Ana içeriğe geç
Sözlük

ibaret ile cümle

ibaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Varmak istediğim nokta şu: Olay sayılardan ibaret değil.والآن أريد أن أوضح لكم بأن الأمر ليس متعلقا بالأرقام فقط
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Azt találták, hogy majdnem pontosan ugyanaz lett a sorrend.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Descobriram que as listas eram quase coincidentes.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.E' emerso che vi era una coincidenza quasi perfetta.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Et ils ont trouvé que c'était presque une coïncidence exacte.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.그들은 거의 정확하게 일치하는 사실을 깨달았습니다.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.lalu mereka menemukan bahwa hampir semuanya hanyalah kebetulan.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Man fand heraus, dass es eine fast exakte Übereinstimmung gab.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Okazało się, że zachodzi niemal pełna zgodność.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Přišlo se na to, že se jedná téměř vždy o naprostou shodu.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Şi au descoperit că era vorba mai degrabă de coincidenţă.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Undersøgelsen viste, at det stort set var et spørgsmål om tilfælde.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Y encontraron que había una coincidencia casi exacta.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Ze vonden dat het bijna exact toevallig was.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Και κατέληξαν στο ότι ήταν εντελώς συμπτωματικό.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Й виявлено, що було майже достеменне співпадіння.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Обнаружили, что лица почти полностью совпадали.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Открили, че било почти чисто съвпадение.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.ומה שהם גילו היה צירוף מיקרים כמעט מושלם.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.وطلب منهم التصنيف مرة أخرى . فخرجوا تقريباً بذات التصنيف
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.美とは対称性のことではなかったのです
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Et je pense que c'est réellement la nature de l'architecture.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.저는 그것이 건축의 고유한 특징이라고 생각합니다.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Na tym własnie polega architektura.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Penso que esta é a verdadeira natureza da arquitetura. Acredito na democracia.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Questo penso sia davvero la natura dell'architettura.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.S azt gondolom ez valójában az építészet természete.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Şi cred că asta este cu adevărat natura arhitecturii.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Und ich glaube, darin besteht das Wesen der Architektur.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Và tôi nghĩ đó thực sự là bản chất của kiến trúc.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Y creo que eso es realmente la naturaleza de la arquitectura.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.Вот в чем я вижу природу архитектуры.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.И мисля, че това всъщност е природата на архитектурата.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.ולדעתי זה טבעה האמיתי של הארכיטקטורה.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.وأعتقد أن هذا هو حقا طبيعة العمارة.
Ve bence mimarının doğası gerçekten bundan ibarettir.私は民主主義を信じています
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.A odpověď, kterou dostáváme, je následující.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Claro que a resposta que continuam a dar-nos é a seguinte.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Dan jawabannya, tentu saja, yang selalu kita dapatkan adalah seperti ini.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.En het antwoord daarop luidt keer op keer als volgt.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.E ovviamente, la risposta che continuano a darci è la seguente.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.És természetesen a válasz amit állandóan kapunk a következő.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.I oczywiście odpowiedź, którą ciągle słyszymy jest następująca.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.우리가 지금까지 들은 대답은, 물론, 다음과 같습니다.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Och svaret, så klart, som vi fortsätter att få är följande.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Pochopiteľne, odpoveď, ktorú nám stále dávajú, je takáto:
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Und die Antwort, die man uns immer wieder gibt, lautet natürlich wie folgt.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Và câu trả lời, tất nhiên, mà chúng ta vẫn cứ nhận được là như sau:
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.Και η απάντηση φυσικά, που μας δίνουν συνεχώς είναι η εξής:
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.И ответ, конечно, в том, что нам продолжают преподносить это вот так.
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.И отговора, разбира се, който постоянно ни се дава е следния:
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.וכמובן שהתשובה שאנו חוזרים ומקבלים היא כדלקמן:
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.والجواب على هذا هو طبعا هو ما يُقال لنا على الدوام من مريدي تلك الحرب
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.为什么我们还困在阿富汗? 答案,当然, 我们被一再告知的
Ve bize sürekli verilen cevap elbette sıradaki sözlerden ibaret.何度も、 聞かされてきました。 9・11テロのために
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz. Bütün mesele bundan ibaret.Kiedy podajemy im niezdrowe jedzenie, tego właśnie się uczą.
Ve bu da, matris çarpımından ibaret.E tudo isso é de fato apenas multiplicação matricial.
Ve bu da, matris çarpımından ibaret.I tak naprawdę to wszystko to mnożenie macierzy.
Ve bu da, matris çarpımından ibaret.Y todo esto es en realidad sólo multiplicación por matrices,
Ve bu da, matris çarpımından ibaret.وجميع ذلك عبارة عن ضرب المصفوفات
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod