18 Mayıs 1999 tarihine kadar kadar yetkilerini icra etti.مارس الصلاحيات حتى 18 مايو 1999.
2002'de İspanyol bankası Banesto'nun icra başkanı oldu.سنة 2002، أصبحت الرئيسة التنفيذية للبنك الإسباني بانيستو.
Halen icra direktörlüğü Birleşik Krallık'ın eski Rusya büyükelçisi Yuri Fedotov yürütmektedir.يشغل هذا المنصب حالياً السيد يوري فيدوتوف السفير الروسي السابق في المملكة المتحدة.
Defin eylemi ölüm gerçekleştikten sonra en kısa zamanda icra edilmelidir.ينبغي تناول الوجبة المنسية فور تذكرها.
Ayrıca 1979'dan 1999'a kadar Avrupa Parlamentosu Üyeliği görevini icra etmiştir..كما شغل منصب نائب أوروبي بمجلس النواب الأوروبي من عام 1979 إلى عام 1994.
İlk icraat olarak kocasının katillerinin üzerine yürüyen Caterina çok geniş çaplı bir tutuklama başlatır.ومن اولى الخطوات الجدية التى اتخذتها كاترينا على نطاق واسع هى اعتقال كل من ساهم في قتل زوجها .
Güneş Dansı, bazı Kuzey Amerika yerli halkları tarafından icra edilen dini bir seremonidir.رقصة الشمس هو احتفال ديني تمارس من قبل عدد من الأمريكيين's ، وخاصة من قبل الشعوب من السهول.
Sürgünlerin gerçekleştireceği son hava saldırısı beş B-26 bombardıman uçağı tarafından icra edildi.سيُجرَّب في هذه المعركة تكتيكًا جديدًا، وهو وجود السفن المهاجمة B-25.
Kadınlar tarafından da icra edilmektedir.بالإضافة إلى ذلك، يُسمح للنساء بالخدمة أيضًا.
Eserleri, dünyanın pek çok yerinde icra edildi.تم الاعتراف به في أجزاء مختلفة من البلاد.
Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır.وحينها يحاول الإنسان بشكل تلقائي أن يحلها للعثور على ما تخفيه هذه الجملة.
Hayrulnisa Hanım'ın şahsi devlet icraatına şu örnek verilebilir.قد تكون هذه الرفات البشرية للملكة رخيت رع نفسها.
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.حتى في أكثر اللحظات الصعبة فنيا، تألق الفقرات يخدم الموسيقي بدلا من العازف.
Âyin (Farsça:آیین) ya da ritüel, genellikle önceden belirlenmiş bâzı kurallara göre icra edilen dînî tören.كرمته اذاعة صوت الريان في قطر تقديرا له، اسوة بالعديد من فنانين جيله أو من سبقوه.
Bizzat kendisinin komuta ettiği iki büyük sefer icra etmiştir.يستطيع تمديد ولايته مرتين فقط.
Daha sonra 1979-1986 aradı Minnesota Orkestrası direktörlüğü görevini icra etmiştir.Entre 1979 e 1986, foi diretor musical da Orquestra de Minnesota.
"Kasırga Operasyonu" adı verilen bu Sovyet müdahalesi, Mareşal Ivan Konev tarafından icra edildi.A intervenção soviética, de codinome "Operação Vendaval", foi lançada pelo Marechal Ivan Konev.
Sadece sanatımızı icra ederiz.Temos que ser sinceros com a nossa arte.
RuSHA ayrıca ırk seçiminde karşılaşılan tüm sorularda bir danışma ve icra dairesi olarak görev yapıyordu.O RuSHA também foi um departamento consultivo e executivo para todas as questões de selecção racial.
Bir meslek olarak bugün bilim insanı yaygın olarak icra edilir.Como profissão, os cientistas atualmente tem reconhecimento total.
Yürütme, Halk tarafından seçilmiş Vali ve yine seçilmiş hükümeti tarafından icra edilir.Nós temos que exigir a volta do governo eleito novamente.
Sistemle etkileşim içinde olan bir kişi, farklı rolleri icra ettiği için iki farklı aktörü temsil edebilir.Uma entidade pode ser representada por vários actores, já que pode estar a assumir diferentes papéis.
Aynı zamanda Argos ve Nauplia Lordluğu (1205–1388) üzerinde egemenliğini icra etti.Ele também exercia o suseranato sobre os senhores de Argos e Náuplia (1205-1388).
Bu gelenek Yemen Yahudileri tarafından hala icra edilmektedir.O termo também é tradicionalmente aplicado a judeus iemenitas.
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.Seu maior interesse é a performance solo, mas também se apresenta em música de câmara.
Grup daha sonra şarkıyı 3 Mayıs 2014'te Saturday Night Live'da canlı yayında icra etti.A banda tocou a canção no Saturday Night Live em 3 de maio de 2014.
Bizzat kendisinin komuta ettiği iki büyük sefer icra etmiştir.Ele precisaria pessoalmente retirar os dois convites que ganhou.
