Ana içeriğe geç
Sözlük

ibaret ile cümle

ibaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Televizyondaki diziler, hepsi aynı hikayenin farklı bir şekilde dizilmesinden ibaret.Toda la televisión... son toda la misma historia puesta junta en pequeños patrones diferentes
Televizyondaki diziler, hepsi aynı hikayenin farklı bir şekilde dizilmesinden ibaret.Всички теленовели имат една и съща история, представена по малко по-различен начин.
Tercihlerin bunlardan ibaret.Coke oder Pepsi?
Tercihlerin bunlardan ibaret.Det här är dina val.
Tercihlerin bunlardan ibaret. Geri kalan her şey kararı senin adına verilmiş.Estas son tus elecciones, todo lo demás es como un poco demasiado tarde para ti.
Tercihlerin bunlardan ibaret. Geri kalan her şey kararı senin adına verilmiş.Ini adalah pilihan Anda, segala sesuatu yang lain sepertinya telah ditata untuk Anda.
Tercihlerin bunlardan ibaret. Geri kalan her şey kararı senin adına verilmiş.Queste sono le vostre scelte, tutto il resto è un pò predisposto per voi.
Tercihlerin bunlardan ibaret.Това са изборите.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Așa cum nu a fost doar o televiziune mai bună.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Así como no fue TV pero mejor
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Comme ce n'était pas la télé, et seulement en mieux.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Così come non era TV, e solo migliorata.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Genauso wie es nicht TV war, nur etwas besser.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Kuten verkko ei ollut vain parempi TV.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Mint ahogy eddig sem olyan volt, mint a TV, csak jobb.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Precis som det inte var en bättre form av TV.Det kommer inte att vara TV men bättre.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.지금의 웹이 단지 더 좋은 TV가 아닌 것처럼.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Za 5000 dni nie będzie to po prostu lepsza Sieć,
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Zoals het web niet alleen maar betere tv was.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Ακριβώς όπως δεν ήταν τηλεόραση αλλά καλύτερη.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Както не беше телевизия, само че подобрена.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Как это не было "ТВ, только лучше".
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.כמו שזה לא היה טלוויזיה, רק טובה יותר
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.تماماً مثل أنها لم تكن التلفاز، وتحسن أكثر.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.これからの5000日、ウェブが進歩するだけではなく
Tüm bu fonksiyonlardan ibaret. Artı olarak biraz daha yardımcı.이 함수들이 답니다, helper 함수 몇 개가 있고,
Tüm bu fonksiyonlardan ibaret.De modo que usted termina con el "Really Simple Conway's
Tüm deney bundan ibaret.Ăsta e tot experimentul.
Tüm deney bundan ibaret. Bulduğumuz şey şu.Esta é a experiência.
Tüm deney bundan ibaret. Bulduğumuz şey şu.Och det här vad vi fick veta om risktolerans, vilket är spelandet.
Tüm deney bundan ibaret.C'est toute l'expérience.
Tüm deney bundan ibaret.Det er hele forsøget.
Tüm deney bundan ibaret.Ennyi az egész kísérlet.
Tüm deney bundan ibaret.Itu keseluruhan eksperimen.
Tüm deney bundan ibaret.Questo è tutto l'esperimento.
Tüm deney bundan ibaret.So verläuft das ganze Experiment.
Tüm deney bundan ibaret.To bol celý experiment.
Tüm deney bundan ibaret.Αυτό είναι όλο το πείραμα.
Tüm deney bundan ibaret.В цьому весь експеримент.
Tüm deney bundan ibaret.Това е целият експеримент.
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Als ze wisten dat ons hele kantoor een chatroom is op IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Hvis de vidste at hele vores kontor er et chat rum på IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-만약 그들이 우리 사무실이라는게 IRC상의 채팅방이라는 사실을 알게된다면
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Jeśli zobaczyliby, że nasze biuro to kanał IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Jos he tietäisivät että koko toimistomme on chättihuone IRC:issä-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Kdyby věděli, že celá Vaše kancelář je jediná chatovací místnost IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Nếu họ biết rằng toàn bộ văn phòng là một phòng chat trên IRC
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Nếu họ biết rằng văn phòng làm việc của chúng tôi là 1 phòng chat trên IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Si supieran que toda nuestra oficina es un chat en IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Wenn die wüssten, dass unser komplettes Büro ein IRC-Chatroom ist -
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Wenn die wüssten, dass unser komplettes Büro ein IRC-Chatroom ist-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-Если бы они знали, что весь наш офис это чат комнату на IRC-
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-אם הם רק היו יודעים שכל המשרד -IRC הוא חדר צ'אטים ב [שרות שיחות באינטרנט - IRC]
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-إذا علموا أن مكتبنا IRC :عبارة عن غرفة دردشة في الـ خدمة الدردشة :IRC على شبكة الانترنت
Tüm ofisimizin bir IRC'de (İnternet Sohbet Hizmeti) bir sohbet odasından ibaret olduğunu bir bilseler-彼らは信じない
Tüm olay bundan ibaret bile olsa yeterince ilginç birşey olurdu.A jetliže toto by bylo vše, pak by to byla zajímavá věc.
Tüm olay bundan ibaret bile olsa yeterince ilginç birşey olurdu.Als dit alles was zou het alleen maar een interessant iets zijn.
Tüm olay bundan ibaret bile olsa yeterince ilginç birşey olurdu.Dan jika hanya sampai di situ saja, ini akan menjadi hal yang menarik.
Tüm olay bundan ibaret bile olsa yeterince ilginç birşey olurdu.E se fosse tutto qui sarebbe una cosa interessante.
Tüm olay bundan ibaret bile olsa yeterince ilginç birşey olurdu.I gdyby to było wszystko, to byłoby to ciekawostką.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod