Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Generalement. Quand j'etais en premiere annee de droit
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Thực tế, khi tôi là sinh viên năm nhất trường luật Việc kinh doanh của mẹ tôi thất bại tôi đã giúp đỡ bà
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Toen ik eerstejaars-rechtenstudent was, mislukte mijn moeders zaak en steunde ik haar.
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.מעשית. כשהייתי תלמידת שנה א' בבי"ס למשפטים, העסק של אמא שלי קרס, אז אני תמכתי בה.
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.خاصة ، أقصد ، عندما كنت في السنة الأولى من كليه القانون، إنهار عمل امي ، فكان على مساعدتها .
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.母が失業し 私が母を手伝いました 私は大学生の妹の
Negatif özkaynağınız var, malvarlığınız ve gelirinizle borcunuzu ödeme imkanınız yok, iflas ediyorsunuz.E isso é contra falta de liquidez.
Negatif özkaynağınız var, malvarlığınız ve gelirinizle borcunuzu ödeme imkanınız yok, iflas ediyorsunuz.الأزمة الائتمانية.
Negatif özkaynağınız var, malvarlığınız ve gelirinizle borcunuzu ödeme imkanınız yok, iflas ediyorsunuz.そして、それは相対している非流動性です。
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .Assim que é falência. Que é a insolvência.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .Dus dat is faillissement. Dat is insolventie.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .Takže toto je bankrot. Toto je insolvencia.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .To je bankrot. Tohle je platební neschopnost.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .Więc to jest bankructwo. To jest niewypłacalność.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .Αυτό είναι η πτώχευση.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .هذا هو الإفلاس. هذا هو العجز عن الوفاء.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .それは、債務超過です。 私は債務超過という言葉を強調したいと思います、
Ne olursa olsun, bu kurum iflas ediyor olamaz.Nyní nemůže tahle společnost zbankrotovat.
Ne olursa olsun, bu kurum iflas ediyor olamaz.それは40億ドルの現金を持ち、40億ドルの負債を持ち、
Neredeyse iflas ediyordum, cidden,거의 파산에 이를 지경으로까지 갔습니다.
Neredeyse iflas ediyordum, cidden, Kocaman bir matbaa makinesi aldım,Ik kreeg ongeveer 10 creditcards en leningen en ik raakte bijna failliet.
Neredeyse iflas ediyordum, cidden, Kocaman bir matbaa makinesi aldım,וכמעט הגעתי לפשיטת רגל, באמת,
Neredeyse iflas ediyordum, cidden,وكنت فعلا على حافة الأفلاس
Neredeyse iflas ediyordum, cidden,大きな印刷機を購入しました
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?En Nigeria, seis de los bancos comerciales más grandes colapsaron al mismo tiempo que los nuestros ¿eh?
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?I Nigeria kollapsade sex av de större affärsbankerna samtidigt som våra.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?In Nigeria brachen 6 Geschäftsbanken zur gleichen Zeit wie unsere zusammen.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?În Nigeria, șase dintre cele mai mari bănci comerciale au dat faliment în același timp cu noi.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?In Nigeria, sei delle più importanti banche commerciali sono crollate nello stesso tempo della nostra, eh?
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?In Nigeria zijn zes van de grote commerciële banken in elkaar gestort op hetzelfde moment als die van ons.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?Na Nigéria, seis dos maiores bancos comerciais faliram ao mesmo tempo que os nossos.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?V Nigérii zbankrotovalo šesť najväčších komerčných bánk v rovnakom čase ako naša.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?V Nigérii zkolabovalo šest největších komerčních bank ve stejné době jako u nás.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?V Nigeriji je šest izmed največjih poslovnih bank propadlo ob istem času kot pri nas.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?W Nigerii sześć głównych komercyjnych banków upadło w tym samym czasie, co nasze.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?В Нигерии, шесть крупнейших коммерческих банков обанкротились одновременно с нашими.
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?В Нигерия, 6 от най-големите търговски банки се сринаха заедно с нашата, разбирате ли?
Nijeryada, bizimkiyle eş zamanlı Ticari bankaların 6 büyük olanı, bizimkiyle aynı zamanda iflas etti, ha?В Нігерії 6 головних комерційних банків рухнули одночасно з нашим.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.Cái chết của bạn là do cơ quan nội tạng mất dần chức năng, hay hệ hô hấp, hệ tim, thận
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.Det man dør af er tiltagende organ svigt, i luftvejene, hjertet, nyrerne, det organerne indeholder.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.To, na co umřete, je zhoršující se selhávání orgánů, vaše plíce, srdce, ledviny, nebo jiné orgány to zabalí.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.De er for store til at falde.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.Są zbyt wielcy żeby ponieść klęskę.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.SIE... sind 'sysTEMrelevant'.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.Είναι πολύ δυνατοί για να αποτύχουν.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.Те са прекалено големи, за да се провалят.
Öz sermayeye hiçbir getirisi olmadı, hatta iflas bile edebilirsiniz. -Você seria um banco insolvente.
- Peki iflas edince ne oluyor?A co se stane v konkursu?
Peki iflas edince ne oluyor?倒産すると、破産裁判所があなたの全ての資産を、
Peter Popoff, 1997'de iflas etti.En 1997, Peter Popoff declaró quiebra.
Peter Popoff, 1997'de iflas etti.Nel 1997, Peter Popoff è fallito.
Peter Popoff, 1997'de iflas etti.Pada tahun 1987, Peter Popoff menyatakan kebangkrutan.
Peter Popoff, 1997'de iflas etti.Το 1997,ο Peter Popoff κήρυξε πτώχευση.
Peter Popoff, 1997'de iflas etti.През 1997г. Питър Попов фалира.
Sanırım 'iflas' ve 'nakit darboğazı' arasındaki farklar aklınızda biraz netleşmiştir.لا أستطيع دفع القروض الحالية، وأنت تعطيني
Sanırım 'iflas' ve 'nakit darboğazı' arasındaki farklar aklınızda biraz netleşmiştir.そういう状況だと、誰かから融資を受けても、 それを支払う事は出来ない。
Seni iflas ettireceğim.Jag ska ruinera dig trots allt.
Seni iflas ettireceğim.Jednak cię kiedyś zrujnuję.
Seni iflas ettireceğim.Jeg skal nok få dig.
Seni iflas ettireceğim.Minä saatan sinut vararikkoon.