İtalya icra mahkemesi şirketin satışını ister.A justiça militar da campanha da Itália.
Urmevî, yalnızca bir besteci ya da icracı değildir.Não é obrigatoriamente uma forrozeira ou reggueira.
1992'de Jorma Ollila, icra kurulu başkanlığına başladı.Jorma Ollila tornou-se CEO em 1992.
Organizasyon 18 Nisan 2009'da Wiesbaden'da icra kurulu üyelerinin seçilmesiyle kurulmuştur.A organização foi fundada em Wiesbaden, em 18 de abril de 2009, quando a primeira diretoria foi eleita.
Bu dönem yoğun bir şekilde klasik rock icra ediyordu.Chega a ser quase um protesto em favor do Rock clássico.
Kadınlar tarafından da icra edilmektedir.Ook vrouwen worden toegelaten.
Organizasyon 18 Nisan 2009'da Wiesbaden'da icra kurulu üyelerinin seçilmesiyle kurulmuştur.De organisatie werd opgericht in Wiesbaden op 18 april 2009.
Bizzat kendisinin komuta ettiği iki büyük sefer icra etmiştir.Twee maal voerde hij zelf de regie.
1900 - Giacomo Puccini'nin Tosca operası, Roma'da ilk kez icra edildi.14 - De opera Tosca van Giacomo Puccini gaat in première in Rome.
Ayrıca Uluslararası Para Fonu'nda (IMF) icra müdürü oldu.Tegelijkertijd werd het Internationaal Monetair Fonds (IMF) opgericht.
Pencigah Makamı’nın öğle yemeğinden sonra icra edildiği bilinmektedir.Die woorden worden dan samengevoegd tot "lunch gisteren".
Ertuğrul Erkişi de son yılların tanınan icracılarındandır.Degene die opgestegen zijn worden bekend als The Others (De Anderen).
Türk tango müziği, Türkiye'de icra edilen tango müziğidir.Tango nuevo is een muziekstijl binnen de tango.
1970'lerde New York'ta performanslarını icra etti.In 1970 exposeerde hij in New York.
Bu adeti imkânı olan herkes sırasıyla icra eder.Ieder die in aanraking met dit goedje komt doet alles omgekeerd.
Çebbayat Makamı’nın şafak sökerken icra edildiği biliniyor.Het mysterie rond het gebouw wordt ontsluierd bij dageraad.
Bölgesel operasyonlar ise Delta Connection markası altında icra edilmektedir.Na de overname door Delta worden deze vluchten uitgevoerd onder de naam Delta Connection.
Cizre'de bir süre avukatlık mesleğini icra etti.Lagrou oefende enige tijd het beroep van advocaat uit.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Het gedogen kan actief of passief gebeuren.
Defin eylemi ölüm gerçekleştikten sonra en kısa zamanda icra edilmelidir.Deze wordt zo spoedig mogelijk na het overlijden verzonden.
Bu yeni kuvvetler Fastov'u geri almak için, bir kıskaç hareketi icra edecek biçimde ileri sürüldü.Door zijn nieuwe ploeg Quick Step werd hij op non-actief gezet.
Fakat bunu fazla icraat etmediler.Maar daar trokken ze zich niet veel van aan.
Bunları çeşitli konserlerde icra etti.Daarnaast drumde hij bij diverse concerten.
Göç edenlerin sadece mesleklerini icra etmelerine izin verilmiştir.Enkel vrije gasten hadden het recht hun werk te signeren.
Taarruz Harekâtı 12 Ocak - 2 Şubat 1945 tarihleri arasında icra edilmiştir.Daarna nam het deel aan het Wisła-Oderoffensief tussen 12 januari en 3 februari 1945.
Meydanın doğusunda, müzisyenlerin sanatlarını icra ettikleri bir tiyatro bulunurdu.In het midden van het restaurant is een podium waar artiesten optreden.
Operadaki parçaların icra edilmesi... gayet zordu."De opnames van de drumpartijen waren uiterst lastig.
Oyuncu ve besteci kimliğiyle eserler icra etmiş şarkıcılıkta yapmıştır.Ze verwierf in binnen- en buitenland de reputatie van "zingende actrice".
Bütün parçaları Nick Drake yazmış ve icra etmiştir.Wszystkie utwory napisane i zagrane przez Nicka Drake'a.
Aynı zamanda Argos ve Nauplia Lordluğu (1205–1388) üzerinde egemenliğini icra etti.Sprawowało również suwerenność nad panowaniem Argos i Nauplionem (1205-1388).
9 Martta 15 kişiden oluşan icra komitesinin ilk oturum gerçeklişti.9 września odbyło się pierwsze posiedzenie składającego się z 15 osób Komitetu Wykonawczego.
5 ay boyunca Genel Sekreterlik görevini icra etti.Przez 5 godzin minister bronił swojej polityki.
Karbon devri-daiminde fonksiyon icra eden tek gaz CO2 değildir.W przypadku globalnego ocieplenia, dwutlenek węgla nie jest jedynym gazem cieplarnianym.