iddianame ile cümle

iddianame kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
KCK iddianamesinde PKK ile doğrudan ilişkili olduğu iddia edilmiştir.Alegaban que el DTP estaba conectado con el PKK.
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.Sus familiares pusieron otras tres denuncias en la misma procuraduría.
İddianamede, söz konusu talimatın Zeki Metsen tarafından verildiği tespiti yer alıyor.El Comisario realizará su cometido conforme a las indicaciones que expresamente haya establecido el testador.
31 Mart 2008 iddianamede herhangi bir eksiklik tespit edilmedi ve dava kabul edilip AK Parti'ye gönderildi.En marzo de 2008, se emitió una orden de arresto en su contra, al no presentarse ante la corte.
Davanın iddianamesinde 49 ların lideri olarak yargılanmıştır.Come giudice della Corte è stato relatore di 39 sentenze.
Avukatlar, iddianamenin hazırlandığı 9 Ekim tarihinden iki gün öncesine değin sanıklarla görüştürülmemiştir.Юристы не видели своих подопечных до обвинительного заключения от 9 октября.
Erişim tarihi: 27 Şubat 2017. ^ ""Fuat Avni iddianamesi" tamam".Журнал «UZOR» (10 февраля 2017). — «Тишина, ты — лучшее из всего, что я слышал...».
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.فتمت إدانتها في محاكمتها الثالثة.
İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.O advogado do ex-prefeito disse que entrariam com recurso.
Erişim tarihi: 9 Kasım 2008. ^ "'Darbe günlükleri' iddianamede yok".O Dia, 11 de dezembro de 2008 «Minha dor não sai no jornal».
10 Kasım 2008 - 2455 sayfalık iddianamenin okunması bitirilmiştir.28 juli 2005 - KDE 3.4.2 uitgegeven.
Davanın iddianamesi 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.Wyrok ogłoszono 25 kwietnia 1988 roku.
Davanın iddianamesinde 49 ların lideri olarak yargılanmıştır.Jej działacze zostali osądzeni w procesie 59.
Davanın ilk iki günü Yargıç Leonid Akubjanov tarafından iddianame okundu.Обидва позови розглядав суддя Віктор Попревич.
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.Obvinění vznesená proti němu se týkala víry v Trojici.
18 Mart 2008 İddianame mahkeme üyelerine verildi.18. března 2008 neuspěl u advokátní zkoušky.
Temmuz 2011'de 22 sanıklı internet andıcı iddianamesi kabul edildi.În iulie 2014, Angst deținea o rețea de 22 de magazine.
İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.Az Isztambuli Ügyészség viszont ejtette a vádat.
İddianamede 196 askeri personel şüpheli olarak yer aldı.Selvisi, että 136 poliisia epäillään urkinnasta.
Davanın iddianamesi 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.Η υπόθεση εκδικάσθηκε στις 27 Ιουλίου 2009.
Türk Ceza Adaleti sistemi içinde kamu davası açan belgeye iddianame denir.Έχει εκδοθεί ένταλμα σύλληψης από τουρκικό δικαστήριο.
İddianame, insanlığa karşı altı belirli suçtan oluşuyordu.Den mistænkte gerningsmand er blevet sigtet for seks mord.
Temmuz 2011'de 22 sanıklı internet andıcı iddianamesi kabul edildi.Đến tháng 8 năm 2013, có 22 nhà cung cấp dịch vụ internet được cấp phép.
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.彼らは不満を第三身分陳情書に書き示した。
İddianame, insanlığa karşı altı belirli suçtan oluşuyordu.未行,疏論溫體仁六大罪。
18 Mart 2008 İddianame mahkeme üyelerine verildi.2008年3月18日美國聯邦地方法院宣判,根據判決文,有如下記載。
Oturum başladığında savcı John Cook iddianameyi okumak için ayağa kalktı.원숭이 재판으로 알려진 이 재판에서 존 스콥스는 벌금형을 선고 받았다.
Fakat, Kayasu'nun iddianamesi kabul edilmedi.אבל שאלת לואי טרם הוכרעה.
Fakat, Kayasu'nun iddianamesi kabul edilmedi.Už však Ashove rozkazy prestal poslúchať.
Fakat, Kayasu'nun iddianamesi kabul edilmedi.Karlove izvolitve seveda ni priznal.
250 sayfalık iddianame 10 Şubat 2011 tarihinde tamamlandı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.10. oktobra 2011 so na Ministrstvo za notranje zadeve Republike Slovenije vložili 250 ustanovnih izjav.
Sonraki yıllarda örgütlü suçlarla ilgili sorgulama, iddianame ve mahkûmiyetler birbirini izledi.Sekantys procesai, kaltinimai ir atsiskyrimai sekė vienas po kito.
12 Eylül 2012'de, federal savcýlýk, eskisini geçersiz kýlan yeni bir iddianame hazýrladý.Le 12 septembre 2012,
12 Eylül 2012'de, federal savcýlýk, eskisini geçersiz kýlan yeni bir iddianame hazýrladý.Στις 12 Σεπτέμβρη του 2012, οι ομοσπονδιακοί εισαγγελείς ενισχύουν το κατηγορητήριο Swartz,
12 Eylül 2012'de, federal savcýlýk, eskisini geçersiz kýlan yeni bir iddianame hazýrladý..في 12 سبتمبر 2012 سلم المدعون الفيدرايون دعوى ضد سوارتز
12 Eylül 2012'de, federal savcýlýk, eskisini geçersiz kýlan yeni bir iddianame hazýrladý.訴因を追加した、スワーツに対する追加的変更の起訴状を提出。
Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler.Ils ont déposé une mise en accusation distincte pour ajouter de nouvelles charges.
Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler.Они подали отдельный обвинительный акт, чтобы добавить больше обвинений,
Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler..رفعوا دعوى منفصلة لتزداد التهم
Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler.そしてなぜこの行為がこれら多くの連邦犯罪を構成し、
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.Nhưng trở thành một tội phạm?<br/>Đối mặt với án tù?
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.Voilà la situation. Aucune information que ce soit sur le dossier ou les preuves du gouvernement.
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.Ето къде сме:ние нямаме никакво откритие, никакво доказателство за каквото и да е
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.ها نحن هنا، ليس لدينا أي اطلاع، أي دليل بأي نوع عن ما هي القضية التي تبنيها الحكومة
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.証人もいない。 そして弁護士がこうしろと求めてくる
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Der går måneder mens Swartz' venner og familie venter på det truende anklageskrift.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.I mesi passano, mentre i familiari e gli amici di Swartz prevedono l'inconbente rinvio a giudizio.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Les mois passent. Les amis et la famille de Swartz attendent une condamnation imminente.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Los meses transcurren mientras los amigos de Swartz y su familia aguardan una inminente acusación.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Měsíce plynou, zatímco Aaronovi přátelé a rodina čekají na blížící se obžalobu.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Οι μήνες περνούν καθώς οι φίλοι και η οικογένεια του Swartz περιμένουν το διαφαινόμενο κατηγορητήριο.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Идут месяцы, как друзья и семья Шварц в ожидании надвигающейся обвинительное заключение.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Минават месеци, докато приятелите и семейството на Арън очакват предявяването на обвинителния акт.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer..مرت شهور وأصدقاء آرون وعائلته ينتظرون الدعوى الخطيرة
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.その頃、スワーツはネットの諸問題に対する 頼りになる専門家となっていった。

İlgili Sayfalar