idi ile cümle

idi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Halbuki onlar, daha önce Allah'ın üzerlerine yağmur indireceğinden tamamen ümitsiz idiler.Although before it came down they were despondent.
Onun sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü de bir aylık mesafe idi.Its morning's journey took one month, and the evening's one month.
Derken Biz onu ağaçsız çıplak bir sahile attık, o bitkin bir halde idi.So We cast him, sick, on a barren shore,
Doğrusu onlar yoldan iyice çıkmış bir toplum idi.They were certainly wicked.
Doğrusu, bu adam, haddini aşan, büyüklük taslayan zorbanın teki idi.He was certainly a tyrant, guilty of excess.
Zaten onlar bu söze pek lâyık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilir.God is cognisant of everything.
Kendilerinden önce Biz öyle nesiller helâk ettik ki onlar, bunlardan daha güçlü kuvvetli idiler.How many generations have We destroyed before them who were mightier in power than they.
[81,19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.So he acquired poise and balance,
Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik.”Until the certainty (of death) had come upon us.
O dünyada iken ailesi içinde keyifli, şımarık idi.He lived rejoicing among his people,
Siz ölüler idiniz o sizi diriltti.He gave you life when you were dead.
"İnanmış idiyseniz, neden daha önce ALLAH'ın peygamberlerini öldürüyordunuz," de.Say: "Why have you then been slaying God's apostles as of old, if you do believe?"
Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da... Hepsi de iyilerden idiZachariah and John We guided, and guided Jesus and Elias who were all among the upright.
Gerçekten Eyke halkı da zalimlerden idi.The dwellers of the Wood (near Midian) were also wicked.
İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, monoteist bir öncü idi. Hiç bir vakit ortak koşmadı.Abraham was certainly a model of faith, obedient to God and upright, and not one of idolaters,
O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.Grateful to Him for His favours; so He chose him and guided him to the path that is straight,
(Musa:) "İşte aradığımız yer orası idi," dedi ve böylece izleri üzerinde geri döndüler.Moses said: "But that is exactly what we were seeking." So they retraced their steps.
Kitapta İbrahim'i an; peygamber olan bir doğrucu idi.Commemorate Abraham in the Book: He was upright, a prophet.
O peygamber olan bir doğrucu idi.He was a truthful person and a prophet,
"Rabbim," der, "Toplantı alanına beni niye kör olarak sürdün, oysa ben görür idim?"He will ask: "O Lord, why have you raised me blind when I was able to see?"
Onu merhametimizin kapsamına aldık, çünkü o erdemlilerden idi.Thus We admitted him to Our grace. He is surely one of the righteous.
Yalnız bir yaşlı kadın hariç; geride kalanlardan idi.Except one old woman who remained behind.
"Tıpkı o," dedi, "Bize ondan önce bilgi verilmişti ve biz müslüman idik."She said: "As though this is it. We had come to have knowledge and already submitted."
Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.How ruinous was the rain that fell on those who had been warned (but warned in vain)!
Firavun, Haman ve orduları suçlular idiler.Surely the Pharaoh, Haman and their hordes were habitual sinners.
Zaten ondan önce de müslümanlar idik," derler.We had committed ourselves before it came."
Ama Rabbinden sana bir zafer gelse, "Biz sizinle birlikte idik,"derler.And if help comes to them from your Lord, they say: "We were with you."
Tüm amaçları kaçmak idi.Their only intention was to run away.
Onlar aşırı bir kuşku içinde idiler.They too were filled with disquieting doubt.
İbrahim onun bir kolundan idi.And Abraham indeed was of his inducement,
Kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u anımsa. Becerikli idiler, ileri görüşlü idiler.Remember Our votaries Abraham, Isaac and Jacob, men of power and insight.
O, azgın bir diktatör idi.He was certainly a tyrant, guilty of excess.
Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin.They said, “O Saleh! You seemed very promising among us, before this – What!
Ve onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, Salihlerden idi.And We admitted him into Our mercy; indeed he is among those who deserve Our proximity.
Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
Kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.So when he had brainwashed his people, they followed him; indeed they were a disobedient nation.
Fir'avn'dan. Çünkü o, (insanları ezip) ululanan, sınırı aşanlardan biri idi.From Firaun; he was indeed proud, among the transgressors.
Çünkü onlar daha zalim ve azgın idiler.Indeed they were more unjust and more rebellious than these!
(Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?Even if their forefathers had no intelligence, or guidance?!
Biz gerçekten hataya düşenler idik" dediler.Seek forgiveness for our sins, for we were indeed guilty.”
Dedikleri ancak şu idi: "Rabbimiz!And they never said anything except that they invoked, “Our Lord!
Üzerlerine de yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Onları yok etmişizdir, çünkü onlar suçlu idiler.We destroyed them; they were indeed criminals.
Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...Even if their forefathers had no intelligence, or guidance?!
Sen bundan önce, aramızda aranan/ümit beslenen bir kişi idin.You seemed very promising among us, before this – What!
Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?Even if their forefathers had no intelligence, or guidance?!
Musa: İşte aradığımız o idi, dedi. Hemen izlerinin üzerine geri döndüler.Said Moosa, “This is exactly what we wanted”; so they came back retracing their steps.
Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.And compassion from Ourselves, and chastity; and he was extremely pious.
Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.Our ill-fate overcame us, and we were the astray people.”
"Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz."“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
Yani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.From Firaun; he was indeed proud, among the transgressors.
Onları yok ettik, çünkü onlar suçlu idiler.We destroyed them; they were indeed criminals.
Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?Even if their forefathers had no intelligence, or guidance?!
Bundan önce sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin.You seemed very promising among us, before this – What!
Onların üzerlerine öyle bir yağmur indirdik ki, ne kötü idi uyarılanların yağmuru!And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Belli ki onlar daha güçlü idiler.And those who were before them?
Kitapta İdris'i an. O peygamber olan bir doğrucu idi.And remember Idrees in the Book; he was indeed very truthful, a Prophet.
Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Firavun'dan. O, azgın bir diktatör idi.From Firaun; he was indeed proud, among the transgressors.
Onlar, o gün, imandan çok küfre yakın idiler.They said, 'If only we knew how to fight, we would follow you.'

İlgili Sayfalar