Bununla birlikte Robert Gallo ihmal edildi.Robert Gallo war jedoch auch entscheidend daran beteiligt.
Pek çok uygulamada faz ihmal edilir.Ihr kommt eine entscheidende Rolle in vielen Applikationen zu.
Temelde logaritmik çarpanları ihmal eden büyük O gösteriminden başka bir şey değildir.Sie ist mit Ausnahme des auf der Blattunterseite seidig flaumig behaarten Hauptnervs unbehaart.
Teke tek maçlardan farklı olarak genelde diskalifiye kuralı ihmal edilir.In alltäglichen Diskussionen wird das Bestreiten in der Regel vom bloßen Bezweifeln unterschieden.
Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar.Auch seine Grabstätte geriet in Vergessenheit.
Kimi zaman alt dudağın altına da bir takı takmayı ihmal etmezlerdi.Und sie stoppten nicht, bis sie zu einer sicheren Felswand gelangten.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Die nach der Insolvenz noch heute leerstehenden Gebäude sind dem Verfall und Vandalismus überlassen.
Bu yüzden , böyle bir küme için, üçüncü boyut ihmal edilir.Sadece FOU onu tanımlamak için kullanılır.3 In der Neuzeit wird ウォ wo verwendet, um den wo-Laut darzustellen.
Çocukların televizyon yüzünden yazmayı ihmal etme eğilimi var.Les enfants ont tendance à négliger la lecture à cause de la télévision.
Görevlerini ihmal etti.Il a négligé ses devoirs.
Görevinizi ihmal etmeyiniz!Ne négligez pas votre devoir !
Onları ihmal etmiyorum.Je ne les néglige pas.
Sizi ihmal etmem.Je ne vous néglige pas.
Görünüşünü ihmal ediyor.Elle néglige son apparence.
Bulundukları topluluğu gerçekten ihmal ediyorlar.Ils sont tellement négligés qu'ils sont la lie de la société.
Kendimi ihmal ediyordum.Je me négligeais.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Cette maladie a fait l'objet d'un classement par l'OMS au titre des maladies tropicales négligées.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Mais pour une raison jamais élucidée, cette unité est abandonnée à l'extérieur et vandalisée.
İmparatoriçe, oğlunun eğitimini ihmal etmiş, bu yüzden bozuk ahlaklı büyümüştür.D'autre part, l'impératrice néglige grandement l'éducation de son fils qui devient rapidement un débauché.
Sezar o yılda sıkıntıda olduğu içinbu ihmali gerçekleştirdi.César écrivit probablement ses mémoires cette année-là.
2009 yılında çekilmiş mevcut fotoğraflar köprünün bu ihmal süresinde yıkıldığını göstermektedir.Des photos prises en 2002 ont montré qu’une partie du pont s’est effondrée.
Bu terimler ihmal edilebilir ama yine de önemlidir.Ce retournement peut paraître décevant mais est en même temps inévitable.
Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir.Il était également interdit de chasser et de pêcher.
Guy, ya yastıkla boğularak ya da yalnızca ihmal ve kötü bakım nedeniyle eceliyle 928 yılında öldü.O Guido lo hizo sofocar con una almohada en 928 o simplemente murió, tal vez por negligencia o malos tratos.
Eğer ihmal edilirse enfeksiyon vücuda yayılıp kurbanı öldürebilir.Si se descuida, una infección puede diseminarse y posiblemente causar la muerte de la víctima.
Doppler Etkisi ihmal edilir.El efecto Doppler está simulado.
Jolie yardımcı rolde Wilson'ın ihmal edilmiş karısı Margaret Russels'ı oynadı.El papel de Jolie era el de “Margaret Russell”, la esposa descuidada de “Wilson”.
Kısaca bu hiçbir zaman ihmal edilmeyecek bir araştırma konusudur.Es una masa de conocimiento que nunca olvida lo que ve una vez.
Bu sayede Er ve Ed ihmal edilebilecek kadar küçük olacaktır.Gracias a él, Ed y Al pueden escapar del lugar.
Pek çok yazar tarafından basitleştirme maksadıyla sabit terim ihmal edilir.Muchos autores omiten el término constante, para fines de simplificación.
Mektubuna cevap yazmayı unutmak benim ihmalkarlığımdı.È stata una mia negligenza dimenticare di rispondere alla tua lettera.
Bununla birlikte Robert Gallo ihmal edildi.Robert Gallo, invece, viene lasciato fuori.
Rahip Cosmas, Bulgar başrahipler ve piskopos sürülerini açgözlülük, oburluk ve ihmalle suçladı.Cosmas il Prete accusò gli abati e i vescovi bulgari di avidità, ingordigia e negligenza verso il popolo.
