iftiracı ile cümle

iftiracı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
45
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Eleven szenek hulljanak reájok; tûzbe vesse õket, örvényekbe, fel ne keljenek!
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.El hombre suelto de lengua no será firme en la tierra; al hombre violento el mal le perseguirá a empujones
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Fà piovere su di loro carboni ardenti, gettali nel bàratro e più non si rialzino
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.악담하는 자는 세상에서 굳게 서지 못하며 강포한 자에게는 재앙이 따라서 패망케 하리이다
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Lad ikke Bagtaleren holde sig i Landet, ondt ramme Voldsmanden Slag i Slag!
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Mož zbadljivega jezika se ne utrdi na zemlji; mož silovitosti – hudo ga bo gonilo do pogube.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Não se estabeleça na terra o caluniador; o mal persiga o homem violento com golpe sobre golpe.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Nech sa shrnie na nich žeravé uhlie; nech ich uvrhne Bôh do ohňa, do hlbokých jam, aby nepovstali.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Người nào có lưỡi gian trá chẳng được vững lập trong xứ; Tai họa sẽ đuổi theo kẻ hung bạo đặng đánh đổ hắn.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Người nào có lưỡi gian_trá chẳng được vững lập trong xứ ; Tai_họa sẽ đuổi theo kẻ hung_bạo đặng đánh_đổ hắn .
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Niech na nich spadną węgle rozpalone; do ognia niech wrzuceni będą, i do dołów głębokich, skądby nie powstali.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Padej na ně uhlé řeřavé, a na oheň uvrz je, do jam hlubokých, aby nemohli povstati.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Tulkoon tulisia hiiliä heidän päällensä; hän syösköön heidät tuleen, vesivirtoihin, joista he älkööt nousko.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Злоезичен човек няма да се утвърди на земята; Зло ще преследва насилника човек догдето го погуби.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.איש לשון בל יכון בארץ איש חמס רע יצודנו למדחפת׃
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.‎رجل لسان لا يثبت في الارض. رجل الظلم يصيده الشر الى هلاكه.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.說 惡 言 的 人 、 在 地 上 必 堅 立 不 住 . 禍 患 必 獵 取 強 暴 的 人 、 將 他 打 倒
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.說惡 言 的 人 、 在 地上 必 堅立 不 住 . 禍患 必獵 取 強暴 的 人 、 將 他 打倒
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Angin utara pasti mendatangkan hujan; begitu pula pergunjingan pasti menimbulkan kemarahan
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Az északi szél esõt szül; és haragos ábrázatot a suttogó nyelv.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.De noordenwind brengt regen; roddel en achterklap leiden tot boze gezichten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Der Nordwind bringt Ungewitter, und die heimliche Zunge macht saures Angesicht.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.El viento del norte trae la lluvia; y la lengua detractora, el rostro airado
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa ; Còn lưỡi nói hành cách kín_đáo gây cho mặt_mày giận_dữ .
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa; Còn lưỡi nói hành cách kín đáo gây cho mặt mày giận dữ.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Jako wiatr północny deszcz przynosi: tak przynosi twarz gniewliwą język uszczypliwy.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.북풍이 비를 일으킴 같이 참소하는 혀는 사람의 얼굴에 분을 일으키느니라
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.La tramontana porta la pioggia, un parlare in segreto provoca lo sdegno sul volto
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Le vent du nord enfante la pluie, Et la langue mystérieuse un visage irrité.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordanvind föder regn och en tasslande tunga mulna ansikten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind føder regn, og en tunge som hvisker i lønndom, volder sure miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind fremkalder Regn, bagtalende Tunge vrede Miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.O vento norte traz chuva, e a língua caluniadora, o rosto irado.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Pohjatuuli saa aikaan sateen ja salainen kielittely vihaiset kasvot.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severni veter rodi dež: tako obrekljiv jezik lice nejevoljno.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severný vietor plodí dážď a hnevlivú tvár jazyk, ktorý tajne škodí.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vîntul de miazănoapte aduce ploaia, şi limba clevetitoare aduce o faţă mîhnită. -
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vítr půlnoční zplozuje déšť, a tvář hněvivá jazyk tajně utrhající.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Ο βορρας ανεμος εκδιωκει την βροχην το δε ωργισμενον προσωπον την υποψιθυριζουσαν γλωσσαν.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Както северният вятър произвежда дъжд, Така и тайно одумващият език - разгневено лице.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Северный ветер производит дождь, а тайный язык – недовольные лица.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.רוח צפון תחולל גשם ופנים נזעמים לשון סתר׃
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.ريح الشمال تطرد المطر والوجه المعبس يطرد لسانا ثالبا.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北 風 生 雨 、 讒 謗 人 的 舌 頭 也 生 怒 容
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北風生雨 、 讒謗 人 的 舌頭 也 生 怒容

İlgili Sayfalar