Okumaya devam ettikçe, bu iddiaların ardında bazı politik nedenler yattığını düşünmeye bile başlayabilirsiniz.ある種の政治的な意図も隠されています 女性は家事をすると乳ガンの予防になり
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.A szavazóhelyiségeken azt állították, hogy szavazóurnákat loptak el.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Banyak klaim adanya intimidasi di tempat pemungutan suara, kotak suara dicuri.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.C'erano accuse di intimidazione ai seggi elettorali, e di urne elettorali rubate.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Đã xuất hiện những xác nhận về sự hăm dọa ở những điểm bỏ phiếu, những thùng phiếu bị ăn cắp.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Došlo k údajnému vyhrožování ve volebních místnostech a urny byly odcizeny.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Er waren beschuldigingen van intimidatie in de stemlokalen, en van gestolen stembussen.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Existau plângeri de intimidare la secţiile de votare, de furt a urnelor de vot.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Había acusaciones de intimidación en las mesas de votación, de robo de urnas.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Houve alegações de intimidação nas mesas de voto, de urnas de voto serem roubadas.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.점점 투표 입소 근처에서 협박을 받았다는 둥, 투표 상자가 도난되었다는 둥의 점점 투표 입소 근처에서 협박을 받았다는 둥, 투표 상자가 도난되었다는 둥의 주장들이 봇물터지듯 나왔고
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.On rapportait des actes d'intimidation aux bureaux de votes, et des urnes volées.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Padły skargi na zastraszanie wyborców w lokalach wyborczych, o kradzieży urn wyborczych.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Slišati je bilo obtožbe o ustrahovanju na voliščih, o kraji glasovnic.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Vyskytli sa tvrdenia, že vo volebných miestnostiach boli ukradnuté volebné urny.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Υπήρξαν δηλώσεις για εκφοβισμό στα εκλογικά κέντρα, για κάλπες οι οποίες είχαν κλαπεί.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Були заяви про випадки залякування на виборчих дільницях, про викрадення урн з голосами.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Были заявления о запугивании на избирательных участках, об украденных урнах для голосования.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Имаше сигнали за сплашвания в избирателните бюра, няколко кутии с гласове бяха откраднати.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.היו טענות לאיומים בקלפיות, של תיבות הצבעה שנגנבו.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.كانت هناك إدعاءات ترهيبية بمراكز الإقتراع، لسرقة صناديق الإقتراع.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.「投票箱が盗まれた」などの 苦情が寄せられました これに乗じて暴動は拡大し
Rajoy iddiaların "tamamen uydurma" olduğunu belirterek, böyle bir ödeme almadığını belirtti.Celui-ci persiste à dire que les accusations sont "totalement fausses" et nie avoir reçu de tels paiements.
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları, Darwin'den bu yana tekrar tekrar çürütülmüş olan aynı eski iddialardır.T. ideológusainak érvei ugyanazok az ásatag gondolatok, amelyeket Darwin óta már számtalanszor megcáfoltak.
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,소위 ID 이론가들의 주장은
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,Niin kutsuttujen ID-teoreetikkojen todisteet ovat samoja vanhoja väitteitä, jotka on kumottu yhä uudelleen,
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,T. ideológusainak érvei ugyanazok az ásatag gondolatok, amelyeket Darwin óta már számtalanszor megcáfoltak.
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,--zaradi taktičnih, političnih razlogov.
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,[צחוק]
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,البراهين لما يسمى بنظرية التصميم الذكي
Sözde A.T. teorisyenlerinin iddiaları,何度も何度も論破されてきた古いものと同じものなのです
Uydunun eski Sovyet kökenli olduğu iddiaları var.E' stata ipotizzata una provenienza sovietica del satellite, un relitto del passato.
Uydunun eski Sovyet kökenli olduğu iddiaları var.Pojawiły się informacje, że satelita mógł być produkcji radzieckiej, reliktem minionej epoki.
Uydunun eski Sovyet kökenli olduğu iddiaları var.Se ha sugerido que el satélite puede haber sido de origen soviético, una reliquia de eras pasadas.
Uydunun eski Sovyet kökenli olduğu iddiaları var.По-видимому, этот реликтовый спутник был запущен с Байконура ещё во времена СССР.
Uydunun eski Sovyet kökenli olduğu iddiaları var.である可能性が高いといわれました。 大使館を通してロシア政府と連絡をとり、
Yanıltıcı reklamlardan mı bahsediyorlar? İlaç firmalarının haplarla ilgili iddialarından mı?医者が 手術が必要だと言って