Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.La clave es escoger y seleccionar las partes adecuadas.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.La clef est de choisir les bonnes parties.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Najważniejsze jest jednak to aby wybrać te właściwie fragmenty.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Pomembno je, da izberemo prave dele.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Tricket är att välja ut de rätta delarna.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Το κλειδί είναι να επιλέγεις τα σωστά μέρη.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Важното е да подбираш правилните части.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Ключ в том, чтобы выбирать правильно.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.המפתח הוא לבחור את החלקים הנכונים.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.السر هو ان تنتقي و تختار الأجزاء الصحيحة.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.カフェテリア宗教という言葉があります
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.重點在於挑選正確的部分。
Bakunin'in incilvari, peygambervari bir tarzı var.Bakunin působí biblicky, až prorocky.
Bakunin'in incilvari, peygambervari bir tarzı var.Bakunin έχει ένα βιβλικό, προφητικο στυλ.
Bakunin'in incilvari, peygambervari bir tarzı var.Ne, Angležek, tokrat se bodo spremenile.
Bakunin'in incilvari, peygambervari bir tarzı var.Nie, angliku, tym razem one się zmienią.
Bakunin'in incilvari, peygambervari bir tarzı var.Няма бог без господар. Бакунин е имал библейски, пророчески стил.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Banks kisasszonyt, aki gyöngyöket és magassarkút hordott minden nap az általános iskolában.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Banks, která na základní škole nosila perly a vysoké podpatky každý den.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Banks menggunakan mutiara dan sepatu hak tinggi ke SD setiap hari.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.초등학교에 매일 진주 장신구를 하고 하이힐을 신고 나타나셨죠.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Μπανκς που φορούσε μαργαριτάρια και γόβες κάθε μέρα στο δημοτικό σχολείο.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Банкс, която носеше перли и високи токчета в началното училище всеки ден.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Бэнкс, которая носила жемчуг и высокие каблуки в школе каждый день.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.שלבשה נעלי עקב ופנינים לביה"ס היסודי כל יום.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.و التي كانت تتحلى باللآلئ و الكعب العالي في كل يوم في المدرسة الابتدائية.
Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.古風な先生の上目使いをしていた
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Cand au aparut primele prese de tipar, oamenii au spus: "Bine, deci am tiparit Biblia.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Cuando salieron las primeras prensas de impresión dijeron que "está bien, vamos imprimir la Biblia.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Khi ép in ấn đầu tiên ra đến họ nói "được rồi, hãy in kinh thánh.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım. Peki sonra ne basacağız?" dendi.Keď boli vyrobené prvé tlačiarenské lisy, povedali si " Dobre, vytlačme bibliu.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım. Peki sonra ne basacağız?" dendi.Kiedy pojawiły się prasy drukarskie powiedziano "Drukujemy Biblię.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım. Peki sonra ne basacağız?" dendi.첫 번째 인쇄가 나왔을 때 그들은 말했습니다. "좋아. 성경은 인쇄했어. 그다음엔 뭐할까?"
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım. Peki sonra ne basacağız?" dendi.عندما بدأوا الطباعة فى أول الأمر قالوا "حسنا سنطبع الإنجيل، ماذا بعد؟"
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Quando furono costruite le prime tipografie, si disse:
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Toen de eerste drukpers werd gemaakt, dacht men:
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.U prvních tiskařských lisů si řekli: "Dobře, vytiskneme Bibli.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Wenn die ersten Druckmaschinen kam, sagten sie "Okay, lasst uns die Bibel drucken.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.Коли ули створені перші друкарні, було сказано:
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Also fragte ich mich, was wäre, wenn man die Bibel wirklich wörtlich nähme?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Așa că m-am decis, ce ar fi dacă chiar ai aborda Biblia în mod literal?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Así me dije: ¿qué pasaría si siguiéramos de verdad la Biblia literalmente?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Donc je me suis dit, et si je prenais vraiment la Bible à la lettre?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Dus ik bedacht, wat als je de Bijbel echt letterlijk nam?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Jadi saya putuskan, bagaimana jika kamu mengikuti Kitab Suci secara harafiah ?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?그래서 정말 '성경을 문자 그대로 받아들인다면 어떻게 될까?'
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Nên tôi quyết định thử xem sẽ như thế nào nếu thật sự theo kinh thánh?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Portanto, pensei: e se encarássemos a Bíblia à letra?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Quindi pensai "E se prendessi veramente alla lettera la Bibbia?"
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Så vad skulle hända om man verkligen läste bibeln bokstavligt?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Siispä pohdin, entäpä jos todella ottaisi Raamatun kirjaimellisesti?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Tak więc, co się stanie jeśli naprawdę potraktujesz Biblie dosłownie?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Takže jsem se rozhodl: co kdybych bral Bibli opravdu doslovně?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Úgyhogy elhatároztam, hogy kipróbálom: mi van, ha szó szerint veszem a Bibliát?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Zato sem se odločil Biblijo zares vzeti dobesedno.
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Κι έτσι αποφάσισα να πάρω τη Βίβλο κυριολεκτικά.
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?И я подумал, что, если и правда понимать Библию буквально?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?Така че, аз се запитах какво ще стане ако наистина приемем Библията буквално?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?אז החלטתי, מה אם אם כל אחד באמת יקח את התנ"ך בצורה מילולית?
Ben de dusundum ki, Incil'in dediklerine harfi harfine uysam ne olur?فقررت ماذا لو حقا اتبعت الكتاب المقدس حرفيا