işteş ile cümle
işteş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››你 要 傳 於 百 姓 的 耳 中 、 叫 他 們 男 女 各 人 向 鄰 舍 要 金 器 銀 器
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››你 要 傳於 百姓 的 耳 中 、 叫 他 們 男女 各人 向 鄰舍 要 金器 銀器
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, aku berpikir untuk melupakanmu, tapi ini tidak berjalan sesuai yang aku inginkan.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni à , mình đã từng nghĩ đến việc từ bỏ cậu nhưng nó không theo ý mình muốn.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, eu... m-am gandit sa renunt, dar lucrurile nu merg cum vreau eu.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, ich habe darüber nachgedacht, dich aufzugeben, aber es läuft nicht so, wie ich es mir vorgestellt habe.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, ik heb erover nagedacht om je op te geven, maar het gaat niet zoals ik het wil.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha NI, io ho pensato di rinunciare a te, ma le cose non vanno come voglio.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, jag tänkte på att ge upp om dig men det går inte som jag vill.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, j'ai pensé à tout abandonner, mais rien ne va comme je veux.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Χα Νι, εγώ σκέφτηκα να παραιτηθώ από σένα, αλλά δε γίνεται έτσι όπως θέλω εγώ.
Her ne kadar istesek de.Auch wenn wir das gerne mochte.
Her ne kadar istesek de. Belki bir kaç... tarz önerisi için.Хотя, может, стоит остаться и дать вам пару модных советов.
Her ne kadar istesek de.Même si on aimerait ça
Her ne kadar istesek de.Παρόλο που θα το θέλαμε.
Her ne kadar istesek de.教えてあげたいけど
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.[Bất kể] chính phủ của bạn muốn minh bạch thế nào, họ sẽ minh bạch 1 cách có chọn lọc.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Függetlenül a kormányok átláthatósági szándékától, ezek mindig szelektíven lesznek átláthatók.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Ganz egal, wie transparent unsere Regierungen sein wollen - sie werden nur selektiv transparent.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Hoe transparant onze regeringen ook zullen zijn, ze zullen selectief transparant zijn.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Indiferent cât de transparente vor să fie guvernele noastre, vor fi transparente în mod selectiv.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.정부가 얼마나 투명하기를 바라는지에 상관없이 정치인들은 선택적으로 투명할 겁니다.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Niezależnie od intencji, rządy będą klarowne tylko wybiórczo.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Non importa quanto trasparenti vogliano essere i governi: saranno trasparenti in maniera selettiva.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Sin importar qué transparentes quieran ser nuestros gobiernos, serán transparentes selectivamente.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Uanset hvor transparente vores regeringer vil være, så vil de være selektivt transparente.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.[Ασχέτως] πόσο διαφανείς θέλουν να είναι οι κυβερνήσεις μας θα είναι επιλεκτικά διαφανείς.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Не важно, насколько открытыми хотят быть правительства, открытыми они будут лишь частично.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Независимо от това, колко прозрачно правителството ни иска да бъде, те ще бъдат селективно прозрачни.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.Хоч якими відкритими наші уряди хочуть бути, відкритими вони будуть лише частково.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.בהתעלם מכמה הממשלות שלנו רוצות להיות שקופות, הן עומדות להיות שקופות סלקטיבית.
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.[بغض النظر عن] مدى الشفافية التى تود حكومتنا أن تكون عليها فإنهم سيكونون شفافين انتقائيا
Hükümetlerimiz ne kadar şeffaf olmak isteseler de, yine de seçtikleri şeylerin görülmesine müsade edecekler.選択的にしか透明になれないのです これは実話ですが
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Anche se fosse, non potremmo mai, in queste condizioni.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Aunque quisiéramos, no podríamos con estos cuerpos.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Det går ikke, som vi ser ud nu.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Det går inte som vi ser ut nu.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Emme voi tällaisina, vaikka haluaisimmekin.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Mesmo que pudéssemos, desta forma é impossível.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Nawet, gdyby tak było, w tej postaci to niemożliwe.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Και να θέλαμε, δεν γίνεται έτσι όπως είμαστε.
İstesek bile, bu halimizle görmemiz imkanız.Даже если и хотим, то в нашем нынешнем виде это невозможно.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Anders zouden we niet stemmen op een dinsdag in november.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Dacă ar fi vrut, n-am fi votat într-o zi de marţi din noiembrie.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Si c'était le cas, on ne voterait pas un mardi de novembre.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Si lo hicieran, no votaríamos un martes de noviembre.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Sonst würden wir nicht an einem Dienstag im November wählen.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Ако искаха, нямаше да гласуваме във вторник през ноември.
İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.如果政府想我哋投, 就唔會喺十一月嘅一個星期二搞。
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Al zou ik het willen, een gezichtspiercing is niets voor mij.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Ich hätte nicht einmal Zugang zu einem Gesichtspiercing, wenn ich es wollte.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Jag kanske vill, men jag har inte tillgång till en ansiktspiercing.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Je n'ai même pas accès à un piercing du visage si je voulais.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.저는 피어싱이 없어서 하고 싶어도 못합니다만,
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Még egy arc pierszinghez sincs hozzáférésem, ha kellene.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Nici măcar nu aș avea acces la piercing-uri faciale dacă aș vrea.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Nie mam nawet dostępu do kolczyków.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Ni siquiera tendría acceso a un piercing facial si quisiera.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Non avrei neanche accesso al piercing al viso se volessi.
İstesem bile piercing'lere erişimim yok.Εγώ και να ήθελα δεν έχω πρόσβαση σε πίρσινγκ στο πρόσωπο.