iştah ile cümle

iştah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Ben gerçekten bir iştah var," Gregor, "üzüntüyle kendi kendine dedi ki değil, bu şeyler."אני באמת עושה לי תיאבון", אמר גרגור עצמו בצער, "אבל לא עבור אלה הדברים.
"Ben gerçekten bir iştah var," Gregor, "üzüntüyle kendi kendine dedi ki değil, bu şeyler."أنا حقا لا يكون له شهية" جريجور قال في نفسه الحسرة ، "ولكن ليس لهذه الأشياء.
"Ben gerçekten bir iştah var," Gregor, "üzüntüyle kendi kendine dedi ki değil, bu şeyler.物事。 どのようにこれらの下宿は、自分自身を詰め、と私は死にそうです。"
Benim hiç iştahım yok.Je n'ai pas d'appétit quand je mange seule.
Benim hiç iştahım yok.Non ho molta fame di mio...
Benim hiç iştahım yok.No tengo demasiado apetito.
Benim hiç iştahım yok.Μου κόβεται η όρεξη, όταν τρώω μόνη μου.
Benim hiç iştahım yok.Когда я ем одна, у меня пропадает аппетит.
Bir ay kadar önceydi. Birden iştahımı kaybettim, hiçbir şey yiyemez oldum.Il y a à peu près un mois, je n'avais plus d'appétit, d'un coup.
Birden iştahımı kaybettim, hiçbir şey yiyemez oldum.Brusc, mi-am pierdut pofta de mâncare ºi n-am mai putut mânca.
Birden iştahımı kaybettim, hiçbir şey yiyemez oldum.Ich verlor plötzlich meinen Appetit und konnte nicht mehr essen.
Birden iştahımı kaybettim, hiçbir şey yiyemez oldum.Nagle straciłam apetyt nie mogłam jeść.
Birden iştahımı kaybettim, hiçbir şey yiyemez oldum.Ξαφνικά έχασα την όρεξή μου και δεν μπορούσα να φάω.
Birini gördüm ve iştahım kaçtı.Megláttam valakit és elment az étvágyam.
Birini gördüm ve iştahım kaçtı.Είδα κάποιον και η όρεξη μου εξαφανίστηκε εντελώς. Τι πρέπει να κάνω γι αυτό.
Bunlar uykunuzu, iştahınızı, uyarılmanızı ve hormon seviyenizi düzenleyen devrelerdir.Diese Zentren regulieren den Schlaf, den Appetit, die Erregung und den Hormonspiegel.
Bunlar uykunuzu, iştahınızı, uyarılmanızı ve hormon seviyenizi düzenleyen devrelerdir.Son estos circuitos los que regulan su sueño y el apetito, la excitación y los niveles hormonales.
Bunlar uykunuzu, iştahınızı, uyarılmanızı ve hormon seviyenizi düzenleyen devrelerdir.Я имею в виду ритм, влияющий на сон, аппетит, бессоницу, уровень гормонов.
Bunlar uykunuzu, iştahınızı, uyarılmanızı ve hormon seviyenizi düzenleyen devrelerdir.המעגלים שמווסתים אצלכם את השינה, התאבון, העוררות ורמות ההורמונים.
Bunlar uykunuzu, iştahınızı, uyarılmanızı ve hormon seviyenizi düzenleyen devrelerdir.هذه شبكات في الجسم تنظم نومك و الشهية، و اليقظة، و مستويات الهرمونات.
Bunun cildimi nasıl etkilediğini tahmin edin! Il-soon benden iştahımı çaldı.Σκεφτείτε τι έκανε αυτό στο δέρμα μου! ο ll-soon ήρθε και έφαγε όλο το φαϊ μου.
