Bir başka örnek olarak Lindisfarne incili ve Kells kitabının Matta incili incipit sayfaları verilebilir.לדוגמה ניתן לציין את פניהם של הגרינץ' ושל חתול תעלול.
Kanonik incillere göre İsa, Yahuda İskaryot'un kendisine ihanet edeceğini onlara haber verdi.Pri tzv. poslednej večeri Ježiš Kristus predpovedal, že ho Judáš zradí.
Çalışmalarında tarih, incil ve klasik konuları ele aldı.Vo svojich prácach zachytil témy všeobecné, historické, alegorické ale i vrcholne intímne.
Örtünün üzerindeki incilerin tahmini sayısı 10 milyon kadardır.Ich odhadovaný počet vo svete je 10 miliónov.
Grimoald kendisine incili öğretmesi için Aziz Corbinian'ı Bavyera'ya 724 yılında çağırdı.Grimoald je leta 724 na Bavarsko povabil svetega Korbinijana, da bi širil krščanstvo.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Ale mimo to jsem chtěl následovat i ty stovky tajemných a nejasných zákonů, které jsou v Bibli.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Dar de asemenea am dorit să urmez și sutele de legi tainice și obscure care sunt în Biblie.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.De követni akartam a több száz misztikus és zavaros törvényt is a Bibliában.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Halusin kuitenkin noudattaa myös satoja vanhanaikaisia ja outoja lakeja, joita Raamatussa on.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.또 성경에 기록되어 있지만 희한하고 잘 알려지지 않은 수백 개의 계율들도 지켜 보고 싶었습니다.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Lecz również chciałem się trzymać setek dziwnych i ponurych reguł, które znajdują się w Biblii.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Maar ik wou ook alle honderden andere oude en obscure wetten volgen die in de Bijbel staan.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Mais je voulais aussi suivre les centaines de lois mystérieuses et obscures qui sont dans la Bible.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Mas também quis seguir as centenas de leis arcanas e obscuras que existem na Bíblia.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Ma volevo anche seguire le centinaia di leggi oscure e arcane che ci sono nella Bibbia.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Men jag ville också följa de hundratals konstiga och obskyra lagarna i bibeln.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Nhưng tôi cũng muốn thực hiện theo hàng trăm điều luật bí ẩn và khó hiểu trong kinh thánh.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Pero también quise seguir los cientos de leyes oscuras y desconocidas que están en la Biblia.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Saya juga ingin menjalankan ratusan perintah-perintah yang tidak jelas dalam Kitab Suci.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Želel pa sem se tudi ravnati po vseh stotih manj razvidnih in nepoznanih pravilih, ki jih najdemo v Bibliji.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Αλλά ήθελα να τηρήσω και τους εκατοντάδες άγνωστους κανόνες που υπάρχουν στη Βίβλο.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Но, аз също исках да следвам стотиците странни и неясни закони, които са в Библията.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Но я хотел следовать и сотням других, странных и запутанных правил Библии.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.אבל גם רציתי לשמור על מאות החוקים הארכיים והלא ברורים שבתנ"ך.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.لكن اردت ايضا ان اتبع المئات من القوانين الغامضة الواردة في الكتاب المقدس
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.わかりにくくあいまいな戒律にも従ってみようと思いました 「レビ記」にこんな戒律があります
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.但係我都想遵守其他數百條 係聖經裏令人費解同模糊嘅規則
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Aber das ist ein wichtiger Teil der Bibel, also dachte ich mir, ich muss mich damit befassen.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ale jde o velkou část Bible, takže jsem si říkal, že ji musím aplikovat.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ampak je velik del Biblije, zato sem se lotil tudi tega.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Dar este o parte mare din Biblie, așa că m-am gândit cum să o abordez.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.De ez elég hangsúlyos a Bibliában, úgyhogy úgy gondoltam, nem hagyhatom figyelmen kívül.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ini salah satu bagian utama dalam Kitab Suci, jadi saya pikir saya harus mengikutinya.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.하지만 그것은 성경의 큰 부분이기 때문에 어쨌든 이 부분을 다루어야 한다 싶었지요.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Maar het is een groot onderdeel van de Bijbel, dus vond ik het nodig om het uit te voeren.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mais c'est une grande partie de la Bible, donc je me suis dis que je devais y prêter attention.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mas essa é uma grande parte da Bíblia, por isso achei que devia fazê-lo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Men det är en stor del av bibeln, så jag tänkte att jag måste ta itu med det.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mutta se on suuri osa Raamattua, joten minunkin tuli ottaa se asiakseni.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Nhưng đó là một phần lớn trong kinh thánh, nên tôi đã hình dung là tôi phải nhắm vào đó.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Pero es una gran parte de la Biblia, así que suponía que tenía que abordarlo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Stanowi to pokaźną część Biblii, tak więc uznałem, że muszę to jakoś wykonać.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Αλλά αποτελεί μεγάλο μέρος της Βίβλου, κι έτσι σκέφτηκα ότι έπρεπε να ασχοληθώ.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но това е една голяма част от Библията, така че реших, че трябва да й обърна внимание.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но этому посвящена большая часть Библии, я подумал, что мне нужно иметь это в виду.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.אבל זה חלק מאוד גדול מהתנ"ך, אז הייתי חייב לגשת לזה.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.لكنه يحتل جزءا كبيرا من الكتاب المقدس فحسبت انه علي ان اشير اليه.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.但喺依樣喺聖經裏面好大嘅一部分。 所以我想我一定要回應依個問題。
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.取り組もうと考えました 姦通者を石を投げる体験をしました
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.A chave é selecionar as partes certas.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.A kulcs, hogy a megfelelő részeket válasszuk ki.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Avain on valita oikeat kohdat.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Cheia este să alegi din biblie părțile corecte.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Chìa khoá để chọn và chọn những lĩnh vực đúng.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.De sleutel is om de juiste delen te kiezen.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Die Kunst ist, die richtigen Teile auszuwählen.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Důležité je vybrat si ty správné části.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.요점은 올바른 것을 선택해야 한다는 거죠.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Kuncinya adalah mengambil dan memilih bagian yang tepat.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.La chiave sta nel scegliere attentamente le parti giuste.