Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Cette parole déplut fort aux yeux d`Abraham, à cause de son fils.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Cuvintele acestea n'au plăcut de loc lui Avraam, din pricina fiului său.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Das Wort gefiel Abraham sehr übel um seines Sohnes willen.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Derover blev Abraham såre ilde til Mode for sin Søns Skyld;
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Det talet misshagade Abraham mycket för hans sons skull.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Dette gjorde Abraham meget ondt for hans sønns skyld.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Deze eis bracht Abraham in moeilijkheden, want Ismaël was tenslotte zijn zoon.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Estas palabras preocuparon muchísimo a Abraham, por causa de su hijo
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.아브라함이 그 아들을 위하여 그 일이 깊이 근심이 되었더니
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.La cosa dispiacque molto ad Abramo per riguardo a suo figlio
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Lời nầy lấy làm buồn lòng Áp-ra-ham lắm, vì cớ con trai mình.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Lời nầy lấy_làm buồn lòng Áp - ra-ham lắm , vì cớ con_trai mình .
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Pareceu isto bem duro aos olhos de Abraão, por causa de seu filho.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.To pa se je silno hudo videlo Abrahamu zaradi sina njegovega.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Εφανη δε σκληρον σφοδρα το πραγμα εις τους οφθαλμους του Αβρααμ περι του υιου αυτου.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.И показалось это Аврааму весьма неприятным ради сына его.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.Обаче тая дума се видя на Авраама твърде тежка, поради сина му Исмаил .
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.וירע הדבר מאד בעיני אברהם על אודת בנו׃
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.فقبح الكلام جدا في عيني ابراهيم لسبب ابنه.
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.亞 伯 拉 罕 因 他 兒 子 的 緣 故 很 憂 愁
Bu İbrahimi çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.亞伯拉罕 因 他 兒子 的 緣故 很 憂愁
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Då lade tjänaren sin hand under sin herre Abrahams länd och lovade honom detta med ed.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Da lagde Trællen sin Hånd under sin Herre Abrahams Lænd og svor ham Eden.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Da la tjeneren sin hånd under Abrahams, sin herres lend og lovte ham dette med ed.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Da legte der Knecht seine Hand unter die Hüfte Abrahams, seines Herrn, und schwur ihm solches.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.De dienaar zwoer dat hij Abrahams opdracht zou uitvoeren.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Ðoạn , người đầy_tớ để tay lên đùi Áp - ra-ham chủ mình , và thề sẽ làm theo như lời người đã dặn biểu .
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Ðoạn, người đầy tớ để tay lên đùi Áp-ra-ham chủ mình, và thề sẽ làm theo như lời người đã dặn biểu.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Então pôs o servo a sua mão debaixo da coxa de Abraão seu senhor, e jurou-lhe sobre este negócio.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Entonces el siervo puso su mano debajo del muslo de Abraham su señor, y le juró sobre este asunto
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Hlapec torej položi roko svojo pod ledje Abrahama, gospodarja svojega, in mu priseže za to reč.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.종이 이에 주인 아브라함의 환도뼈 아래 손을 넣고 이 일에 대하여 그에게 맹세하였더라
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Le serviteur mit sa main sous la cuisse d`Abraham, son seigneur, et lui jura d`observer ces choses.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Niin palvelija pani kätensä herransa Aabrahamin kupeen alle ja lupasi sen hänelle valalla vannoen.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Podłożył tedy sługa rękę swoję pod biodro Abrahama, pana swego, i przysiągł mu na to.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Robul şi -a pus mîna subt coapsa stăpînului său Avraam, şi i -a jurat că are să păzească aceste lucruri.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Tedy vložil služebník ten ruku svou pod bedro Abrahama, pána svého, a přisáhl jemu na tu řeč.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Veté azért a szolga az õ kezét az õ urának Ábrahámnak tompora alá, és megesküvék néki e dolog felõl.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Vtedy položil služobník svoju ruku pod bedro Abraháma, svojho pána, a prisahal mu dotyčne tejto veci.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.И положил раб руку свою под стегно Авраама, господина своего, и клялся ему в сем.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Тогава слугата тури ръката си под бедрото на господаря си Авраама и му се закле за това нещо.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.וישם העבד את ידו תחת ירך אברהם אדניו וישבע לו על הדבר הזה׃
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.فوضع العبد يده تحت فخذ ابراهيم مولاه وحلف له على هذا الامر
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.僕 人 就 把 手 放 在 他 主 人 亞 伯 拉 罕 的 大 腿 底 下 、 為 這 事 向 他 起 誓
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.僕人 就 把手 放在 他 主人 亞伯拉罕 的 大腿 底下 、 為這 事 向 他 起誓
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.때에 이스라엘 온 땅에 철공이 없어졌으니 이는 블레셋 사람이 말하기를 히브리 사람이 칼이나 창을 만들까 두렵다 하였음이라
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.Кузнецов не было во всей земле Израильской; ибо Филистимляне опасались, чтобы Евреи не сделали меча или копья.
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.וחרש לא ימצא בכל ארץ ישראל כי אמר פלשתים פן יעשו העברים חרב או חנית׃
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.ولم يوجد صانع في كل ارض اسرائيل. لان الفلسطينيين قالوا لئلا يعمل العبرانيون سيفا او رمحا.
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.那 時 以 色 列 全 地 沒 有 一 個 鐵 匠 、 因 為 非 利 士 人 說 、 恐 怕 希 伯 來 人 製 造 刀 槍
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.那 時以色列 全 地 沒有 一 個鐵匠 、 因為 非利士人 說 、 恐怕 希伯來人 製造 刀槍
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.A dieťa rástlo a bolo odstavené. A Abrahám urobil veľkú hostinu v deň, v ktorý bol odstavený Izák.
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.Anak itu bertambah besar, dan pada hari ia mulai disapih, Abraham mengadakan pesta meriah
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.Copilul s'a făcut mare, şi a fost înţercat. Avraam a făcut un ospăţ mare în ziua cînd a fost înţercat Isaac.
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.cresceu o menino, e foi desmamado; e Abraão fez um grande banquete no dia em que Isaque foi desmamado.
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.Drengen voksede til og blev vænnet fra, og Abraham gjorde et stort Gæstebud, den dag Isak blev vænnet fra.
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.Ðứa trẻ lớn lên , thì_thôi bú . Chánh ngày Y-sác thôi bú , Áp - ra-ham bày một tiệc lớn ăn_mừng .
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.Ðứa trẻ lớn lên, thì thôi bú. Chánh ngày Y-sác thôi bú, Áp-ra-ham bày một tiệc lớn ăn mừng.
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.El niño creció y fue destetado. Y Abraham hizo un gran banquete el día que Isaac fue destetado
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.Il bambino crebbe e fu svezzato e Abramo fece un grande banchetto quando Isacco fu svezzato