Bununla ne ilgisi var anlamıyorum. Birini gördüm ve iştahım kaçtı.بعد ان رأيت شخصا, شهيتي ذهبت, ماذا علي ان افعل؟
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.A fotografia torna-se, assim, provocadora, e incita desejo e voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Astfel, fotografia devine un hartuitor care incita dorinta si voyeurismul.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Aus der Fotografie wird dieser Teaser, sie weckt Begierde und Voyeurismus.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Bức hình trở thành một thứ phiền phức, là khởi nguồn của mọi khát khao và tính tò mò bệnh hoạn.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Dus de foto wordt een plaaggeest, het stimuleert verlangen en voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Entonces el fotógrafo se convierte en el provocador, e incita el deseo y el voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.I fotografia zaczyna się z nami drażnić i wzbudza pożądanie oraz voyeuryzm.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.그래서 사진은 미끼가 되고, 욕망과 관음증을 자극시킵니다.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Le photographe devient l'incitateur, et induit le désir et le voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Quindi la fotografia diventa una provocazione, e incita il desiderio e il voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.И така, фотографията става дразнител и предизвиква страст и воайорство.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Поэтому изображение становится раздражителем и вызывает желание и вуайеризм.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.אז הצילום הופך למעין גירוי, ומעורר רצון ומציצנות.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.اذا التصوير اصبح هذه المشكلة العويصة, الذي يحرض الرغبة
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.自分の持っていないものほど欲しくなるのです
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Ăn ngon miệng, Balzac, và bon chuyến đi, kẻ thua cuộc.
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Bon appétit, Balzac şi bon voyage, fraierilor.
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Bon Appetit, Balzacu, a bon voyage, sráèi.
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Bon appétit, Balzac, y bon voyage, fracasados.
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Dober tek, Balzac in adijo, zgube.
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Smakelijk, Balzac, and bon voyage, losers.
Büyük iştahlar, Balzac, büyük seyahatler, kaybedenler.Καλή όρεξη, Μπαλζάκ, και καλό ταξίδι, χαμένοι.
Büyük pişmanlıkla düşünüyorum, nasıl kandırıp karşılaştığım sevgili küçük oğlanları nasıl iştahla çiğnediğimi♫ 깊은 후회로 떠올려보네 ♫ ♫ 예전의 나는 집어 올려 ♫ ♫ 게걸스레 씹어먹곤 했지 ♫
Büyük pişmanlıkla düşünüyorum, nasıl kandırıp karşılaştığım sevgili küçük oğlanları nasıl iştahla çiğnediğimiМисля с най-дълбоко съжаление как вдигах и лакомо дъвчех милите малки момченца, които срещах.
Büyük pişmanlıkla düşünüyorum, nasıl kandırıp karşılaştığım sevgili küçük oğlanları nasıl iştahla çiğnediğimiחושבת, בלי מצפון נקי, איך אספתי אליי ולעסתי בקור
Büyük pişmanlıkla düşünüyorum, nasıl kandırıp karşılaştığım sevgili küçük oğlanları nasıl iştahla çiğnediğimi♫ وافكر بأشد الندم ♫ ♫ كيف أعتدت على الإلتقاط ♫ ♫ والمضغ بنهم ♫
Büyük pişmanlıkla düşünüyorum, nasıl kandırıp karşılaştığım sevgili küçük oğlanları nasıl iştahla çiğnediğimi出会った かわいい小さな男の子たちを 拾い上げては
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Ainsi Rome a façonné son arrière-pays grâce son appétit.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Also formte Rom sein Hinterland mit seinem Appetit.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Così, Roma diede forma al suo entroterra secondo il suo appetito.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Ik vind dat buitengewoon. Rome vormde haar achterland dus door haar eetlust.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Jadi Roma membentuk wilayah kekuasaannya melalui selera makannya.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.바로 로마가 제국의 주변부를 형성한 계기가 바로 제국의 식욕이라고 볼 수 있기 때문입니다.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Myslím, že je to úžasné. Řím utvářel své provincie svou chutí k jídlu.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Prin urmare Roma îşi modela teritoriul deţinut în funcţie de apetit.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Roma moldeó sus tierras a través de su apetito.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Så Rom formede dets bagland gennem byens appetit.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Tak więc, Rzym kształtował zaplecze "żywnościowe" kraju poprzez apetyt jego mieszkańców.
İlgili Sayfalar