4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Po czterech miesiącach treningu byłem w stanie wstrzymać oddech przez ponad siedem minut.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Tras cuatro meses de entrenamiento, conseguí aguantar hasta más de siete minutos.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Trong bốn tháng luyện tập tôi đã có thể nín thở hơn bảy phút.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Za 4 mesiace tréningu som bol schopný zadržať dych na viac ako 7 minút.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Za čtyři měsíce tréninku jsem dokázal zadržet dech na víc než sedm minut.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Μέσα σε τέσσερις μήνες προπόνησης μπορούσα να κρατήσω την αναπνοή μου για πάνω από εφτά λεπτά.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.За 4 месеца тренировки успях да издържа без да дишам повече от 7 минути.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.Через 4 месяца тренировок я мог удерживать дыхание в течение более, чем 7 минут.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.בתוך ארבעה חודשים של אימונים הצלחתי לעצור את נשימתי ליותר משבע דקות
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.في غضون أربعة أشهر من التدريب كنت قادرا على حبس أنفاسي لأكثر من سبع دقائق
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Bror ... - Egentlig ...
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Frat... - A pensarci bene, è da un po' che non ci battiamo, e comincio a mettere su peso.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım. Ha?-Bro... -När man tänker efter... ...så har vi inte sparrat på ett tag.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım. Ha? Hey!Pomyślałem sobie, że dawno nie trenowaliśmy i zaczynam rdzewieć.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Hermano... - Ahora que lo pienso, hace tiempo que no entrenamos y me siento en baja forma.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Irm... - Pensando bem, não lutamos há algum tempo, e começo a ficar flácido.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.-Vel... -Tuli tässä mieleen... ...että emme ole harjoitelleet aikoihin. Alan veltostua.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.-Αδερφέ... -Τώρα που το σκέφτομαι, έχουμε καιρό να παλέψουμε και έχω αρχίσει να σκουριάζω.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Брат... - Если подумать, мы с тобой давно не боксировали, и у меня уже тело размякло.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.A jak jsem dobře jedl a tvrdě trénoval, můj klidový puls se snížil na 38 tepů za minutu.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.A tým, že som tak dobre jedol a tak tvrdo trénoval, môj odpočinkový tep klesol na 38 úderov za minútu.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Door zo gezond te eten en zo hard te trainen daalde mijn hartritme in rust naar 38 slagen per minuut.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.E grazie al regime alimentare e all'allenamento,
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.I przez tak dobre odżywianie i tak ciężki trening, moje tętno w spoczynku wyniosło 38 uderzeń na minutę.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.그리고, 잘 먹고 열심히 훈련함으로서 심박수는 분당(my resting heart-rate) 38회까지 떨어졌습니다.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Och eftersom jag åt så bra och tränade så hårt sjönk min vilopuls till 38 slag i minuten.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Og ved at spise så godt og træne så hårdt, faldt min hvilepuls til 38 slag per minut.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Syömällä hyvin ja harjoittelemalla kovasti sydämeni leposyke laski 38:aan per minuutti.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Y al comer tan sano y entrenar tanto, mi ritmo cardíaco en reposo bajó hasta 38 pulsaciones por minuto.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.С тази диета и усилените тренировки, сърдечният ми ритъм в покой падна до 38 удара в минута.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.ועל ידי כך שאכלתי כל כך טוב והתאמנתי כל כך קשה, קצב הלב שלי בזמן מנוחה ירד ל-38 פעימות בדקה
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.وبأكل الطعام جيداً والتدريب بجدية انخفض معدل دقات القلب إلى ٣٨ نبضة في الدقيقة
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.静止中の心拍数は毎分38にまで落とすことに成功しました これは殆どのオリンピック選手より低いものです
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Ich verpasse keine einzige Trainingseinheit.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Ik mis nooit een enkele training.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Je ne rate jamais une seule session de formation.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.전 훈련시간을 단 한 번도 빼먹지 않습니다.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Nem mulasztok el egyetlenegy edzést sem.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Nevynechám ani jeden tréning.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Nie opuściłem ani jednego treningu.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Nikdy nezmeškám jediný trénink.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Non mi perdo neanche un allenamento.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.No pierdo un sólo día de entrenamiento.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Nu lipsesc de la nicio sesiune de antrenament.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Nunca perco uma única sessão de treino.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Tôi không bao giờ bỏ lỡ một buổi tập luyện nào.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Δεν χάνω ούτε μια εκπαιδευτική περίοδο.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.Не изпускам нито една тренировка.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.אתם צריכים לראות אותי עכשיו.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.لم أفوت أبدا حصة تدريب واحدة.
Hiç bir idmanı kaçırmıyorum.試合の前の晩は緊張します
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdi오프라 윈프리는 저에게 4개월의 준비와 훈련기간을 주었습니다.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdi Böylece her gece hipoksik çadırda uyuyacaktım.Ik sliep elke nacht in een zuurstofarme tent.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiI januar 2008 gav Oprah mig fire måneder til at forberede og træne.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiI januari 2008 gav Oprah mig fyra månader för att förbereda och träna.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiIm Januar 2008 gab mir Oprah vier Monate lang um mich vorzubereiten und zu trainieren.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiOprah antoi minulle neljä kuukautta aikaa valmistautua.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiOprah cho tôi bốn tháng để chuẩn bị và luyện tập.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiOprah dała mi cztery miesiące na przygotowania i trening.
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdiOprah deu-me quatro meses para preparação e treino.