Birkaç sözcük, bir erkeğin gerçek karakterine ihanet edebilir.A few words may betray a man's true character.
John sana ihanet edecek bir insan değildir.John is not a man to betray you.
Bu rapor, onun ihanetini doğruluyor.This report confirms his betrayal.
Bir başka deyişle, o bize ihanet etti.In other words, he betrayed us.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.The man I trusted betrayed me.
Sana ihanet etmeyeceğim.I am not going to betray you.
İnsan arkadaşlarına ihanet etmemeli.One shouldn't betray one's friends.
Diğerlerine ihanet edecek son kişi olurdu.He would be the last person to betray others.
Nerede olduğumuzu düşmana söyleyerek bize ihanet etti.He betrayed us by telling the enemy where we were.
O, arkadaşlarına ihanet edecek son kişidir.He is the last person to betray his friends.
Ona olan güvenime ihanet etti.He betrayed my confidence in him.
Hafızası ona ihanet etmişti.His memory had betrayed him.
O, memleketine ihanet etti.He betrayed his country.
O vatana ihanet için bir adaya sürüldü.He was banished to an island for high treason.
O güvenirliğini kaybetti çünkü bir arkadaşına ihanet etti.He lost his credibility because he betrayed a friend.
İlk kez arkadaşlarına ihanet etti.She betrayed her friends for the first time.
Onun güvenine ihanet etti.She betrayed his trust.
Gerçek bir beyefendi asla arkadaşlarına ihanet etmez.A true gentleman would not betray his friends.
Biz ona bir "kahraman" dedik ama o bize ihanet etti.We called him a "hero", but he betrayed us.
Gerçek bir centilmen asla dostlarına ihanet etmez.A true gentleman never betrays his friends.
Sen hiç iyi bir arkadaş tarafından ihanete uğradın mı?Have you ever been betrayed by a good friend?
Çevirmek ihanet etmektir.To translate is to betray.
Hatta bazıları onu ihanetle suçladı.Some even accused him of treason.
Birçokları para için arkadaşlarına ihanet etti.Many betrayed their friends for money.
İddia edildiğine göre, bir zamanlar babası Çin'e ihanet etti.Supposedly, his father once betrayed China.
O, para için dostlarına ihanet etti.He betrayed his friends for money.
Arkadaşlarıma ihanet etmektense ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than betray my friends!
Tom Mary'nin güvenine ihanet etti.Tom betrayed Mary's trust.
John sana ihanet edecek bir adam türü değildir.John isn't the kind of man who would betray you.
O, sana ihanet etti.She betrayed you.
Onlar sana ihanet ettiler.They betrayed you.
Sana ihanet ettim.I betrayed you.
O, vatana ihanet suçundan bir adaya sürgün edildi.He was exiled to an island for the crime of high treason.
Sen bana ihanet ettin. Neden?You betrayed me. Why?
Çok ihanete uğramış hissediyorum.I feel very betrayed.
Çok fazla ihanete uğradığımı düşünüyorum.I feel so betrayed.
Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.I feel betrayed, but I still like her.
Ona güvenebilirsin. Sana asla ihanet etmeyecektir.You can trust him. He'll never betray you.
O, para için arkadaşlarına ihanet etti.She betrayed her friends for money.
Gitarım bana asla ihanet etmez.My guitar will never betray me.
Onların bana ihanet edeceklerini bilmem gerekirdi.I should have known they would betray me.
Bana ihanet ettin.You betrayed me.
Bize ihanet eden Tom değildi.It wasn't Tom who betrayed us.
Sana asla ihanet etmedim!I would never betray you!
Hiç kimse sana burada ihanet etmeyecek.No one here will betray you.
Tom Mary'ye ihanet etti.Tom betrayed Mary.
Tom bana ihanet etti.Tom betrayed me.
Tom bize ihanet etti.Tom betrayed us.
Tom size ihanet etti.Tom betrayed you.
Tom ihanet edilmiş hissetti.Tom felt betrayed.
Birisi bize ihanet etti.Someone betrayed us.
Bize ihanet ettin.You betrayed us.
O benim güvenime ihanet etti.He betrayed my confidence.
Sana ihanet etmedim.I didn't betray you.
Tom'a ihanet etmeyeceğim.I won't betray Tom.
Tom sana ihanet etti.Tom has betrayed you.
Bize kim ihanet etti.Who betrayed us?
Tom'un bana ihanet ettiğine inanamıyorum.I can't believe Tom betrayed me.
Tom'a ihanet ediyormuşum gibi hissettim.I felt like I was betraying Tom.
Güvenine ihanet etmeyeceğim.I won't betray your trust.