Lejant C — Rakibine 3 ihtar verdirerek kazandı.Li therefore won Round 3.
Peygamber hemen müdahale etmiş ve bu sözün gıybet olduğunu ihtar etmişti.So the Messenger rebuked him and warned him to stop harassing him.
Bu bir ihtar mı?Is it a demerit?
Allah ve Elçisinden, andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır.IMMUNITY is granted those idolaters by God and his Apostle with whom you have a treaty.
Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.Messages deterring them from evil had come to them,
Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!IMMUNITY is granted those idolaters by God and his Apostle with whom you have a treaty.
Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak dinlerler.Never does a new reminder come to them from their Lord but they listen to it with dalliance.
(Onlar)ihtar edilmiştir ve biz zülmetmiş değilizdir.To warn. For We are never unjust.
(Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.To warn. For We are never unjust.
Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.There are indeed lessons in this for those who are wise.
Allah ve Resulünden, kendileriyle anlaşma yaptığınız müşriklere son ihtar!IMMUNITY is granted those idolaters by God and his Apostle with whom you have a treaty.
Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler.In sport being their hearts.
Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.Verily herein is an admonition for men of understanding.
Daire, 486 disiplin ihtarında bulunduğunu, 11 olayı ise kovuşturmaya devrettiğini belirtti.The agency said it issued 486 disciplinary notices and referred 11 cases for prosecution.
Kuralı ihlal edenlere olay yerinde para cezası kesildi ve işletmelere ihtarda bulunuldu.The individuals involved were fined on the spot and the businesses received citations.
Fakat "sigara içmek yasaktır" afişi koymadıkları için 19 ihtar verdiler.However, they issued 19 citations for failure to put up "smoking prohibited" signs.
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.Dann geht er zur Abstrafung der Übertretungen über.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Achill (zu allen): Bringt ihn zum Schweigen.
Kral Büyük Teoderik ona bu kendi başına buyruk faaliyetlerini durdurması hakkında ihtarlarda bulundu.Le roi voulut qu'on le laissât trouver le secret à lui seul.
"Avrupa Yakası'na ihtar!".Portons haut le flambeau de l'Union!
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.Il lui révèle leur plan : faire sauter le WICKED.
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.Luego caen por su propio peso: es la precipitación.
1606'da Papa V, Paul Galileo ile şahsen bir konuşma yapmış ve ihtarlarını yenilemiştir.En 1606, Paulo V les permitió recibir órdenes.
Cadi Gretel'e mantıklı olup öyle hareket etmesini ihtar eder.Siempre obliga a Cory a hacer el ridículo.
Allison'a ihtar verildi...".«Todo pasa por Alisson».
Mahkeme Fuad Hüsnü'ye ihtar vermekle yetindi.La Corte emanò una sentenza in favore di Fust.
Mahkeme Fuad Hüsnü'ye ihtar vermekle yetindi.Присяжные оправдали Хейвуда.
Kral Büyük Teoderik ona bu kendi başına buyruk faaliyetlerini durdurması hakkında ihtarlarda bulundu.Дивился король, что так легко само собой исполнилось его тайное желание.
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.ويردها على فقرائهم " ففعل ذلك حذيفة.
Peygamber hemen müdahale etmiş ve bu sözün gıybet olduğunu ihtar etmişti.فَدَعَا رسول الله صلى الله عليه وسلم أمامة بِنْتُ زَيْنَبَ فَأَعْلَقَهَا فِي عُنُقِهَا».
Muhtıra, ihtar kökeninden gelmektedir ve ihtar edilen şey anlamını taşımaktadır.Deriva do latim cadere (cair, perecer) e que formou, também, caducar.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Sonic diz: Use a cabeça.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Summer postanawia go zdobyć- udaje jej się.
Peygamber hemen müdahale etmiş ve bu sözün gıybet olduğunu ihtar etmişti.Som profet förkunnade han ord från Gud och gjorde under.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Gustave jí dává prostou radu: ať se rozhodne podle svého srdce.
"Avrupa Yakası'na ihtar!".Húzz a francba a kibaszott színpadomról!”.
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.また場合によっては排泄後などの不浄を払う意味で行う。
Lejant C — Rakibine 3 ihtar verdirerek kazandı.次打者Eが本塁打して3得点。
Sonra da onlara bu kötülüklere girmelerini ihtar eder.興宗到郡後都一概懲治這些罪行。
"Avrupa Yakası'na ihtar!"."유럽 연합에서 떠나야 한다."
Eğer oyuncu bunlardan birini uygularsa ihtar alır.כששחקן מדבר איתם הוא צריך לעשות מרוץ.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Igor Matovič: Ivetka, prosím ťa, rozmysli si to ešte .
Eğer oyuncu bunlardan birini uygularsa ihtar alır.Ak hráč môže brať, tak musí brať.
Bu bir ihtar mı?E' un handicap?
Bu bir ihtar mı?Que ressens-tu ?
Bu bir ihtar mı?Sientes lástima?
Bu bir ihtar mı?Είναι ελάττωμα αυτό;
Bu bir ihtar mı?Ты считаешь это недостатком?
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.E l'ultima cosa che vogliamo segnalare, è che in tutta questa storia, c'è un avvertimento.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.그렇죠? 이 스라이드에서 보여드리는 마지막은, 이 대목에는 한 가지 경고가 내재하는건데요.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.Ostatnia kwestia, którą poruszę jest problematyczna dla całej tej prelekcji.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.Ultimul lucru pe care doresc să-l menţionez e faptul că există un avertisment.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.Y la última cosa que resaltamos en esta diapositiva, es que esta historia tiene una advertencia.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.Последното нещо, което показваме на този слайд, е, че към тази история има един протест.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.נכון? הדבר האחרון שעליו אנחנו רוצים להתמקד בשקופית הזו, כיוון שאתם יודעים שבסיפור הזה יש אזהרה אחת.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.صحيح؟ وآخر شيء نشير إليه هنا هو، كما تعلمون، أن هناك تحذير واحد لهذه القصة.
Bu sayfaya koyduğumuz son şey, biliyorsunuz ki bu hikaye için bir ihtar.この一連の話には警告が 含まれているということです インドの増加する人口は 世界どの国より若いんです
Fesih ihtarı, süresiz olarak imzalanmış kira sözleşmeleri için söz konusudur.El periodo de preaviso se aplica a un contrato de alquiler que está en vigor de forma indefinida.
Fesih ihtarı, süresiz olarak imzalanmış kira sözleşmeleri için söz konusudur.Irtisanomisaika koskee vuokrasopimusta, joka on toistaiseksi voimassa.
Fesih ihtarı, süresiz olarak imzalanmış kira sözleşmeleri için söz konusudur.Le préavis concerne un contrat de location qui est en vigueur jusqu’à nouvel ordre.