2009 yılında çekilmiş mevcut fotoğraflar köprünün bu ihmal süresinde yıkıldığını göstermektedir.Recenti foto (risalenti al 2009) mostrano che nel frattempo il ponte è crollato.
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.Gli sopravvissero sua moglie e due figli.
Savaşın bu acıları arasında boş zamanlarında gırgırlarını geçmeyi de ihmal etmezler.Non vado in giro a uccidere vergini durante il mio tempo libero.
De Tounens Valparaíso'ya Şili'nin temsilcilerini beklemek üzere geri dönmüştür, esasen onu ihmal etmişlerdi.De Tounens tornò a Valparaíso per attendere i rappresentanti del governo cileno.
Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar.I suoi richiami, però, restarono inascoltati.
Bu tip koordinatlar devrî veya ihmal edilebilir koordinatlar olarak tanımlanır.Tali costrutti possono essere definiti come variabili di tratto, o variabili disposizionali.
Buna rağmen ilk görevinde ihmalkar davrandığı için, bir süre katılımcı olmasına izin verilmedi.Infatti, nella sua prima causa come avvocato non riuscì nemmeno a parlare.
Rusya’daki gelişmeleri takip etmeyi de ihmal etmez.Стараются не отставать от мировых тенденций и в России.
Köyde bir göl vardır fakat ihmalden ve depremlerden kurumuştur.В деревне есть озеро и памятник Победы.
Günlük konuşmada ve yazıda bu hareke sistemi çoğunlukla ihmal edilir.В журналистской и повседневной речи эти топонимы, как правило, склоняются.
Yazları karpuz kavun yedikçe, kış için çekirdeklerini kurutup biriktirmeyi ihmal etmeyin.Не сжигай пальм и не обдирай с них кору, не срубай деревьев и не убивай скота больше, чем надо для еды.
Eğer C 1 >> C 2 {\displaystyle C_{1}>>C_{2}} ise, C 2 {\displaystyle C_{2}} ihmal edilebilir.Пусть кривые C 1 {\displaystyle C_{1}} и C 2 {\displaystyle C_{2}} являются замкнутыми.
Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar.Но и они уступили в итоге своим соперникам.
Doppler Etkisi ihmal edilir.Эффект препарата дозозависим.
Facianın ardından geminin komutanı askerî mahkemeye çıkarılarak ihmalden dolayı suçlu bulundu.Вскоре лейтенант предстанет перед военным судом за своё правонарушение.
Ana tenkitlerden biri, erkeklerin bilhassa da'va turlarına çıkarak ailelerini ihmal ve göz ardı ettiğidir.Не глядя разрушает чужие семьи, безразличен и к собственной.
Eğer ihmal edilirse enfeksiyon vücuda yayılıp kurbanı öldürebilir.إذا أهملت، قد تنتشر العدوى ويحتمل أن تقتل الضحية.
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.وترك وراءه زوجته، وابنتين وولدين.
Uzun yıllar ihmal edilip köhneledikten sonra yenileştirilmiştir.وقد تم إهمالها وغلقها بعد ذلك لسنوات طويلة.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.وهو واحد من أربعة أمراض مصنفة على أنها أمراض تكاثر نقوي.
Fakat 'Baba Abdullah' ticarete ilgi göstermedi, ihmal etti ve hesapsızca para harcıyordu.ولكن بابا عبد الله لم يلتفت إلى تجارته، وكان يهملها ويصرف المال بلا حساب.
Mikhail, yeni karısını ihmal edip, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Miguel parece ter ignorado completamente sua nova esposa e continuou seu caso com Ingerina.
De Tounens Valparaíso'ya Şili'nin temsilcilerini beklemek üzere geri dönmüştür, esasen onu ihmal etmişlerdi.De Tounens voltou para Valparaíso para esperar por representantes do governo Chileno.
Bulgarlar, Bizanslıların nehri geçemeyeceklerinden emin olduklarından nöbetçi koymayı ihmal ettiler.Os búlgaros, confiantes em que os bizantinos não conseguiam atravessar o rio, negligenciaram a vigilância.
Mikhail, karısı olmaya devam etti ama gene ihmal edildi.Ela permaneceu como esposa legal de Miguel, mas foi, novamente, completamente ignorada.
Rahip Cosmas, Bulgar başrahipler ve piskopos sürülerini açgözlülük, oburluk ve ihmalle suçladı.Cosme acusou os abades e bispos búlgaros de ganância, gula e negligência em relação ao seu rebanho.
Kazadan sonra Claire diğer yolcular tarafından ihmal edilir.Claire é ignorada e evitada pelos outros sobreviventes depois da queda.