idi ile cümle
idi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yapmakta oldukları şey ne kötü idi!Vile indeed was what they used to do.
Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar.They worship nothing but what their fathers worshipped before (them).
Çünkü onlar da fasık bir kavim idi.Verily, they were a people who were Fasiqun (rebellious, disobedient to Allah).
Yapmakta oldukları ne kötü idi!Vile indeed was what they used to do.
Onlar, daha önce, şüphesiz apaçık bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Ve bu, yerine getirilmiş bir vaat idi.And it was a promise (completely) fulfilled.
Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden bir kul idi.Verily, he was a grateful slave."
Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.And it was a promise (completely) fulfilled.
Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın adeti böyle idi.That has been Allah's Way with those who have passed away of (the Prophets of) old.
Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.Verily, they were a people who were Fasiqun (rebellious, disobedient to Allah).
Yaptıkları şey ne kötü idi.Vile indeed was what they used to do.
Çünkü onlar, kalb gözleri körleşmiş bir kavim idiler.They were indeed a blind people.
Daha önce ataları nasıl ibadet ediyor idiyseler bunlar da öyle ibadet ediyorlar.They worship nothing but what their fathers worshipped before (them).
Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.And it was a promise (completely) fulfilled.
Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir.That is (one) of the Ayat (proofs, evidences, signs) of Allah.
Oysa onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Daha önce ataları nasıl tapınıyor idiyse bunlar da onları taklid ederek öylece tapınıyorlar.They worship nothing but what their fathers worshipped before (them).
Allah'ın nimetlerine şükreden bir zat idi.(He was) thankful for His (Allah's) Graces.
Şunu bilin ki Nûh çok şükreden bir kul idi.Verily, he was a grateful slave."
Bu, yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.And it was a promise (completely) fulfilled.
İşte Zülkarneyn, böyle yüksek bir hükümranlığa sahip idi.So (it was)!
Onun yanında ne var, ne yoksa Biz hepsine vakıf idik.And We knew all about him (Dhul-Qarnain).
O gerçekten özü sözü doğru biri idi, yani bir peygamberdi.Verily! He was a man of truth, a Prophet.
Kitapta İdris'i de an. Gerçekten o da doğruluğun timsali biri idi, bir nebî idi.And mention in the Book (the Quran) Idris (Enoch). Verily!
İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.[Tafsir At-Tabari].
Halbuki daha önce belli ve kesin bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Yaptıkları ne kötü idi.Vile indeed was what they used to do.
O'nun nimetlerine şükredici idi.(He was) thankful for His (Allah's) Graces.
Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah, kendilerinin dostu idi.When two groups among you almost faltered, but God was their Protector.
Onlar kuvvetçe sizden daha yaman, mal ve evladça sizden daha çok idiler.They were more powerful than you, and had more wealth and children.
Çünkü Fir'avn, yeryüzünde çok ululanan ve çok aşırı gidenlerden idi.Pharaoh was high and mighty in the land. He was a tyrant.
Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.Although, prior to it, you were of the unaware.
Duvar ise şehirde iki yetim çocuğun idi.And as for the wall, it belonged to two orphaned boys in the town.
Allah'a verilen sözden sorumlu idiler.A pledge to God is a responsibility.
Onlar, (bunlardan) daha güçlü idiler.They were superior to them in strength.
Biz onların koruyucuları idik.But We kept them restrained.
Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı.And you were on the brink of a pit of fire, and He saved you from it.
İblis'ten başka hepsi secde etmişti. O, cinlerden idi.So they bowed down, except for Satan.
Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.Although, before that, you were of those astray.
Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı.And you were on the brink of a pit of fire, and He saved you from it.
O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık.Do the disbelievers not see that the heavens and the earth were one mass, and We tore them apart?
O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.He was distinguished with God.
Zaten onlar buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir.God is aware of everything.
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi.When two groups among you almost faltered, but God was their Protector.
Halbuki geceleyin, O'nun razı olmadığı sözü düzüp kurarken O, onlarla beraber idi.He is with them, as they plot by night with words He does not approve.
Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi.Pharaoh was high and mighty in the land. He was a tyrant.
Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.Although, prior to it, you were of the unaware.
O, Allah yanında şerefli idi.He was distinguished with God.
Halbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler.They were superior to them in strength.
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi.When two groups among you almost faltered, but God was their Protector.
Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler.They were more powerful than you, and had more wealth and children.
Çünkü orada Firavun çok üstün idi ve o kesinlikle aşırı giden taşkınlardandı.Pharaoh was high and mighty in the land. He was a tyrant.
Eğer Rabbinden daha önce verilmiş bir karar olmasa idi, elbette haklarında hüküm verilmiş bitmişti.Were it not for a prior word from your Lord, it would have been settled between them.
"Duvar ise, o şehirde iki yetim oğlana ait idi.And as for the wall, it belonged to two orphaned boys in the town.
O, Allah yanında mevki sahibi idi.He was distinguished with God.
(Allah ona) "Andolsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Doğrusu bizler suçlu idik!”We were definitely in the wrong.”
Duvarın altında onlara ait bir define gömülü idi.Beneath it was a treasure that belonged to them.
O, Allah nezdinde pek itibarlı bir kişi idi.He was distinguished with God.
Onlar, bunlardan daha güçlü idiler.They were superior to them in strength.