Ana içeriğe geç
Sözlük

iffetli ile cümle

iffetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır.And if they are modest, it is better for them.
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLlO Then she hath sworn that she will still live chaste?
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.I am the chaste and virtuous wife of another man.
Eğer batarsa, iffetlidir.If she sinks, she's pure.
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...No, wait, if she floats she's pure, if she sinks...
Onun annesi de çok dürüst, son derece iffetli bir hanımdı.They both ate the (same) food (as men).
İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler.They are women (seeking) wedlock, and not lechery, nor secretly looking for paramours.
Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin.If any man is rich, let him be abstinent; if poor, let him consume in reason.
Evlenemeyenler, Allah kendilerini lütfü ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar.And let those who find not the means to marry be abstinent till God enriches them of His bounty.
Büyüyecekler diye bu malları tez elden saçıp savurarak yemeyin. Zengin olan, iffetli davransın.If any man is rich, let him be abstinent; if poor, let him consume in reason.
Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah, işitendir, bilendir.And that they should restrain themselves is better for them; Allah is Hearing, Knowing.
İffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.And that they should restrain themselves is better for them; Allah is Hearing, Knowing.
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.And that they should restrain themselves is better for them; Allah is Hearing, Knowing.
İffetli davranmaları kendileri için daha iyidir. ALLAH İşitendir, Bilendir.And that they should restrain themselves is better for them; Allah is Hearing, Knowing.
Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır.But to refrain (i.e. not to discard their outer clothing) is better for them.
İffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır.But to refrain (i.e. not to discard their outer clothing) is better for them.
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır.But to refrain (i.e. not to discard their outer clothing) is better for them.
İffetli davranmaları kendileri için daha iyidir.But to refrain (i.e. not to discard their outer clothing) is better for them.
Zengin olan, iffetli davransın. Fakir olan ise örfün gerekli kıldığı oranda yesin.The rich shall not charge any wage, but the poor may charge fairly.
İffetli olmak isteyen kızlarınızı, bu dünyanın geçici menfaatini arzulayarak fuhuşa zorlamayın.Do not force your girls into prostitution to make money if they want to be chaste.
İffetli, habersiz, mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.Truly, those who accuse chaste, unwary, believing women are cursed in this world and the Hereafter.
İffetli kadınlara iftira atıp da dört tanık getirmeyenlere gelince, onlara hemen seksen vuruş vurun.Those who defame chaste women, but cannot produce four witnesses, shall be given eighty lashes.
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır.Die Leistung(en?) war(en?) nur geringfügig besser als beim Bocian.
Diana da Endimione'ye gizli olarak aşıktır ama onun gayet iffetli hareket etmesini istemektedir.Sie bemerkt, dass Diana ebenfalls in Endimion verliebt ist und fällt in Ohnmacht.
Sahte Diana, (yani Giove) de iki kız arasında birkaç iffetli öpücüğün yanlış bir şey olmadığını yanıtlar.“Ella” replica que no hay nada malo en unos besos castos entre chicas.
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır.روى عنه: الْحَسَن بْن صالح بْن حي الهمداني.
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır.樂善論功最大,優敘。
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Aku adalah istri yang suci dan setia dari laki-laki lain.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Eu sou a esposa casta e virtuosa de outro homem.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Ich bin die keusche und tugendhafte Ehefrau eines anderen Mannes.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Jag är kysk och tillhör en annan man.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Já jsem počestná a slušná manželka jiného muže.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Jestem cnotliwą żoną innego mężczyzny.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Je suis l'épouse chaste et vertueuse d'un autre homme.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Más férfi felesége vagyok, hű és erényes.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Olen siveä ja nuhteeton vaimo
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Sono la moglie casta e virtuosa di un altro uomo.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Soy la esposa casta y virtuosa de otro hombre.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Sunt casta şi virtuoasa soţie a altui bărbat.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Ta là người vợ thủ tiết trinh trắng của một người đàn ông khác.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Аз съм целомъдрената и добродетелна съпруга на друг мъж.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.Я честная и порядочная жена другого мужчины
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.אני אישה חסודה ששייכת לגבר אחר.
Ben, başka bir kadının namuslu ve iffetli karısıyım.私はラーマの物 光が太陽の物のように
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Apoi, ea a jurat că va trăi încă castă?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Aztán megesküdött, hogy ő még él tiszta?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Dann hat geschworen, dass sie noch leben keusch?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Então, ela jurou que ela ainda vai viver casto?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO Entonces juró que seguirá viviendo casta?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Hon har svurit att hon fortfarande kommer att leva kysk?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO Hun har svoret, at hun stadig vil leve kysk?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO 그런 다음 그녀는 그녀가 아직 징계 살 것을 맹세 쓰겠는가?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO Lalu ia telah bersumpah bahwa dia masih akan hidup suci?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Pak si přísahal, že bude i nadále žít cudný?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Poi ha giurato che lei vive ancora casto?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO Potem dade je prisegel, da bo ona še vedno živi Čist?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Potom si prisahal, že bude aj naďalej žiť cudný?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?Benvolio Puis elle a juré qu'elle vivra encore chaste?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO Sau đó, cô đã ban tuyên thệ nhậm chức rằng cô vẫn sẽ sống khiết tịnh?
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLIO Sitten hän on vannonut, että hän edelleen asuu siveä?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod