yüksek; ama %100 değil.Erittäin korkea todennäköisyys mutta alle 100 %.
Sağdaki tablo, 2'ye 2'lik bir matrisin iki ihtimalini gösteriyor.Ο πίνακας στα δεξιά δείχνει δυο δυνατότητες για 2-2 πίνακες.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Η πιθανότητα ψευδούς θετικής ανίχνευσης είναι μικρότερη από μία στα δέκα εκατομμύρια.
Tasdik edilmemiş olmasına rağmen bu gezegenin var olma ihtimâli %98,6'dır.Αν και μη επιβεβαιωμένη ανακάλυψη, η πιθανότητα ότι ισχύει ανέρχεται σε 98,6%.
Modern araştırma, büyük parçaların eksik olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.Σύγχρονοι ερευνητές έχουν αποδείξει ότι είναι πιθανόν να λείπουν μεγάλα κομμάτια.
Seçimin iki turda yapılma ihtimali vardır.Η ψηφοφορία διεξάγεται σε δύο γύρους.
Marcantonio'nun onlarla tanışmış olma ihtimali vardır.Πιθανότητα με Martingales.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Δεν υπήρχε καμία ελπίδα σωτηρίας.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Εντούτοις η ποιοτική μεταβολή είναι σαφής.
Fakat bu teorinin ontoloji paradoksuna yol açma ihtimali vardır.Αυτή η θεωρία, ωστόσο, είναι ικανή να προκαλέσει το παράδοξο bootstrap.
Eğer bu savaş kazanılamazsa bu topraklarda düşlenen hiçbir yuva hayalinin gerçekleşme ihtimali kalmayacaktır.Εάν όχι, μπορεί να γίνει ένας μη ανανεώσιμος πόρος σε αυτόν τον τόπο.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Der er altså håb om frelse.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.Det danske artilleri voksede i styrke for hver dag.
Hamile ve seksüel aktivite ile enfekte olmuş kadınlarda, enfeksyon bulaşma ihtimali daha kuvvetlidir.Gravide kvinder og kvinder med seksuelt overførte infektioner er særligt udsatte for at få denne infektion.
Seçimlerin iki turda yapılma ihtimali vardır.Valget foregår i to runder.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.En samlet score på ≥ 12 indicerer truende respirationssvigt.
Dolayısıyla bu olasılığın doğru olma ihtimali vardır.Så er det sandsynliggjort, at resultatet er rigtigt.
Çocuklar ve yaşlıların ölme ihtimali daha yüksektir.Dødeligheten er størst hos barn og eldre.
Bu dilin ölü bir dil olma ihtimali çok yüksektir.Det er overhengende fare for at språket vil dø ut.
Eşzamanlı dönüşle dönme ihtimali %50'dir.Disse vil ha 50 prosent sannsynlighet for å bli venstrehendt.
Bunun sonucunda da Dünya'yla çarpışma ihtimâli sıfıra inmiş olur.Kanskje er vi i ferd med å ødelegge jorda.
Bu yüzden kazanma ihtimali de daha yüksektir.Derfor er den totale gevinstforventningen høyere.
Yüzeyinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunmaktadır.Det er også mulig at det finnes et hav av flytende vann under overflaten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod