işteş ile cümle

işteş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
-ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?Kétszer-- ez túl sötét szín. Kétszer tizenkettő.
-ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?Til sidst kigger vi på 2 gange 12.
-ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?Zwei mal - die Farbe ist zu dunkel. Zwei mal zwölf.
-ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?وليس أخيرا، يمكن أن نستمر هذا اللون غامق 2x12
"Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?""Hoe wil je dat de hond je begroet?"
"Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Io chiedo ai padroni:
"Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?""Jak chcielibyście, by witał was pies?".
"Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?""Nun, wie soll der Hund sie begrüßen?"
"Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Yo le pregunto a los dueños: "¿Cómo quieres que tu perro te salude?"
"Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Питам собствениците:
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?""Como gostariam que o cão vos cumprimente?"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Îi întreb pe proprietari "Păi, cum ai vrea să te întâmpine câinele?"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Je demande aux maitres "Comment voulez-vous qu'il vous dise bonjour?"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"저는 개주인들에게 묻습니다. "음, 개가 당신에게 어떻게 인사하면 좋겠습니까?"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Megkérdem a tulajt, "mit szeretne, hogyan üdvözölje a kutyája?"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Ρωτάω τους ιδιοκτήτες, "Λοιπόν, πώς θέλετε να σας υποδέχεται ο σκύλος σας;"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"Я спрашиваю у хозяев, "Ну, как бы вам хотелось, чтобы ваша собака встречала вас?".
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"אני שואל בעלים, "ובכן, כיצד היית רוצה שהכלב יגש אלייך?"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"أنا أسأل الملاك، "حسناً، كيف ترغبون أن يحيكم الكلب؟"
Köpek sahiplerine soruyorum. "Köpeğinizin sizi nasıl selamlamasını istesiniz?"「わからないけど、座って、かな」と人は答えます。
Ksenon elektronlarını tutmak istese de, o onları vermeye neondan daha isteklidir.Até o Xênon realmente quer ficar com seus elétrons, ele é um pouco mais disposto a doá-los que o Neon.
Ksenon elektronlarını tutmak istese de, o onları vermeye neondan daha isteklidir.Aunque xenón realmente quiere quedarse con sus electrones, él está un poco más dispuesto a darlos que el neón.
Ksenon elektronlarını tutmak istese de, o onları vermeye neondan daha isteklidir. Doğru mu?Obwohl Xenon seine Elektronen behalten will, würde es doch eher eins abgeben als Neon richtig?
Ksenon elektronlarını tutmak istese de, o onları vermeye neondan daha isteklidir. Doğru mu?Навіть, якщо ксенон дуже хоче втримати свої електрони, все ж він трошки більше готовий їх віддати, аніж неон.
Ksenon elektronlarını tutmak istese de, o onları vermeye neondan daha isteklidir.제논이 전자를 유지하기를 원하지만, 그것은 약간 전자를 내놓을 수 있습니다.
Ksenon elektronlarını tutmak istese de, o onları vermeye neondan daha isteklidir.ومع ان الزينون يريد الاحتفاظ بالكتروناته فهو اكثر رغبة في التخلي عنها
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Du kan ikke sove i kulden i Northern, selv hvis du vil.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Du kan inte sova i kylan i Northern även om du vill.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Não vai conseguir dormir com o frio do norte, por muito que queira.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Non potrai dormire nel freddo nord, anche se volessi.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Pohjoisessa on niin kylmä, ettet pysty nukkumaan.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Te será imposible dormir en el norte con el frío que hace.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.W zimnie północy nie zaśniesz, choćbyś próbował.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.Εκεί κάνει τόσο κρύο που δεν θα μπορείς, ακόμη κι αν το θέλεις.
Kuzey soğuğunda istesen de uyuyamazsın.На северном холоде поспать не удастся, даже если захочется.
Kýzgýn fahiţeler, çoklar Ne zaman onlarý sikmek istesem gelip takýlýyorlarJe dépense comme si j'avais envie de toutes les niquer
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Als je een bericht had willen sturen, dan had je het sneller moeten sturen.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Daca aveai da gand sa trimiti un mesaj, ar fi trebuit sa-l trimiti mai repede.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Jeśli zamierzałaś wysłać wiadomość, powinnaś to zrobić szybciej.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Jika kau hendak mengirimkan pesan, kau harus mengirimnya dengan cepat.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Nếu em định gửi tin nhắn cho anh thì lẽ ra em nên gửi nó sớm hơn chứ.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Om du skulle ha skickat ett meddelande, så borde du ha skickat det fort.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Se stavi per inviare un messaggio, avresti dovuto farlo più in fretta.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Si tu étais sur le point d'envoyer un SMS, tu devrais vite le faire.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Wenn du eine Nachricht hättest senden wollen , hättest du es schnell machen sollen.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Αν σκόπευες να στείλεις μήνυμα, έπρεπε να το στείλεις γρήγορα.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.Если собиралась отправить сообщение, следовало делать это сразу.
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.اذا كنتي سترسلي الرسالة , عليك أرسالها بسرعة
Mesaj göndermek isteseydin, daha hızlı göndermeliydin.何かあったのかって
Mezbahalarin mimarisi opak, inkar için dizayn edilmis, bakmak istesek bile göremememiz için.La loro struttura è opaca pensata per nascondere così che non potremmo vedere anche se lo volessimo.
Mezbahaların mimarisi opak, inkar için dizayn edilmiş, bakmak istesek bile göremememiz için.Jejich architektura je navržená tak, aby zapírala. A zajistila, že neuvidíme, i kdybychom se chtěli dívat.
Mezbahaların mimarisi opak, inkar için dizayn edilmiş, bakmak istesek bile göremememiz için.La loro struttura è opaca pensata per nascondere così che non potremmo vedere anche se lo volessimo.
Mezbahaların mimarisi opak, inkar için dizayn edilmiş, bakmak istesek bile göremememiz için.Αλλά τα σφαγεία δεν έχουν γυάλινους τοίχους.
Ne demek istiyorsun? Sana yardım etmek istesem bile... ...yapamam, çünkü okulda dedikodular başlayabilir.ماذا تعنين بـ لا؟ حتى إذا أردت مساعدتك
Neyse, en sonunda -ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?A nakoniec.... a nie je to koniec, mohli by sme pokračovať.... 2 krát ....to je veľmi tmavá farba.
Neyse, en sonunda -ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?Y finalmente-- bueno, no finalmente, podríamos continuar-- 2 x --este color es demasiado obscuro.
Neyse, en sonunda -ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?Και τέλος-- καλά, δεν είναι τέλος, θα μπορούσαμε να συνεχίσουμε-- 2 φορές-- αυτό είναι πολύ σκούρο χρώμα.
Neyse, en sonunda -ki son sayı değil aslında, istesek devam edebiliriz- 2 kere 12 kaç eder?И накрая, е, все още не сме свършили, но бихме могли да продължим -- 2 по 12 -- този цвят е твърде тъмен.
Normalde, bir olay yaratmak isteseydim, bir kriz zamanında, hayatıma son verirdim.Generalmente, si quisiera hacer un espectáculo, diría que en estos tiempos de crisis, terminaría con mi vida.
Normalde, bir olay yaratmak isteseydim, bir kriz zamanında, hayatıma son verirdim.보통 제가 정말 해프닝을 일으키고 싶다면 저는 이런 위기의 시기에 제 삶을 끝내겠다고 말할 겁니다.

İlgili Sayfalar