İran: Saman Naseem'in idamını durdurun & çocuklara #DeathPenalty (İdam Cezası) son bulsun! #SaveSamanIrán: Detengan la ejecución de Saman Naseem y supriman la pena de muerte de menores
İran: Saman Naseem'in idamını durdurun & çocuklara #DeathPenalty (İdam Cezası) son bulsun! #SaveSamanΙράν: σταματήστε την εκτέλεση του Saman Naseem και βάλτε τέλος στη θανατική ποινή για ανήλικους!
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.A videl s ním aj iných dvoch, zločincov, aby ich zabili.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Chúng cũng đem hai người đi nữa, là kẻ trộm cướp, để giết cùng với Ngài.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Chúng cũng đem hai người đi_nữa , là kẻ_trộm cướp , để giết cùng_với Ngài .
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.E levavam também com ele outros dois, que eram malfeitores, para serem mortos.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Es wurden aber auch hingeführt zwei andere, Übeltäter, daß sie mit ihm abgetan würden.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Împreună cu El duceau şi pe doi făcători de rele, cari trebuiau omorîţi împreună cu Isus.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Jämväl två andra, två ogärningsmän, fördes ut för att avlivas tillika med honom.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.또 다른 두 행악자도 사형을 받게 되어 예수와 함께 끌려 가니라
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Llevaban también a otros dos, que eran malhechores, para ser ejecutados con él
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Men der blev også to andre Misdædere førte ud for at henrettes med ham.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Myös kaksi muuta, kaksi pahantekijää, vietiin hänen kanssaan surmattaviksi.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Også to andre, to ugjerningsmenn, blev ført bort med ham for å avlives.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.On conduisait en même temps deux malfaiteurs, qui devaient être mis à mort avec Jésus.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Peljali so pa ž njim vred tudi dva druga, hudodelnika, da ju umore.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Twee misdadigers werden samen met Hem naar de plaats van terechtstelling gebracht.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Vedeni pak byli s ním i jiní dva zločinci, aby spolu s ním byli ukřižováni.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.vének pedig két másikat is, [két ]gonosztevõt õ vele, hogy megölessenek.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Venivano condotti insieme con lui anche due malfattori per essere giustiziati
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Wiedzieni też byli i inni dwaj złoczyńcy, aby wespół z nim straceni byli.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Εφεροντο δε και αλλοι δυο μετ' αυτου, οιτινες ησαν κακουργοι δια να θανατωθωσι.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Ведено ж і инших двох лиходіїв з Ним на смерть.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.Вели с Ним на смерть идвух злодеев.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.И с Него караха и други двама, които бяха злодейци, за да ги погубят.
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.וגם שנים אחרים אנשי בליעל מוצאים אתו למות׃
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.وجاءوا ايضا باثنين آخرين مذنبين ليقتلا معه
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.又 有 兩 個 犯 人 、 和 耶 穌 一 同 帶 來 處 死
İsayla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu.又 有 兩個 犯人 、 和 耶穌一同 帶來 處死
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.- El trabajo. El trabajo de repente adquirió el status de nada más que el de proveerte el dinero para vivir.
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.Lavoro,lavoro,improvvisamente ha lo status di non darti altro che i soldi per vivere.
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.Работата. Изведнъж тя беше получила статуса на нещо незначимо, освен получаването на пари.
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.仕事が、ただ生活資金を得るための 手段以外の何でもなくなったの じゃあ、以前は?
Kaçtığın için idam edilebilirsin.Cậu có thể bị xử tử vì tội bỏ trốn.
Kaçtığın için idam edilebilirsin.Puedes ser ejecutado si intentas huir.
Kaçtığın için idam edilebilirsin.Tu peux être exécuté pour tentative de fuite.
Kaçtığın için idam edilebilirsin.Тебя могут казнить, если сбежишь.
Kaçtığın için idam edilebilirsin.Ще те екзекутират, ако те хванат.
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Adja meg a bizonyítékokat," mondta a király, "és ne legyen ideges, vagy én már végre a helyszínen. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Anna todisteita," kuningas sanoi, "ja ei olla hermostunut, tai minä olet teloitettiin paikan päällä. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Berikan bukti-bukti Anda," kata Raja, "dan jangan gugup, atau aku akan kau dieksekusi di tempat. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. ''Cho bằng chứng của bạn, "ông vua, và không lo lắng, hoặc tôi sẽ có bạn thực hiện tại chỗ ".
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Dă dovadă dumneavoastră", a spus regele, "şi să nu fie nervos, sau voi aţi executat la faţa locului. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Daj dowód, rzekł król, i nie denerwuje, bo mam wykonywałeś na miejscu. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Dajte dôkazy," povedal kráľ, "a nie byť nervózny, alebo vás dám popravený na mieste. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Daj vaše dokaze," je dejal King, "in ne bodi živčen, ali bom ste izvedli na kraju samem. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Dejte důkazy," řekl král, "a ne být nervózní, nebo vás dám popraven na místě. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Dele a su evidencia," dijo el rey 'y no te pongas nervioso, o haré que te ejecuten en el acto. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Dê seu depoimento", disse o Rei, e não fique nervoso, ou eu mandarei executá no local ".
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Donnez votre preuve, dit le Roi, et ne pas être nerveux, ou je vais devoir vous avez exécuté sur place. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Ge dina bevis," sade kungen, "och var inte nervös, eller jag har du avrättades på plats. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. ''Geef uw bewijs, "zei de Koning,' en wees niet zenuwachtig, of ik laat u uitgevoerd ter plaatse. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. ''Giv dine beviser, "sagde kongen," og vær ikke nervøs, eller jeg vil have dig henrettet på stedet. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. ''당신의 증거를 내놔,'왕이 말했다; '와 긴장하지 말라, 또는 당신이 실행해야 겁니다 그 자리에서.
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. ''Lascia la tua prova,' disse il Re, 'e non essere nervoso, o ti faccio eseguito sul posto. '
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Και δεν είναι νευρικό, ή θα σας έχω να εκτελεστεί επί τόπου ".
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Дайте ваши доказательства", сказал король, и не нервничать, или я прикажу тебя казнить на месте ".
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Дайте ваші докази", сказав король, і не нервувати, або я накажу тебе стратити на місці ".
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"Дайте доказателства", каза Кинг, и не се нервна, или аз ще ви екзекутиран на място. "
'Kanıt verin, "dedi Kral' ve sinir olmayın, ya da seni idam gerekir yerinde. '"תן הוכחה שלך," אמר המלך: "ולא להיות עצבני, או שאני אצטרך אותך להורג על המקום. "